Plan Ve Bütçe Komisyonu'nda 2012 Yılı Bütçe Görüşmeleri
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlamasının üzerinden 6 yıl geçmesine ve Türkiye'nin bu yolda gerekenleri yapmaya devam etmesine rağmen AB'nin akıl tutulması yaşadığı bir dönemden geçiyoruz" dedi.
AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna, AB Bakanlığı'nın ve bağlı kuruluşların 2012 yılı bütçesini sundu. Türkiye'nin AB ile 46 yıldır devam eden ilişkisini anlatan Bağış, "Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlamasının üzerinden 6 yıl geçmesine ve Türkiye bu yolda gerekenleri yapmaya devam etmesine rağmen AB'nin akıl tutulması yaşadığı bir dönemden geçiyoruz" diye konuştu. "Türkiye, bugün sadece AB müktesebatının gereklerini yerine getirmekle meşgul olmuyor. Daha önce hiçbir
ülkenin karşılaşmadığı uygulamalarla, AB'nin çifte standartlarıyla da mücadele etmek durumunda kalıyor. Ne arzu ettiğimiz ne de hak ettiğimiz noktadayız" diye devam eden Bağış, Türkiye'nin yarın AB üyesi olacakmış gibi fasıllar üzerindeki çalışmalarını devam ettirdiğini söyledi. Bağış, "Siyasi engeller nedeniyle bloke edilmiş olan 17 fasılda da Türkiye, bu blokajlara aldırmadan milletin beklentileri doğrultusunda çalışmalarını devam ettiriyor" diye konuştu. Bağış, Türkiye'nin AB üyeliğinin 21. yüzyılın
en önemli barış projesi olacağını kaydetti.
"SCHENGEN VİZESİ HAKSIZ, MANTIKSIZ VE HUKUKSUZ BİR UYGULAMA"
Bağış, Türk vatandaşlarına yönelik AB tarafından uygulanan Schengen vizesinin haksız, mantıksız ve hukuksuz bir uygulama olduğunu savunarak, "AB'ye aday ülkeler arasında vize uygulanan tek ülke Türkiye. Bunun kabul edilebilir bir yanı yoktur" dedi.
Avrupa Komisyonu'nun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström ile 28 Eylül'de Strazburg'daki görüşmesinde, ardından Avrupa Parlamentosu'ndaki oturumda ilk defa Türk vatandaşlarının vize çilesini hafifletmeye ve sonlandırmaya yönelik tünelin ucunda ışık belirdiğini anlatan Bağış, Komiser Malmström'ün ilk kez Türk vatandaşlarına yönelik "vizelerin tamamen kaldırılması için bir yol haritası" hazırlayacaklarını duyurduğunu hatırlattı. Bağış, bu çerçevede vize için istenen belgelerin yeknesaklaştırılması
hususunun yerine geldiğini, bundan sonraki aşamada, "uzun süreli ve çoklu giriş vizeleri verilmesi", "vize ücretlerinde indirim, vize merkezlerinin yaygınlaştırılması" ve "belli kategorilere ilave kolaylıklar sağlanması" gibi konularda atılması gereken adımları takip edeceklerini bildirdi.
"TERÖR ÖRGÜTÜ PKK, SADECE TÜRK HALKI İÇİN DEĞİL, AVRUPA HALKLARI İÇİN DE AÇIK TEHDİTTİR"
Bağış, bakanlığı döneminde en önemli konulardan birinin terörle mücadelede daha fazla işbirliği yapılması olduğunu vurgularken, Hakkari'deki hain terör saldırısının ardından Türkiye'yi ziyaret eden Fransa ve İngiltere İçişleri Bakanları ile terörle mücadele konusunda işbirliği, istihbarata yönelik anlaşma ve deklarasyonlarla ortaklığı güçlendirdiklerini anlattı. Bağış, "Bölücü terör örgütü PKK, sadece Türk halkı için değil, Avrupa halkları için de açık bir tehdittir. PKK, sadece Türkiye'yi ve masum Türk
halkını hedef alan değil, AB ülkelerini ve halklarını hedef alan bir terör örgütüdür" diye konuştu.
AB'nin Türkiye'den en önemli beklentisinin yeni sivil bir anayasa hazırlanması olduğunun görüldüğünü belirten Bağış, "Hükümetimizin de önümüzdeki dönemdeki en önemli önceliği, geniş katılımlı bir istişare süreci çerçevesinde, yeni sivil bir anayasanın hazırlanmasıdır" dedi. "Çoğulcu demokratik toplumların temel standart ve kriterleri kapsayacak olan yeni anayasa, 21. yüzyılı, Türkiye yüzyılı haline getirecek olan bir toplumsal mutabakat metni olacaktır" diye devam eden Bağış, şunları kaydetti:
"Bu çerçevede Avrupa Birliği Bakanlığı olarak hazırlanacak yeni anayasanı hazırlanma yönteminin ve içeriğinin ülkemizin AB katılım sürecindeki önceliklerini ve ihtiyaçlarını yansıtmasının önemine inanıyor, bu yönde katkıda bulunabilmeyi hedefliyoruz."
AB fonları sayesinde Türkiye'nin tamamında milletin cebinden tek kuruş çıkmadan binlerce projenin hayata geçirildiğini belirten Bağış, "Bu projelerin hepsi de, milletimizin daha modern bir yaşam koşullarına sahip olmasına katkı sağlayan projeler. Dolayısıyla bugün bir kez daha görüyoruz ki Avrupa Birliği süreci Türkiye için büyük fırsatları içinde barındıran ve milletçe sahip çıkmamız gereken bir süreç. Bugün bazı Avrupa Birliği ülkelerinin kriz içerisinde olması, bu sürecin Türkiye'ye sağladığı
fırsatların kaybolması anlamına gelmez. Bazı Avrupa Birliği ülkeleri kriz yaşıyor diye biz bu süreci bir kenara atıp başka bir mecrada yolumuza devam edemeyiz" diye konuştu.
Van'da meydana gelen deprem felaketinin ardından AB ile en anlamlı faslı olan "dayanışma faslını" açtıklarını kaydeden Bağış, Türkiye-AB mali işbirliği çerçevesinde 4 milyon avronun Van'daki depremzedelerin geçici barınma ihtiyaçlarının karşılanması için aktarıldığını ifade etti.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.