Mhp Genel Başkanı Bahçeli'nin Basın Toplantısı (1)

Mhp Genel Başkanı Bahçelinin Basın Toplantısı (1)
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MİT ile PKK arasında yapılan görüşmelere ait ses kaydına ilişkin olarak, "Başbakan Erdoğan zaten malumumuz olan bir konuda suçüstü yakalanmış ve kanlı örgütle nasıl sarmaş dolaş olduğunu somut

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MİT ile PKK arasında yapılan görüşmelere ait ses kaydına ilişkin olarak, "Başbakan Erdoğan zaten malumumuz olan bir konuda suçüstü yakalanmış ve kanlı örgütle nasıl sarmaş dolaş olduğunu somut olarak göstermiştir" dedi.

Partisinin Kizılcahamam'da gerçekleştirdiği kampın son gününde basın toplantısı düzenleyen Bahçeli, kamp çalışmaları hakkında bilgi verdi. Dün ve bugün milletvekilleri ve MYK üyeleri ile yaptıkları ortak toplantılarda son gelişmelerin aldığı boyut ve Türkiye'nin temel sorunlarını detaylı bir şekilde ele aldıklarını, bundan sonra uygulayacakları politikaları değerlendirdiklerini belirten Bahçeli, uluslar arası ilişkiler, yeni anayasa ve artan terörün neden olduğu gelişmelerle ilgili sunumların yapıldığını

aktardı. Konuşmasında MİT'in terör örgütü ile yaptığı görüşmeye ilişkin ses kaydını da değerlendiren MHP lideri Bahçeli, şunları söyledi:

"AKP hükümetinin 9 iktidar yıllarında karanlık ve kirli niyetler hızla mesafe almış ve Türk devleti tesir alanı gittikçe genişleyen bölücü saldırıların kucağına düşmüştür. Vatanımızı bölmeyi, milletimizi parçalamayı hedefine koyan PKK terör örgütüne AKP hükümetinin hoşgörü ve iyi niyetle yaklaşması Türk tarihinin gördüğü en büyük rezalet olarak karşımızdadır. En son olarak Norveç'in başkenti Oslo'da kurulan ihanet masalarının ve konuşulanların deşifre olmasıyla AKP'nin PKK'yla yanak yanağa, diz dize

olması somut olarak belirginlik kazanmıştır. Başbakan özel temsilcisinin yanı sıra dönemin MİT müsteşar yardımcısının da hazır bulunduğu ortamda, PKK militanlarının ve koordinatör sıfatıyla bulunan yabancı bir şahsın yer aldığı anlaşılmıştır. Görüşmelerin reddedilmesine yönelik herhangi bir irade beyanı ortaya çıkmadığından dolayı PKK-AKP ilişkisi kesinleşmiştir. Gizli ses ya da video kayıtlarıyla suç isnat eden, ortam dinleyen, çamur atan ve tuzaklar kuran iktidar partisinin, bu defa da kendisi aynı duruma

düşmüştür. 'Beşinci Oslo' görüşmesi olarak tanımı ve tarifi yapılan hıyanet buluşmasının servis edilmesiyle AKP'nin maskesi düşmüş ve inkarcı Başbakan'ın fotoğrafı netleşmiştir. PKK'yla yapılan müzakerelerin iki boyutu olduğunu görmek lazımdır. Bunlardan birincisi, müzakerenin bizatihi varlığı ve terör örgütüyle kurulan yoğun temas ve görüşme trafiğidir. İkinci olarak da konuşmaların muhteviyatı ve beraberindeki utanç verici diyaloglardır. Yandaş ve işgüzar basının, PKK'yla yapılan kirli görüşmelerin daha

çok şekli kısmına odaklanması, devletin terörü bitirmek için her yolu deneyeceğini mazeret olarak ileri sürmesi kepazelikten başka bir anlam taşımamaktadır. Üstelik bizimle benzerliği çok tartışmalı olan bazı ülkelerin terörle mücadele tecrübeleri ve yaptıkları pazarlıklar kıyaslanmış, bu doğrultuda beyhude gerekçeler üretilmiştir. Bilinmelidir ki artık ihanet mızrağını kimsenin çuvala sığdırması mümkün değildir. Devletimizi ve milletimizi hunhar saldırılarıyla yıkmak ve yok etmek isteyen bölücü terör

örgütünü aklamaya ve görüşmeleri masum hale getirmeye kim yelteniyorsa PKK'yla aynı safta görünecektir. Başbakan Erdoğan zaten malumumuz olan bir konuda suçüstü yakalanmış ve kanlı örgütle nasıl sarmaş dolaş olduğunu somut olarak göstermiştir. Hali hazırda MİT Müsteşarlığı görevini yürüten şahsın, Başbakanlık müsteşar yardımcısı olduğu dönemde Başbakan Erdoğan'ın özel temsilcisi unvanıyla PKK'lılarla görüştüğü ortaya çıkmıştır. Böylelikle Başbakan Erdoğan ve hükümetinin kandan beslenen teröristlerle

gizli pazarlıklar yürüttüğü ve teröre teslim oldukları bir kez daha tescil edilmiştir. Kandil-İmralı-AKP fotoğrafında eksik yan kalmamış, melanet tüm acı ve katlanılmaz haliyle netleşmiştir."

Hükümetin PKK ile ilişkisini ilk kez kendisinin gündeme getirdiğini belirten Bahçeli, "Bunu da ilk defa açığa çıkaran şahsım olmuştur. Başbakan Erdoğan bu durum karşısında öfke nöbetlerine kapılmış, meydanlarda kendini kaybederek bizi şerefsizlikle ve alçaklıkla itham etmiştir. Hakaretlerle şahsıma ve partime saldıran Başbakan ısrarla ve yüzü kızarmadan terör örgütüyle masaya oturmadıklarını ve oturmayacaklarını ilan etmiştir. Ancak daha sonra sözlerinin altında kalacağını anlayan bu yalan abidesi,

İmralı'yla görüşmeleri devletin üzerine yıkmış ve işin içinden sıyrılma hesapları yapmıştır. Arkasından devlette devamlılık olduğunu ileri sürerek, kendilerinden önce de İmralı'yla irtibat kurulduğunu ifade etmiş ve bunu sık sık tekrar etmekten kaçınmamıştır. Terör örgütü elebaşısıyla görüşme iddialarının kapatılamayacak bir noktaya geldiğini anlayan Başbakan Erdoğan, bu defa da 'iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir' diyerek hedef şaşırtmaya çalışmıştır. Bu Mondrosçu zihniyetin, PKK'yla aynı kareye

düşerken milletin şeref ve itibarını hiç dikkate almadığı görülmektedir. Aldığı millet desteğini yanlış yorumlayan Başbakan'ın, verdiği tavizlerle PKK patentli kanlı saldırıların asıl müsebbibi olduğu şüphesizdir. PKK'yla aynı masaya yüz süren Başbakan Erdoğan'ın bize yönelik 'şerefsiz' küfrü bir kez daha havada kalmış ve şerefsizliğin kimin sıfatı olduğu, kimin yakasına yapıştığı ve kimin kartvizitine kazındığı açıkça gözler önüne serilmiştir. Müfterinin, yalancının, inkarcının, ikiyüzlünün kim olduğunu

aziz milletimiz ibretlik bir biçimde bu son hadiselerden sonra görmüş ve idrak etmiccisi, müzakerenin bizatihi varlığı ve terör örgütüylştir" diye konuştu.

Bahçeli, AK Parti iktidarı ile birlikte dağdaki eşkıyanın hak arayan özgürlük savaşçısı, terör örgütünün barış gönüllüsü, Mehmetçiğin insan haklarına kast eden garabet olarak tasvir edildiğini savundu. Başbakan Erdoğan'ın MİT Müsteşarı'nı savunmasını da eleştiren Bahçeli, "İlgili bürokrat hakkında 'Harcamayız, yemeyiz' türünden kaba ifadelerinin de hiçbir geçerliliği ve kalıcılığı bulunmamaktadır. Asıl kendisi bu skandalın siyasi vebalini ödemek için hazırlık yapmalı ve şimdiden pişmanlık göstererek aziz

milletimizden özür ve af dilemelidir. Bu zihniyetin alnına kazınan zillet ve onursuzluk yaftası aksi takdirde hayatı boyunca çıkmayacak ve beddualar peşini bırakmayacaktır" dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.