Mhp Genel Başkanı Bahçeli'nin Basın Toplantısı (2)
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Başbakan Erdoğan'ın Gazze'yi ziyaret etmek istemesi de içi boş laftır ve hiçbir inandırıcılığı yoktur. Kaldı ki, bu hamle tamamen temiz ve inançlı vicdanları aldatma amacına yöneliktir" dedi.
Partisinin Kızılcahamam'da gerçekleştirdiği kampın son gününde basın toplantısı düzenleyen Bahçeli, hükümetin dış politikasını eleştirdi. Hükümetin izlediği dış politikanın Türkiye'yi pürüzlü, engebeli ve tahrip düzeyi yüksek bir alana doğru hızla çektiğini savunan Bahçeli, "Başbakan Erdoğan uluslar arası çevrelerden aldığı gazla Türk dış politikasının omurgasını zedelemiş; Türkiye'yi değişken, güvenilmez, bir dediği bir dediğini tutmayan, zamana ve şartlara göre kıvrılan, kişilere, başkentlere göre
esneyen bağımlı bir ülke durumuna sokmuştur. AKP hükümeti 'kazan-kazan' klişesiyle başlattığı uluslararası ilişkiler politikasında 'ön aldık, dik durduk, sözümüz dinlendi, tabuları yıktık ve sıfır sorun' gibi ara duraklarla mola vermiş, ne var ki yine de hedeflerinin çok gerisine düşmekten kaçamamıştır. Başbakan Erdoğan'ın 'sıfır sorun' sloganı nihayetinde duvara toslamış ve herkesle sorun yaşayan bir içeriğe bürünmüştür. Türkiye gündem belirleyen değil, gündemin peşinden sürüklenen bir ülke görünümündedir.
Buna rağmen Başbakan Erdoğan sahte İsrail düşmanlığı ve karşıtlığıyla kişisel imajını korumaya ve kendisini avutmaya çalışmaktadır" diye konuştu.
Mavi Marmara gemisine yapılan saldırının ardından 9 ay geçmesine rağmen hükümetin yeterince adım atmadığını söyleyen Bahçeli, hükümetin İsrail'e uyguladığı tedbirleri ise gecikmiş ve yetersiz olarak nitelendirdi. Hükümetin 'Doğu Akdeniz'de seyrüsefer serbestisi için gerekli önlemlerin alınma' ifadesinin belirsizliklerle ve tehlikelerle dolu olduğunu kaydeden MHP lideri, "Mavi Marmara'yı korumasız bir şekilde ve göz göre göre İsrail saldırısına maruz bırakan AKP hükümetinin, bugün bu kararı alması son
derece düşündürücüdür. Başbakan tribünlere oynamayı bırakmalı ve şu sorularımıza açıklıkla cevap vermelidir: Yardım gemilerine askeri destek denizde nereye kadar sürecektir? Gazze'ye kadar uluslararası suların bittiği, karasularının başladığı noktaya kadar gidilecek midir? Türk donanması, yabancı ülke karasularına söz konusu amaç çerçevesinde girebilecek midir? Başbakan Erdoğan'ın kendi ağzından çıkanı kulağı duymamakta ve şov uğruna gözü kararmışçasına hamasete başvurmaktadır. Madem muhtemel yardım
gemilerine refakat edilmesinde bu kadar isteklidir; o halde ilk yardım seferinde kendisinin başı çekmesi sözünün yere düşmemesi açısından yerinde olacaktır" şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın Gazze kadar Dağlık Karabağ'ı da hatırlamasını isteyen Bahçeli, "Yapılan baskı, işgal ve zulümlerin bitirilmesi konusunda Ermenistan yönetimine çağrıda bulunması ahlaki ve insani bir vecibedir" dedi.
İsrail mezaliminin vicdanlı herkes tarafından lanetlenmesi ve kınanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:
"Ancak Hamas odaklı bir Filistin politikasının milletimize ne getirip ne götüreceği de iyi düşünülmelidir. Ne yazık ki Türk dış politikası Gazze'nin geleceğine hapsedilmiş, dar ve tehlikeli bir alana sıkıştırılmıştır. Başbakan Erdoğan'ın Gazze'yi ziyaret etmek istemesi de içi boş laftır ve hiçbir inandırıcılığı yoktur. Kaldı ki, bu hamle tamamen temiz ve inançlı vicdanları aldatma amacına yöneliktir. Başbakan Erdoğan şayet gemiyle gidemiyorsa, Gazze'ye gidebilmesinin tek yolu Mısır'daki Refah sınır
kapısıdır. Bunun için de Mısır'ın müsaadesi gereklidir. Son Mısır gezisi öncesi Gazze'ye geçmeyi gündemde tutarak ucuz kahramanlık yapan Başbakan, bu konuda gerekli izni alamamış ve Mısır duvarını aşamamıştır. Tahrir Meydanı'nda Mısırlılara hitap etme talebi de karşılık bulmamış ve bu hayali gerçekleşmemiştir. Mısır'ın vesayetçi yönetimi Başbakan Erdoğan'a sınır çizmiş ve beklentilerini karşılarken dengeyi kaçırmamıştır. Türkiye'den gönderildiği iddia edilen posterleri, afişleri ve pankartları
ellerinde taşıyan bindirilmiş kıtalar Başbakan'ı ve çevresindekileri ısmarlama tezahüratlar eşliğinde karşılamışlardır. Ancak bağımsız, onurlu, tarihi olan, millilik vasfını kaybetmemiş bir ülkenin vatandaşları, yabancı bir ülkenin siyasi yöneticisini böylesi bir atmosferde asla karşılamayı düşünemeyecektir. Bu yüzden oluşturulan kalabalıklar abartı ve tertipten başka bir şey değildir. Başbakan Erdoğan bir taraftan İsrail karşıtlığıyla Arap zemherisinde ısınmaya çalışırken, diğer taraftan amacı İsrail'i
İran'a karşı korumak olan NATO Füze Kalkanı Projesi'ne katılmakta ve bu sistemin erken uyarı radarlarının Malatya'da konuşlandırılmasına onay vermektedir. Başbakan Erdoğan İsrail'i koruma altına alırken, komşu coğrafyalardaki sözde etkisini sürdürebilmek adına sahte bir kavganın tarafı olmaya devam etmektedir. AKP mazlum Filistin halkının aklıyla oynamakta ve aziz milletimizi de aldatmaktadır. Başbakan'ın ne İsrail'le ne de Irak ve Afganistan'da Müslümanları katleden küresel güçlerle bir sorunu vardır.
Zira onların ekseninden çıkmadığını gösterebilmek adına son Ortadoğu gezisinde inanmasa da laiklik mesajları vermiş ve BOP'un tavsiyesi olan ılımlı İslam anlayışının yerleşmesine talip olduğunu bir kez daha ima etmiştir. BOP Eşbaşkanı sıfatıyla küresel hesapların gerçekleşmesine yardım eden Başbakan Erdoğan, kendisine sunulan imkan dahilinde Mısır, Tunus ve Libya'da temaslarını yürütmüştür. Anlaşıldığı kadarıyla halife, padişah, müminlerin emiri, sultan gibi sıfatlarla anılması benliğini şişirmiş ve
Ortadoğu'da milletimizin geleceği açısından ne fayda sağlayacağı belirsiz olan mitinglerle de hem kendisini hem de milletimizi gerçeklerden uzaklaştırmaya çalışmıştır. Füze Savunma Ka e kendisinin başı çekmesi sözünün yere düşmemesi lkanı'nın Malatya'ya kurulmasının karşılığı olarak kendisine tanınan fırsatları kullanan Başbakan'ın, komşu coğrafyalardaki gerilimin bir ucu haline geldiği ortadadır."
Bahçeli, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun MİT-PKK kasetine ilişkin "Biz görüşmeye değil, Başbakan'ın yalan söylemesine tepki gösteriyoruz" yönündeki açıklamalarını nasıl değerlendirdiğine ilişkin sorusu üzerine Bahçeli, "Bizim sözümüz iktidaradır. Ayrıca muhalefete de laf yetiştirmeye niyetimiz yoktur" dedi.
Başka bir gazetecinin 'Hükümet sizce istifa etmeli mi?" yönündeki sorusuna Bahçeli, "Hükümet 326 milletvekili ile istifayı için esindirecek durumda değil" karşılığını verdi.
Kur'an kursuna gitme yaşının düşürülmesine ilişkin soru üzerine Bahçeli, yaş sınırının 57. hükümet döneminde alındığını anımsatarak, "Alınan karar hayırlı bir adım olmuştur" sözleriyle değerlendirdi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.