Siyaset’in kirli yüzünü gördüm!
Av.Ramazan Danışman’ı bu kent halkı yakından tanıyor. Siyasette yeni değil. Kamuoyu da tanıyor. Not olarak hep on üzerinden on puan almış insan. Kişilik olarak bugüne kadar bir siyasi sabıkası olmadı. İyi bir aile reisi, mükemmel bir avukat. Siyaseti de seviyor. Geçmişte AK Parti çizgisinde de siyaset yaptı. Hatta, geçmişte AK Parti il başkanlığına bile aday olmuştu. Hatırlayın, 12 Şubat stadyumunda yapılan il kongresinde.

Şimdi Saadet Partisi cenahında, yeniden siyaset arenasında. Bir boşluk bıraktı epeydir. Ayrışma ardından yeniden şekillenen Saadet Partisi Kahramanmaraş merkez ilçe başkanı.
Bize biraz bu siyasi güzergâhtan söz etmesini istedik. Biz sorduk, sayın Danışman cevap verdi.
Parti bazında siyasete 1993 yılı Aralık ayında Refah Partisine kaydolarak başladım. 1994 yılında Refah Partisi Merkez İlçe teşkilatında görev aldım ve Refah-Yol hükümeti döneminde bir süre Merkez İlçe Başkanlığı yaptım. Sizin de bildiğiniz gibi 28 Şubat süreci sonrası Refah Partimiz hiçbir haklı gerekçe olmaksızın kapatıldı. Daha sonra kurulan Fazilet Partisinde yerel teşkilatın kuruluşu aşamasında yapılan ve bence sancılara sebep olacak pazarlıklar içerisinde bulunmamak için – teşkilat kurmakla görevli arkadaşların isteklerine rağmen - görev almadım. AKP’nin kuruluşunda ise yeni bir nefes olur, ülke ve şehrimiz için bir şeyler yapabiliriz ümidiyle kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev aldık. Sonrasında AKP il başkanlığına adaylık ve bu adaylık sürecinde daha iyi tanıştığım siyasetin kirli yüzü ve siyasetten kopuş. İşte bizim siyaset güzergâhımız…
Şimdi de Saadet Partisi çatısı altında siyaset yapıyorsunuz. Neden Saadet?
-Evet, neden Saadet? Bu en çok karşılaştığım soru bugünlerde. 1969 hareketi benimle yaşıt. Yani oldukça eski. Ama ne var ki 41 yıl önce söylenen sözler bugün için bile çok yeni. Genel Başkanımız Sayın Erbakan’ın söylediği ‘’Önce ahlak ve maneviyat’’ sözü bugünde geçerliliğini korumakta. Toplumsal ahlakın düzelmediği toplumlarda yolsuzluk gibi ekonomik gelişmeleri de sonuçsuz bırakacak hastalıklar maalesef hep oluyor. ’’Ağır sanayi hamlesi’’ bugün de gerekli. Her ne kadar sanayi ürünü ihracatımız artsa da ne yazık ki bunun büyük çoğunluğu Batılı ülkelerin artık ekonomik görmedikleri için terk ettikleri alanlara ilişkin. Din özgürlüğü alanında ise AKP toplumun beklentilerine cevap verememiştir. Meydanlarda hamaset nutukları atmakla ne yazık ki bu sorunlar çözülmüyor. Bilemiyorum belki de bu çözümsüzlük ortamı toplumun beklentilerini taze tutarak mevcut iktidarın hükümette kalmasını sağlıyor. Tabi bunun için toplumsal bir araştırma gerekli. Ama Kahramanmaraş bazında kendi çevrenizde yapacağınız bir araştırma bile AKP’ye oy veren muhafazakâr kesimin bu beklenti ile oy verdiğini doğrulayacaktır. Bu gerekçeler ve bazıları gibi ‘’ Gömleğimizi çıkaramadığımız’’ için Saadet.
Siyaseti geleceğe basamak için mi yapıyorsunuz, Allah rızası için mi? Nedir siyasetten beklediğiniz?
— Siyasette geçmişte de bugünde şahsi beklentim olmadı. Havasını soluduğum, ekmeğini yediğim bu ülkeye ve dün dünyayı yöneten bugünse basiretsiz idareciler elinde Dünya Egemenlerinin yönettiği bu ülke insanına küçükte olsa bir faydam olur mu diye uğraşmaktayım siyasetle. Tabi sizin ve okurlarınızın ya senin gücün ne siyaset yaptığın partinin oyu ne gibi sorular gelebilir akıllarına. Hz. İbrahim (A.S.)‘ın atıldığı ateşe su taşıyan karınca hikâyesini bilir herkes. İşte bizim ki öyle bir tavır diyelim.
ADAY OLACAK ARKADAŞLARIMIZA
ÇALIŞMAK BİZE YETER!
Önümüzde, önümüzdeki yıl 12 Haziran’da genel seçimler var. Genellikle kulüp başkanlıkları dâhil, partilerin il ve merkez ilçe başkanlıkları milletvekillik koltuğu için basamak olarak kullanılır. Sizin böyle bir niyetimiz var mı, yani gelecek seçimde milletvekili olmayı düşünüyor musunuz
— Milletvekilliği de dâhil hiçbir maaşlı seçilmişliğe aday değilim. Ne gelecek seçim ne de daha sonraki seçimlerde. Partimizden aday olacak arkadaşlarımız için çalışmak yeter bize.
O günkü basın toplantısında, diğer adıyla teşkilat tanıtım toplantısında bir soru sordum il başkanı Av.Erol Tansel’e. “İl, merkez ilçe başkanı ve müfettiş avukat, Saadet Partisinin hukuka çok mu ihtiyacı var da, önde gelen isimler avukat?” demiştim. Başkan da cevabında; “Herkesin hukuka ihtiyacı var. Ancak iktidardakilerin daha çok. İl başkanı, merkez ilçe başkanı ve müfettiş arkadaşlarımızın avukat oluşu bir tesadüf. Meslek olarak da siyasete müsait olduklarından…” demişti. Siz de bu görüşte misiniz? Neden diğer siyasi partilerin, özellikle iktidar kanadının hukuka daha çok ihtiyacı var?
- Sayın İl Başkanımıza katılıyorum. Kendisi iktidarın ve diğer partilerin daha çok ihtiyacı var demişti. Hukuk herkese lazım. Kendisinin de belirttiği gibi her üçümüzün de avukat oluşu tevakkuf. Avukatlar geçmişten bu yana siyasete ilgili olmuşlardır. Bu birazda meslekten kaynaklanıyor. Bakın Mehmet Bey bize meslek gereği hep sorunlu insanlar gelir. Yani toplumun adaletsizliğe uğramış, sorunlu kesimi ile muhatabız. Bu sebeple toplumsal sorunlarla herkesten çok muhatap oluyoruz. Belki de bu sebepten siyasete ilgiliyiz. Diğer partilere de baktığınızda aynı şekilde geçmişten bu yana birçoğunda avukatların gerek teşkilat başkanı gerekse yönetim kurulu üyesi olarak çalıştıklarını görürsünüz. Meslektaşlarımız kendi dünya görüşleri doğrultusunda hep siyasetle uğraşmışlardır.
SİYASİ İKBAL KAYGIM YOK!
Dün aynı çatı altında siyaset yaptığınız arkadaşlarınızla bugün rakip haline geldiniz? Bunlar, HAS Parti dediğimiz, sizinle aynı görüşte olan insanlar. Muhalefet ederken, onları da eleştirecek misiniz, yoksa bunlara bizden, es geçelim mi diyeceksiniz?
- Öncelikle bir durumu tespit edelim. Bu arkadaşlarımız bizimle aynı görüşte olan arkadaşlarımız değiller. En azından Genel Merkez bazında. HAS Parti ayrışması ulusal basında yazıldığı gibi bir liderlik anlaşmazlığından ya da ak saçlılar diye nitelenen ağabeylerimizin yönetimde yer alma ‘’hırslarından’’ kaynaklanmamıştır. Hırs kelimesini tırnak içinde söylüyorum, çünkü bu ağabeylerimizin böyle bir diretmeleri olmamıştır. Bu ayrışma tamamen Sayın Numan Kurtulmuş’un Milli Görüş çizgisinde siyaset yapmak istememesinden kaynaklanmıştır. Mevcut iktidarın sekiz yıllık yıpranmışlığı ve merkez sağda oluşan boşluğu dolduracak parti kalmaması sebebiyle bu arkadaşlarımız acaba buradaki oyları toparlayamayız mı diye böyle bir harekete girişmişlerdir. Bir nevi ikinci Tayyip olma sevdasına kapılmıştır Sayın Kurtulmuş. Yani bir siyasi ikbal kaygısı. Ancak sizde takdir edersiniz ki aslı varken kimse suretine bakmaz. HAS Partinin söylemleri de ve hatta kuruluş aşamasındaki çalışma metodları da AKP’nin taklidi gibi gelmiyor mu size de? Ne yapacak bu arkadaşlar? Milli görüş davasının temsilcisi olan Saadet Partisi varken bu davayı savunacak halleri yok. Zaten böyle bir iddiaları da yok. AKP’nin söylemlerini bu parti varken dillendirecek halleri de yok. Ne diyelim, Allah (C.C) selamet versin. Umarız yanlışlarını anlarlar.
Dün rakibi olduğun, il başkan adayı olarak karşısına çıktığınız Av.Veysi Kaynak, bugün AK Parti milletvekili. Geçenlerde bir önerge verdi meclise, o da geçti. Yolsuzluk yapan ve suçlu bulunan kamu kurum çalışanlarının cezasının affı için… Bir anlamda Melih Gökçek’i kurtarma-aklama operasyonu olarak yorumlandı. Saadet Partisi bu hususta ne düşünür, arsızlık, hırsızlık yapanın yanına kâr mı kalmalı
- Bizim arsızlık yolsuzluk yapanların yanına kâr kalması gibi bir düşüncemiz olamaz. Çıkacak yasadan sadece Melih Beyin yararlanması da söz konusu değildir. AKP’li birçok idareci ve bürokrat aynı durumda bugün. Bildiğiniz gibi Bütçe görüşmeleri var TBMM’de. Bizde her ne hikmetse bütçe görüşmeleri sırasında o hır gür arasında böyle, bütçeyle ilgisi olmayan, ‘’ısmarlama’’ yasalar hep çıkar. Bu değişikliğinde böyle bir çalışma olduğu kanaatindeyim. Şık olmamıştır.
AK PARTİ VE SADAKA KÜLTÜRÜ
Yoksulluk, yolsuzluk ve yasakları kaldıracaklarını söylediler. Ancak bakıyoruz, hiçbiri de eksilmedi yaşamımızdan. AK Parti iktidarı için neler söylersiniz?
- Çok şey söylenebilir de ben size kısaca gazetelerin üçüncü sayfasına bakın diyeyim.Ülkenin ve vatandaşın hali oradan daha net anlaşılıyor.Vatandaşın gerçek gündemi de üçüncü sayfa haberlerinde yaşananlar. Sekiz yıldır gerek merkezi hükümette gerekse ekseri çoğunlukla yerel yönetimlerde iktidarda olan AKP’nin sosyal politikası sadece ‘’Sadaka kültürü’’nden ibaret olmuştur. Sadaka bizim inancımızda önemli bir kurumdur. Ama AKP bunu bir siyasi koz olarak kullanmış, balık tutmasını öğretmesi gerekirken vatandaşa balık vermiştir. Bu millet onurlu bir millettir. Vermeye alıştırarak O’nu bu hasletinden etmeyelim. Gerekli şartları sağlayarak alan el değil veren el yapmanın yollarını aramalıyız.
Son füze kalkanı meselesinde ise AKP bizce yanlış bir politika gütmüştür. Ülkemizi batılı ülkelerin uç kalesi, onların savunuculuğunu yapar bir konuma getirdiği gibi hedef ülke haline getirmiştir. Hükümet bu sistemin düğmesinin bizim elimizde olması için uğraş veriyor değil. Açıklamalar incelenirse Hükümetin isteği sistemin kontrolünün Amerika’da değil NATO’da olması yönünde. Peki, NATO kimin kontrolünde? AKP hükümeti bizce vatandaşın gözünü boyamaya çalışmaktadır.
Yolsuzluk konusunda size katılıyorum. Bugünkü manzara ANAP’ın ikinci iktidar dönemini hatırlatmaktadır. Vatandaşın 1991 seçiminde ANAP’a verdiği cevabı AKP’ye de vereceği kanaatindeyim.
Yasaklar hususuna gelince, az önce belirttiğim gibi bu hükümetin devamlılığını sağlamak için çeşitli bahanelerle bu yasakları peyder pey kaldırma düşüncesi içinde olduğu kanaatindeyim. İktidar bu yasakları özellikle muhafazakâr seçmene karşı bir koz gibi kullanıyor.
Yapılan güzel şeylerde yok değil elbet. Nitekim son Anayasa değişikliği eksik ama yerinde bir düzenlemedir. Duble yol çalışması her ne kadar Kahramanmaraş bazında eksik ve yavaş da olsa doğru bir çalışmadır. Güzel şeyleri takdir etmekte gerek. Bizim düşüncemizde, rakibin yaptığı her şeye tu kaka demek gibi bir tavır olmaz.
GENÇ VE DİNAMİK BİR TEŞKİLAT
Saadet Partisi Kahramanmaraş’ta ne yapar? Seçime hazır mı, tüm ilçelerde, beldelerde teşkilatlanabildi mi?
- Kahramanmaraş Milli Görüş ve liderinin hep arkasında olmuştur. Geçtiğimiz birkaç seçimde oylarımızda olan azalma AKP’nin iktidar gücünü iyi kullanarak vatandaşı yanıltmasından kaynaklanmıştır. İnanıyoruz ki Kahramanmaraşlılar gerçeği görecek ve Partimizi eski günlerindeki yerine getirecektir. Teşkilat olarak ise yeni oluştuk. Ama teşkilatımız içinde geçmişten bu yana çalışan arkadaşlarımız olduğu gibi yeni arkadaşlar da var. Merkez ilçe olarak genç ve dinamik bir teşkilat kurduk. Bu teşkilat kısa sürede belde teşkilatlarını oluşturacağı gibi, mahalle ve köylerde de örgütlenecektir. Sistem olarak özellikle merkezde sokak temsilciliğine kadar teşkilatlanmayı hedefliyoruz. Bunu geçmişte yaptık, şimdide yapabilecek güç ve azme sahibiz.
Son olarak, kentini acil ve önemli meseleleri için partinizin ne yapacağı, iktidardan, muhalefetken ne bekliyorsunuz?
-Ne merkezde nede yerelde iktidar değiliz. Bu sebeple biz muhalefet olarak ancak ilimizin sorunlarını gündeme taşımak ve çözüm önerileri sunmakla mükellefiz. Bunu da yapacağız.
Kahramanmaraş için iktidardan beklentilerimiz elbette çok fazla. Ancak bu şehir bahtsız bir şehir olsa gerek. Sekiz yıldır ezici çoğunlukla oy verdiği merkezi hükümetten de yerel yönetimden de ne yazık ki hak ettiği hizmeti alamamıştır. Duble yol çalışmasında hala Antep otobanına bağlanamadı. Kayseri yolu ise çok yavaş ilerliyor. Seçilmişlerimiz ne yazık ki ilimiz için gerekli eforu sarf etmemişlerdir. Organize sanayi dolmuştur. Güzelim tarım alanlarının heba olmaması için ikinci hatta üçüncü organize çalışması yapılmalıdır. Narlı’ya uluslararası uçuşların yapılabilineceği bir bölge havaalanı acilen gereklidir. Bunları çoğaltmak mümkün. Ama bu iktidarın bu seçilmişlerle bunları yapacağı kanaatinde değilim. Yerel bazda ise bu şehrin acilen ufku açık, kapısı açık bir belediye başkanına ihtiyacı olduğu kanaatindeyim.
*
Partimizin ve bendenizin düşüncelerini kamuoyu ile paylaşma fırsatı verdiğiniz için size ve KİMLİK GAZETESİ’ne teşekkür ederim.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.