Mhp Grup Toplantısı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Van depreminin ardından yaşanan tartışmalara tepki göstererek, "Böylesi bir günde ayrımcılığı körükleyerek ağlama sırası onlarda gibi lanetlenmesi gereken yaklaşımları da büyük bir densizlik ve soysuzluk olarak gördüğümüzü söylemeliyim" dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Van'da meydana gelen deprem felaketinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Bahçeli, "Böylesi bir günde ayrımcılığı körükleyerek ağlama sırası onlarda gibi lanetlenmesi gereken yaklaşımları da büyük bir densizlik ve soysuzluk olarak gördüğümüzü söylemeliyim" dedi. "Van'da çöken yalnızca evler, işyerleri, yurtlar, yollar değildir" diyen Bahçeli, "Vanlı kardeşlerimin hayalleri, beklentileri, sevdaları, arzuları da
sarsıntılarla birlikte tahrip olmuştur. Millet vicdanı bu manzarayla birlikte bir kez daha kanamıştır" diye konuştu.
Yaşanılan acılar ve kayıplar büyük olsa da, milletçe bunların üstesinden gelebilecek güce, yeterliliğe ve azme ziyadesiyle sahip olunduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Bu itibarla yaralarımız inşallah kısa süre içinde sarılacaktır. Van'ın elinden tutmak hepimizin en temel görevi ve milli vecibesidir. Panik ve endişeye kapılmaya gerek yoktur. Bu zorlukları aşacak, maviliklerimizi kapatan kara bulutları dağıtacak inanca, irfana ve ihlasa sahip olduğumuz tartışmasızdır. Acılarımızı paylaşarak azaltacağız ve elele, omuz omuza Allah'ın izniyle Van'ı tekrar ayağa kaldıracağız.
Allah'a şükür, vefalı ve alicenap milletimiz, Van'daki vahim manzara ortaya çıkar çıkmaz elini bölgeye uzatmış, yardımseverliğini, dayanışmaya verdiği önemi bir kez daha kanıtlamıştır."
MHP Genel Başkanı Bahçeli, yanlış şehirleşmenin, sağlıksız konut yapımının birçok soruna davetiye çıkardığını ifade ederek, "Unutmamamız lazımdır ki, ülkemizin her yöresi şu ya da bu şekilde deprem tehlikesiyle karşı karşıyadır" dedi.
Özellikle İstanbul merkezli bir depremin vahim sorunlara ve zararlara neden olabileceğinin herkesçe bilindiğine işaret eden Bahçeli, "Vurdumduymazlıkla geçirilen her anın bedeli ve sonuçları tabiidir ki ağır olacaktır. Bu kapsamda imar ve inşaat mevzuatı çağın şartlarına göre yeniden yorumlanmalı, depreme dayanıklı konutların inşası gecikmeksizin yapılmalıdır" diye konuştu.
"HIRSIZLARIN YAKASI İKİ CİHANDA DA BİRARAYA GELMESİN"
Gündemde tutulması gereken önemli bir konunun da Van'daki kamu binalarının daha çok hasar gördüğü gerçeği olduğunun altını çizen Bahçeli, şöyle devam etti:
"Ahlaksızların arsızca malzemeden, işçilikten gasp ederek yaptıkları binalar maalesef hemen tahrip olmaktadır. Artık buna bir çözüm bulmak ve sahtekarların yakasından yapışmak gerekmektedir.
Devletin malını deniz gibi görerek üzerine çullanan haysiyet fukarası sefil simalar, ne yazık ki yıkımın, çöküşün alt yapısını da hazırlamışlardır. Dileğim vatandaşlarımızın ya da devletimizin sahip olduğu binaları hakkıyla yapmayarak kayıplara neden olanların, eksik malzeme kullananların, çalanların çırpanların iki cihanda da yakaları bir araya gelmesin ve inşallah rüsvalıktan da kurtulamasınlar."
Bahçeli, afetin yaşandığı yerlerin gereksiz karşılama törenleriyle meşgul edilmemesi, dikkatlerin halkın sorunlarına çevrilmesi, devlet ya da hükümet temsilcilerinin, kamu kurum ve kuruluş yöneticilerinin, sivil toplum temsilcileri ve siyasilerle yalnızca bir vali yardımcısının ilgilenmesi ve lazım gelen bilgileri vermesi gerektiğini vurguladı.
"KARDEŞLİĞİMİZ BOZULMAYACAK"
Terör saldırılarının ardından milletin haklı öfkesi ve tepkisinin demokratik sınır ve ölçülerde kaldığını, kardeş kavgası tasarlayan, çatışma hevesinde olan ve kavga umudu taşıyan kim varsa bir kez daha hayal kırıklığına uğradığını vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin her köşesi şehitler ölmez vatan bölünmez haykırışlarıyla çalkalanmıştır. Gerçekten de acımız çok büyük, nefretimiz çok fazladır. Vatanımızın birliği, dirliği ve güvenliği için fani bedenlerinden olan kahramanlarımızın aziz hatıraları dünya durdukça milletimizle birlikte yaşayacaktır. Onların emanetlerine sahip çıkacağız, anneleri annemiz, babaları babamız olacaktır. Merak etmesinler, onlar Hakk'a ulaştılar, ama inşallah bu vatan sahipsiz kalmayacaktır. Şehitlerimiz ve gazilerimiz emin
olsunlar ki, ne verecek bir toprak parçamız ne de ayıracak bir insanımız yoktur ve asla da olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti pazarlıklarla, müzakerelerle, lütuflarla kurulmamıştır ve bilinsin ki bu yöntemlerle de dağıtılamayacaktır. Gafiller, hainler, fırsatçılar, bölünmemizin yolunu gözleyen kanlı eller, kavgamızın başlamasını isteyen kirli suratlar, mütarekeciler, teslimiyetçiler boşuna heveslenmesin; Türk milleti yenilmeyecek, kardeşliğini bozmayacak ve vatanına sonuna kadar sahip çıkacaktır. Mithat
Cemal Kuntay'ın mısralarıyla seslenmek isterim ki; 'Ölmüş gibi düşünsek bile bu vatan ölmez, zira dünyanın sırtı bu tabutun büyüklüğünü çekemez'."
"HÜKÜMETE TERÖRLE MÜCADELEDE DESTEĞİMİZ TAMDIR"
Bölücü canilerin hakkından gelmek ve terörün kökünü kazımak için milletin sabırsızlandığını ifade eden Bahçeli, "Bu konuda hükümetin elini tutan bizim bildiğimiz ve kamuoyuna yansıyan herhangi bir engel de görülmemektedir" dedi. İçte ve sınır ötesinde başlatılan operasyonların belirlenen hedeflere ulaşması ve terörün belinin kırılmasının millet ve devlet bekası için vazgeçilmez bir gereklilik halini aldığını belirten Bahçeli, "Bizim bu konudaki duruşumuz ise net ve bellidir. Hükümetin terörle
mücadelesinin başarıya ulaşması ve son ferdine kadar terörist unsurları teslim alması ya da etkisiz hale getirmesi için desteğimiz tamdır" diye konuştu.
"Ama bu kararımız sonsuz ve sınırsız da değildir" diyen Bahçeli, şunları kaydetti:
"Artık, yıllardır ülkemize musallat olan bu beladan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Tek çözüm, PKK terör örgütünün tam olarak yok edilmesi veya ele geçirilmesidir. Türkiye geçmişte, bölücülük ve bölücü terörle mücadelede cılız girişimler, basit ve etkisiz tedbirlerle yetinerek bu güne kadar gelmiştir. Ve Irak'tan kaynaklı terör saldırıları karşısında tamamen haklı olduğu mücadele konusunda yapılan yanlışların bedelini artan şahadetlerle ödemiş, ödemeye de devam etmektedir. Dağdaki silahlı çete ve
şehirlerdeki siyasi uzantıları, arkalarında AKP'nin sağladığı uygun ortam eşliğinde gözlerini kan bürümüşçesine ilerlemektedirler. 'Yere batsın sizin devletiniz' diyen alçak simalar, bu devletin parasını maaş olarak almaya, ekmeğini yemeye, suyunu içmeye küstahça devam etmektedir. Ne üzücü bir gerçektir ki, Türk milletinin içinde barındırdığı hain kontenjanı hiç bu kadar fazla olmamış ve hiç bu kadar da cesaret kazanmamıştır. Tercihlerini milletin içini boşaltmaktan ve etnik bir yığın olarak görmekten
yana kullanan bu densizler ve şuursuzlar koalisyonu, kaçınılmaz olarak beraberinde devletin de değişmesini istemektedir."
"YENİ ANAYASA İÇİN KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ VAR"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, parti olarak anayasaya bakışlarının temelinde kendi toplumsal gerçeklerin yattığını, etnik kimliklere davetiye çıkaracak bir bakış ve yaklaşımın olmamasının hayati bir rol oynadığını söyledi. Özellikle milli değerler üzerinden yapılacak her tartışmanın, arayışın ve gizli gündemin çok büyük sakıncalar doğuracağını belirten Bahçeli, "Birçok badireden geçerek elde ettiğimiz Türk milletinin vazgeçilmez değerlerinin uzlaşma masalarında asıl gündem maddeleri olması ve anayasa
değişikliklerinin odağına yerleşmesi hiçbir şart altında kabullenemeyeceğimiz kurnazlıklar olacaktır" dedi.
Gerçekle bağını koparmış istekler, bölücülüğe zemin ve meşruiyet sağlayacak çabalar, milli bünyeye yabancı doku nakilleri, demokrasi ve özgürlükle yalnızca sözde bağı ve bağlantısı olan tekliflerin anayasa hazırlığı sürecindeki itirazlarından bazıları olacağını aktaran MHP Genel Başkanı Bahçeli, şöyle devam etti:
"Elbette anayasayı kaldıraç olarak kullanarak milletimizi iskelet haline getirme niyetleri ve 88 yıllık kazanımları bir çırpıda feda edebilecek fütursuzluk gösterileri bizim açımızdan karanlık bir yola sapmadır ve bu yolun adı da ihanettir. Hali hazırda masum talepler olarak gündeme taşınan önerilerin, yarınlarda etnik kimlikleri dirilterek mahalli kültürleri üst kimliğe rakip haline getirmesi kaçınılmaz olacak ve bir önceki yüzyılda dağılma yaşayan milletimiz yeni bir örneğiyle karşılaşabilecektir.
Kuşkum yok ki bunu hiçbir milli vicdan istemeyecektir de, beklemeyecektir de. Milletimiz zaferler kadar; kayıplar, felaketler konusunda da engin bir deneyim ve birikime sahiptir. Bugün yapacağımız her yanlış yarın karşımıza kan, gözyaşı, çekilme, küçülme, dağılma ve bölünme olarak çıkabilecektir."
Bahçeli, anayasa hazırlık sürecinin bu haliyle önemli ve millet bütünlüğünün korunması için paha biçilemez olduğuna işaret ederek, yeni anayasa ilişkin belirlediklerini 'olmazları' şu şekilde sıraladı:
"Bu haliyle anayasa hazırlık çalışmalarında ve süresince anayasanın ilk üç ve emniyet supabı niteliğindeki dördüncü maddelerinden taviz vermemiz; başlangıç kısmındaki ruhtan geri adım atmamız, Türk kimliğinin sulandırılmasına rıza göstermemiz söz konusu değildir. Türk milletini tahrip edecek ve etnik kimliklere çağrı olacak her değerlendirmeyi, siyasi ve hukuki meşruiyet sağlama çabalarını geri çevireceğimizden herkes emin olmalıdır. Üniter yapımızı hırpalayacak, Cumhuriyet'in temel niteliklerini
aşındıracak, ana dilde eğitim ve anayasal statü taleplerine sonu ne olursa olsun karşı duracağız, karşı çıkacağız. Biz anayasada Cumhuriyete, Türk vatandaşlığının tanımına, Türk milletine ve Türk kimliğine sahip çıkacağız. Her şart altında ilkelerimizden ve kırmızı çizgilerimizden ayrılmayacağız. Bu vesileyle kamuoyunun ve muhataplarımızın bu yaklaşımlarımızı bilmesinde sonsuz yararlar olacağı kanaatindeyiz."
KADDAFİ'NİN ÖLDÜRÜLMESİ
Bahçeli, Libya'nın eski lideri Muammer Kaddafi'nin öldürülme şekline de sert tepti gösterdi. Kaddafi'nin iktidarda kaldığı 42 yıllık zaman zarfındaki eylemleri ve yönetim anlayışının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belirten Bahçeli, "Ancak maruz kaldığı ve insanlığın iflas ettiği akıbetini onaylamamız ve muhalif diyerek kendilerine isim koyan canavarların davranışlarına tepkisiz kalmamız da düşünülemeyecektir" dedi.
"Kaddafi'yi ne kadar tasvip etmesek de, muhatap olduğu vahamet derecesi yüksek saldırıyı ve kanlı girişimi hoş görmemiz hiçbir şart altında söz konusu olmayacaktır" diyen Bahçeli, "Ekranlardan ve sanal medya üzerinden yansıyan ilkel ve vahşi manzaraların insanım diyen, Allah'tan korkan hiç kimse tarafından meşru görülmeyeceği ortadadır. Bu son hadise Batı anlayışının insan ve yaşama hakkı konusunda ne kadar ikiyüzlü olduğunu açıkça göstermiştir. Kaddafi'nin yaşadıkları insanlık suçudur ve savunması
alınmadan, mahkemeye çıkartılmadan katledilmesi ise bir cinayettir" diye konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.