Şener Maraş Gündeme konuştu:
Yayınlanma:
“AKP artık elitlerin partisi haline geldi!”
Röportaj: Yener Atlı
AK Parti’den ayrıldıktan sonra yaklaşık iki yıldır yeni partinin kuruluş çalışmalarıyla uğraşan eski Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener, ülkemizin 61. partisi olan Türkiye Partisi’ni hafta başında resmen kurdu.

Uzun zamandır ne yapacağı, nasıl bir siyasi rota izleyeceği konusunda medyanın da takibi altında olan Şener’le, partisini kurduğu Pazartesi gününün akşamında bir teleröportaj gerçekleştirdik. Eski partisinin ve eski liderini sert bir şekilde eleştiren Şener, “ben dün orada olduğum için, şimdi benim AKP’yi eleştirmiş olmamı yadırgıyorlar ancak zaten AKP’nin yola ilk çıktığı gündeki ilkeleri devam etmiş olsaydı bulunduğum makamın suyu mu çıktıydı da ayrıldım…” diye konuştu.
İşte Şener’e sorduğumuz sorular ve yanıtları:
YENER ATLI: Hocam Ak Parti ile yollarınızı ayırmaya ilk ne oldu da karar verdiniz?
ABDULLATİF ŞENER: Başbakan nedense özelleştirmelerle fazlaca ilgileniyordu. Hani; Çiller döneminde, ‘Özelleştirme dosyaları Çiller’in evine gidiyor’ diye eleştiriyorduk ya; Başbakan’ın bu ilgisi de beni rahatsız etmeye başladı. Başbakan kurcalamaması gereken şeyler istemeye başladı. İstekleri yerine getirilmeyince de özelleştirmeye laf dokundurur oldu. Bir gece 10.00’da toplandık...
Y.A.: Bu olay yaşandığında bir odada ikiniz mi vardınız yoksa başka tanıkları var mı?
A.Ş.: Yanımızda 5-6 bakan arkadaş daha vardı. Başbakan’a ‘Özelleştirmeye niye laf atıyorsun’ dedim. ‘Atmıyorum’ dedi. ‘Atıyorsun’ diye üsteledim. Özelleştirme İdaresi’yle ilgili dosyayı aldım ve ‘Al istediğin yere ver’ dedim. O da, ‘Kemal Bey’e ver’ dedi. Beni Özelleştirme Yüksek Kurulu Üyesi olarak bıraktı. Yine bir gün; Özelleştirme İdaresi’ne borçlarını ödemeyen 4 firmayla ilgili konu konuşuluyordu. İçlerinden biri, sattığımız bir kuruluşu 5 yıl taksitle almış, aldığı kuruluşu başkasına devretmiş; ama devlete olan borcunu ödemiyor ve 12 yıla yayılmasını istiyordu. Ben karşı çıktım. Buna rağmen karar yazılmış ve firmanın isteği kabul edilmiş. İşin ilginci ÖYK kararlarına imzayı en son atması gereken kişi Başbakan olduğu halde, bu karara ilk imzayı o atmış... Ben atmadım ve karar yürürlüğe girmedi. Başbakan bu yüzden tam iki ay süreyle benimle konuşmadı, küstü. Yurt dışına çıkarken vekaleti bana vermesi gerektiği için laf olsun diye konuşuyordu o kadar. İki ay sonra, Kıbrıs’a gidecektim. Gittim, ‘İstediğiniz bir şey var mı’ diye sordum... ‘Selam söyle’ dedi ve ‘O özelleştirme dosyasına da imza at’ diye ekledi. Bu olay artık benim o partide kalmamam gereğinin ilk göstergesiydi…
Y.A.: Ak Parti’yi kurduğunuz günlerde parti olarak kamuoyuna “Milli Görüş gömleğini çıkarttık” demiştiniz... Şimdi yeni partiyle hangi gömleği giyiyorsunuz?
A.Ş.: Ben hiçbir zaman ‘Milli Görüş gömleğini çıkardım’ demedim. Onu Başbakan söyledi. Ben zaten milli görüşün, milli duruşun her zaman gerekli olduğuna inandım, yine de inanıyorum. Biz yeni partide, eski siyaset tarzına izin vermeyeceğiz. Kimliklere, ayrışmalara dayalı siyaset yapmayacağız. Birleştirici, bütünleştirici olacağız. Çünkü kutuplaşmaya kesinlikle karşıyız.
Bu iktidar artık kirlenmiştir!
Y.A.: Hocam insanlar neden Ak Parti’ye değil de o partiden kopup yeni bir siyasi oluşum olan Türkiye Partisi’ne oy vermelidir?
A.Ş.: İktidar kirlendi. Yolsuzluklarla anılır oldu. Bu bir... İki; kimlik siyaseti yapıyor, kavga ederek, inançlar üzerinden, devletin nitelikleri üzerinden oy toplamaya çalışıyor. Yargı-siyaset-diplomasi-güvenlik kurumları birbirlerine güvenmiyor. Böyle bir ortamda bu kurumlar işbirliği yapıp, sorunlara çözüm üretemiyor. Birinin düdüğü çalıp, ‘Durun bakalım’ demesi gerek... O düdüğü biz çalacağız.
Y.A.: Peki bu parti klasik olarak ortanın neresinde? Siz merkez sağa mı oynuyorsunuz?
A.Ş.: Bu ülkenin bir de iç siyasette görüntüsüne bir bakalım. İçerde siyasi kavgalar var. İçerde kavga çıkaracaksınız, kurumlar arasında sorun çıkaracaksınız ki dış devletlerin yapılanmalarına uygun bir durum ortaya çıksın. Geleneksel siyaset tarzını bir kenara bırakıyoruz, yepyeni bir siyaset tarzını hep birlikte ortaya çıkaracağız. Bu yapının değişmesi için yeni bir siyaset tarzına ihtiyaç var dedik ve Türkiye Partisi’ni bu amaçla kurduk. Biz ayrıştıran, kutuplara çeken bir siyasi parti değiliz. Biz demokratik bir merkez partisiyiz, Türkiye partisiyiz…
Y.A.: Partinin akademisyenler tarafından kurulduğu ve akademisyenlerin de siyasette başarılı olamayacağı gibi bir iddia söz konusu…
A.Ş.: Bunu iddia eden ispatını da ortaya koyar! Toplam kurucu sayımızın 33 olduğu Türkiye Partisi’nde, 7 öğretim üyesi ve 9 kadın yer aldı. Hatta kurucularımızdan bir tanesi de sizin hemşehriniz yani Kahramanmaraşlı… Bazı kurucularımız DYP ve DP’de geçmişte çeşitli görevler üstlenmiş kişiler. Partinin kurucuları arasında, Abdülkadir Sarı, Ali Arif Özzeybek, Ali Rıza Buyan, Arif Kocaman, Asude Öztürk, Bülent Kuşoğlu, Çetin Volkan Akyol, Gülçin Küçükkayalar, Gülümser Heper, Gürcan Günay, Hakan Çeken, Hüseyin Aytekin, İbrahim Abdülbaki Tuna, İhsan Işık, Mehmet Erşahin, Mehmet Timur, Murat Akdeniz, Nabi Cüneyt Dinçman, Nihan Kurt, NurettinBilici, Ömür Kütük, Sema Batırbek, Sinan Kolcu, Suat Karlıkaya, Suna Ataman, Şaban Baş, Tahsin Türkçapar, Vefa Tarhan, Volga Bayrakçı Tunay, Yalçın Dede Kargılıoğlu, Yasemin Öney Cankurtaran gibi hepsi birbirinden değerli insanlar var.
Y.A.: Hocam bizim aracılığımızla Kahramanmaraş halkına vereceğiniz bir mesajınız var mı?
A.Ş.: Genelde bakarım özellikle bu kahraman şehrin Kurtuluş Bayramlarında siyasetçiler o yörenin halkına şirin görünmek için ellerine tutuşturulan notta yazılan şeyleri okur ve hamaset yaparlar. Aslında bu konuşmaları Türkiye’nin her yerinde klasik aynıdır. Bu nedenle ben il ayırımı yapmadan ülkemin doğusundan batısına bütün vatandaşlarımı seviyorum. Siyasi görüşü, etnik kökeni ne olursa olsun hepsi bu ülkenin asil vatandaşlarıdır. Lütfen hamaset saymayın ama Türkiye tarihi açısından da Kahramanmaraş’ın çok ayrı bir yeri vardır, çünkü düşmana ilk kurşun bu şehirde sıkılmış ve onurlu mücadele bu kentte başlamıştır. Sizin aracılığınızla bütün Kahramanmaraşlı kardeşlerime selam söylüyorum…

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.