Sdü'de İlk Dersi Arınç Verdi

Sdüde İlk Dersi Arınç Verdi
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nin (SDÜ) 2011-2012 akademik yılı açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, özgür bir üniversite ortamı oluşturmak istediklerini belirterek, "Özgürlük düşüncenin gelişmesinin ön şartıdır. Farklıları zenginl

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nin (SDÜ) 2011-2012 akademik yılı açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, özgür bir üniversite ortamı oluşturmak istediklerini belirterek, "Özgürlük düşüncenin gelişmesinin ön şartıdır. Farklıları zenginlik olarak görürsek, dinamizmimizi artırabiliriz. Üniversite eleştirel düşünceyi, eleştirel aklı hakim kılmak için sorumlu ve yetkili olanlar sizlersiniz" dedi.

SDÜ Araştırma Uygulama Hastanesi ek binası ile Onkoloji-Radyoterapi Merkezi'nin açılışını yapan Arınç, SDÜ'nün 50 bin öğrencisi ile 165 üniversite arasında saygın bir üniversite olduğunu belirtti. Hükümetin 9 yıldır vatandaş tarafından en çok beğenilen icraatının sağlık olduğunu vurgulayan Arınç, "Halkın yüzde 67'si 'en beğenilen icraat ne' diye sorulduğunda 'sağlık' yanıtı veriyor. Artık halkımız üniversite hastanelerinde istedikleri hastanede tedavi görebiliyor. Üniversite hastanelerinde çalışan

doktorlarımızda 'olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi' sözünü gerçekleştiriyorlar" diye konuştu.

Daha sonra SDÜ Lütfi Çakmakçı Kültür Merkezi'nde düzenlenen akademik yılın açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hükümetin Milli Eğitim'e verdiği öneme vurgu yaptı. Arınç, "Bir zamanlar en çok bütçe MSB'ye ayrılırdı ve üzerinde konuşma bile yapılmazdı. Ama son 6 yıldır en büyük bütçe Milli Eğitim'e ayrılmıştır. 2002 sonuna kadar 53 devlet, 23 vakıf üniversitesi varken bugüne kadar 103 devlet, 62 vakıf olmak üzere 165 üniversite var. Bir büyük iddia, Türkiye'nin her ilinde üniversite

olacak. Yıllar önce hayaldi. Ama bugün Hakkari, Iğdır ve Ardahan'da üniversite var. 3 milyonun üzerinde yükseköğretim öğrencimiz var. Yüzde 531 artışla AR-GE çalışmalarına destek verildi. 547 milyon TL AR-GE çalışmalarına destek verildi. Yeni buluşlar, ekonomiye katkı sağlıyor" diye konuştu.

"ÖZGÜR ÜNİVERSİTELER İSTİYORUZ"

Üniversite öğrencilerine bu sıralardan geçmiş biri olarak tavsiyelerde bulunan Arınç, şunları söyledi:

"Kendinizi dört duvar arkasına kapatarak toplumdan, cemiyetten uzakta yaşayarak, faydasız işler peşinde koşan bir insan olarak ömrünüzü harcamayın. Eğitim sadece laboratuvarlarda, dersliklerde değil toplumu anlayarak, toplumla bütünleşerek tamamlanır. Türkiye, bütün kurumları, bütün vatandaşlarıyla değişim ve kalkınma yolunda büyük bir dinamizm dönemini yaşıyor. Herkes Türkiye'yi konuşuyor. Atılan her adım dünyanın her köşesinde ses getiriyor. Artık kederli zayıf bir ülke değiliz. Her alanda gelişen,

üreten, dünya halkalarına umut olan bir Türkiye var. Bu ülkenin tarih sahnesindeki etki konumunu bilip, kendisini geliştiren bireyler olarak katkıda bulunmak zorundasınız. Sayın Süleyman Demirel'in yetiştiği Isparta'da üniversite okumak ayrıcalığına sahipsiniz. Üniversiteler bir ülkenin kaderine yön verecek bilgi ve gençliği buluşturuyor. Aslında güçlü olanlar bilgiye herkesten önce ulaşıp, onu elinde tutanlardır. Gençlik ülkelerin en önemli zenginliğidir. Gençlerin olduğu her yerde bereket, dinamizm,

zenginlik vardır. Ülkemiz her geçen gün eğitim düzeyi artan, becerikli, istekli, enerjik gençlere sahiptir. Avrupa ülkeleri her geçen gün yaşlanırken, biz gençlerin varlığıyla iftihar ediyoruz. Hükümet olarak hedefimiz, üniversitelerde bilgi üretip, bu bilgiyle gençleri donatmaktır. Üniversitelerde evrensel bilgiyi üretmek istiyoruz. Özgür bir üniversite ortamı oluşturmak istiyoruz. Özgürlük düşüncenin gelişmesinin ön şartıdır. Farklıları zenginlik olarak görürsek, dinamizmimizi artırabiliriz. Üniversite

eleştirel düşünceyi, eleştirel aklı hakim kılmak için sorumlu ve yetkili olanlar sizlersiniz."

"BUNLAR KAYMAKLI KADAYIF"

Bir grup öğrencinin kendisini protesto etmesiyle ilgili olarak ise 'sivrisinek ısırığı' tabirini kullanan Arınç, bu tepkilerin özgür üniversite ortamında olabileceğini kaydetti. Arınç, "Beş gencimizin sol kollarını kaldırarak, beni protesto etmek istediklerine şahit oldum. Gazeteciler istedikleri başlıkları koyabiliyorlar. Sizler de ne olup olmadığını anlamaya çalışıyorsunuz. Beni protesto etmeleri demokrasinin bir gereğidir. Fiili bir saldırı olmadıkça, bir başkasının özgürlük alanına müdahale

etmedikçe, herkes istediğini söyler. İster över, ister protesto eder. Bundan dolayı gocunmayız. Biz 49 yıllık siyasi hayatımızda o kadar çok şey gördük ki, bunlar kaymaklı kadayıf. 5 kişi protesto yaptıysa bu SDÜ'de on binde bir demektir. Gazetelerimizin bir kısmı Arınç protesto edildi diye yazabilir. Tecrübeyle sabittir. On binde birin protesto ettiği bir yer, özgür bir üniversitedir. Ben onları eleştirmem. Onlara da düşen dinlemek ve saygı göstermektir. Karşılıklı bağlantı sağlayabiliriz" dedi.

ARINÇ MEDYAYI ELEŞTİRDİ

'Sosyal yayıncılık konusunu düşünüyoruz' diyen Arınç, şöyle devam etti:

"Ülkede terör var ve bu bizim canımızı yakıyor. Terör insanlarımızı hedef alıyor. Propaganda terörizmin oksijenidir. Her terörist grup propagandasını yapmak ister. Bize düşen medya olarak onları oksijensiz bırakmak, ekmeklerine yağ sürememektedir. İki sene terör örgütünden bahsetmeseniz, kendi kendine intihar eder. Öcalan'ın bilmem Türkiye'ye getirilişinin kaçıncı yıl dönümü kutlanıyordu. Lastik yakarak, molotofkokteyli atarak, bağırıp çağırarak, kepenk kapatarak kutluyorlar. Sadece 4 ilde gösteri

yapıldı. Ertesi gün gazetelerde Türkiye alev alev başlığı. Türkiye 74 il, o yapılanla atılan başlık bilerek yapılıyorsa gafletin, bilmeyerek yapılıyorsa cehaletin örneğidir. Nerede nasn anlayarak, toplumla bütünleşerek tamamlanır. Türkiye, bıl başlık atılacağını Isparta basını mutlaka biliyor. 4-5 kişinin kol kaldırmasıyla protesto edilmişsem ben, bunun sivrisinek ısırığı kadar değeri yoktur."

"SAYIN DEMİREL GELSEYDİ KENDİSİNİ ZEVKE DİNLERDİM"

SDÜ'nün açılış törenine 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in katılmamasını da değerlendiren Arınç, "SDÜ güzide ve saygın üniversitelerden biridir. Üniversiteye ismini veren değerli siyaset adamı Süleyman Demirel'dir. Gazeteciler meraklanmış ne oldu da bu yıl gelmedi. Bu benim sorunum değil. Sayın Demirel gelseydi kendisini zevke dinler, elimden gelen saygıyı gösterirdim. Kendisiyle aynı siyasi yolu, siyasi hayatım boyunca takip etmedim. Ama saygı göstermek benim görevimidir. Kendisi ders verecekse, ben

onu dinlerdim. Kendileri 87 yaşında. Buradan kendilerine selam ve saygılarımızı alkışlarımızla sunalım" diye konuştu.

"BİR YIL İÇİNDE YENİ ANAYASAYI ÇIKARMAK İSTİYORUZ"

Konuşmasında yeni anayasa çalışmalarına da değinen Arınç, şunları söyledi:

"61 yıllık çok partili hayat döneminde 30 yıllık süreç darbe ve darbe sonrası geri kalanı iktidarlar koalisyonlar dönemi olarak gösterilebilir. Gerek askeri fiili müdahalelerle, gerekse sivil müdahalelerle anayasa dışı kurumların iktidarlara müdahalesini demokratik toplumda kabul etmek mümkün değil. Bu travmalarda Türkiye gerilemiştir. Biz eğer bu darbeler bu müdahaleler olmasaydı çok daha önceden AB tam üye olabilir çoğulcu ve katılımcı bir demokratik hayata sahip olabilirdik. Her darbe bizi 50 yıl

öncesine götürdü. Şimdi artık Türkiye demokratikleşme yolunda, halkın özgürleşmesi yolunda büyük adımlar atıyor. Yarısı değişmiş 82 Anayasası elimizde. 1982 Anayasası zaman içinde defalarca değişti. 2001'de 32 madde değişti. Son olarak 26 madde değişti ama çoğulculuğu, katılımcılığı halka veren konularda eksiklikler sürmektedir. Maddelerin birbiriyle ilişkisi kalmamıştır. Her çıkan sorunda bu nasıl anayasa, böyle bir durum karşısında ne yapacağız diye koşuşuyoruz. Artık yamalı bohçaya dönen anayasadan

kurtulup yeni bir anayasa yapmak ihtiyacı ortaya çıktı. Anayasanın ruhu referandumla değişmemiş oluyor. Değiştirilen 26 maddenin ruhu darbe dönemin izlerini silen bir referandumdur. Artık kimse cuntacılık düşünmesin, kimse halkın seçtiği hükümetleri anormal yollardan def etmeye çalışmasın biri darbe yapma ihtiyacını duyuyorsa anayasada bir korunması olmasın. Bu dönem çete ve mafyalarla, darbecilerle, silahlı silahsız demokrasiye müdahale etme düşünceleriyle mücadele dönemidir. Herkesin 'benim anayasam'

diyebileceği bir anayasa ihtiyaç var. Herkesin bağrına basıp kabullenebileceği bir anayasa ortaya koymak zorundayız. Herkesin kendi kişiliğini rahatlıkla ifade edebileceği 'bu vatan bu tarih benim ortak yaşama iradesine sahibim' diyebileceği yeni bir döneme ancak yeni anayasa ile ulaşabiliriz. Bir yıl içinde yeni bir anayasayı parlamentoda kabul edilecek bir hale getirmek istiyoruz. Aradan 51 yıl geçtikten sonra millet iradesinin tecelli ettiği yer kendi iradesiyle bir anayasası darbesiz müdahalesiz

çıkarabilecektir."

"ÜNİVERSİTELER DÜŞÜNCELERİNİ SÖYLESİN"

Üniversitelerden yeni anayasaya dönük düşüncelerini iletmelerini isteyen Arınç, "Yeni anayasa şöyle olsun dediğinizde kimsenin sizi kınayacağın düşünmeyin. Bunlara tahammülümüz var. Yeter ki söyledikleriniz bize yol göstersin. Darbelerin en çok etkilediği, iktidardan fiili darbelerle muhtıralarla uzaklaştırılmış siyasetten uzak tutulmuş Süleyman Demirel'in şehrinde bize demokrasiye katkı vermek düşer. Sayın Demirel'in de bizden beklediği budur" diye konuştu.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.