Masum Türker: "Atatürk'e Sahip Çıkmazsak Türkiye'de Ayrışma Yaşarız"
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, "Atatürk'e sahip çıkmazsak ikinci bir Balkanları, ikinci bir Rumeli Türkleri'nin ayrışmasını Türkiye'de yaşarız" dedi.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, Rumeli Balkan Federasyonu'nun Bayrampaşa Semih Erden Spor Salonu'nda yapılan 3. Olağan Genel Kurulu'na katıldı. Burada bir konuşma yapan Türker, Türkiye'nin çözülmesine neden olacak, Atatürk'e yönelik faaliyetlerin en hızlısının bu sene yaşandığını belirterek, "Atatürk'ü soykırım, diktatör ilan etmek için uluslararası camiada kollarını sıvayanlara üzülerek söylüyorum bu yıl her partiden rastladık. Cumhuriyet'in kuruluşunda doğum yeri olan Selanik dışarıda kalıyor diye
yalnız sınırları içinde olanlar seçilebilir diye işbirlikçilerle hareket edenleri bugün her konuda, bir taraftan Atatürk'ü, diğer taraftan yine Dersim dolayısıyla yine Atatürk'ü yargılamak isteyenlerin karşısında biz demokratik solcular varız, sizleri de yanımızda istiyoruz. Atatürk'e sahip çıkmazsak ikinci bir Balkanları, ikinci bir Rumeli Türkleri'nin ayrışmasını Türkiye'de yaşarız. Sizin içinizden doğmuş, Türkiye'yi birleştirmiş, hepimizin sembolü olan Atatürk'e sahip çıkmak hepimizin görevidir" diye
konuştu.
Avrupa Konseyi'nde, Rumeli'de yaşayan vatandaşlar aleyhine alınan bir karar olduğunu ifade eden Türker, "Eğer bu toplantı olmasaydı belki de haberdar olmayacaktık. Bu konu o kadar vahim ki parlamentoya taşınması gerekiyordu. Saklanmaması gerekiyordu. Avrupa Konseyi'nde kararlaştırılmış olan bir konu, ele alınmadı. Eğer bunun takipçisi olursak bugün olumsuz olan şey, yarın olumluya döner" dedi.
Konuşmasında anayasa değişikliğine de değinen Masum Türker, anayasanın ilk dört maddesi için kimsenin ne düşündüğünü söylemediğini söyledi. Türker, "Biz parlamentodaki deneyimlere dayanarak özellikle bazı kanunlarda anlaşıp daha sonra önergeyle değiştirildiğini bilerek, asla dört maddeye dokunulmaması gerektiğini, gündeme getirilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Eğer bu dört madde gündeme getirilirse işte bugün burada çeşitli siyasi partilere, çeşitli yörelerde yaşayan insanlar olmamıza rağmen bu
birlikteliği sağlayacak temel unsuru kaybetmiş oluruz" şeklinde konuştu.
Van'da meydana gelen depremin Türkiye'de milli birliğin ve bütünlüğün sağlanmasında herkesin duyarlı olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Masum Türker, konuşmasına şöyle devam etti:
"Ama daha önceki deneyimlere rağmen Van depremi ve arkasından yaşanan deprem üzülerek söylemeliyim bunun sorumlusu hükümettir, bunun sorumlusu iktidardır. Bunun tedbirini almalıydı. Sonradan ölen 40 kişinin sorumlusu göz göre göre iktidar olmuştur. Neden böyle olmuştur? Çünkü herkes, her şeyi güzel göstermek istiyor. Şimdi kimse cesaret edip Başbakan'ın totaliter olduğunu, totaliter rejimi başlattığını konuşabilir mi, konuşamaz. Ama bir gerçek var, bu totaliter yapıdan herkes çekindiği için gerçekler
söylenmemiştir, son gün gündeme geldiği için Başbakan'ın kendisi bile kızmıştır."
DSP Genel Başkanı Masum Türker, 10 Kasım ve izleyen günleri sulandırmak için herkesin ne lazımsa yaptığını savunarak, geçtiğimiz günlerde düzenlenen Sultan Abdülmecid'i anma toplantısına da tepki gösterdi. Türker, "Abdülmecit'in ölüm yıldönümü diye Tanzimat'a geçişi kutlamak isteyenler ölümün 25-26 Haziran'da olduğunu unuttular, 17 Kasım'ı yani son halifenin Türkiye'den ayrılışını özellikle getirip doğum günü diye kutladılar. Biz bu konularda uyanık olmalıyız. Vaktiniz varsa Atatürk cumhurbaşkanı
olmadan önce olanları meclis zabıtlarından okuyalım. Bunu Tuncel'i gündeme getirenlere de söylüyorum, Atatürk'ü, demokrasiyi, insan haklarını bahane edip diktatör ilan edenlere de söylüyorum. Bu konuda Atatürk'ten yana olanları, asla artık televizyonlarda göremezsiniz" ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener ise Türkiye'de bir ayrışma olduğunu savunarak, "Türkiye'de bir anayasa yapılacak ve anayasanın yapılmasıyla ilgili önemli bir tartışma var. Demokrasi adına bir tartıima var, insan hakları adına bir tartışma var ama bu tartışmanın ne hikmetse demokrasi adına da, insan hakları adına da mihenk taşı öznesi Türk kavramı ve daha ilginci iki yıldır her 10 Kasım'da bu ülkede demokrasi adına, ifade hürriyeti adına Atatürk'e sövülmektedir. Atatürk'e sövmek demokrasi adına, ifade
hürriyeti adına serbest ama Sayın Başbakanımızı eleştirmek 18 ay. Hangi partiden olursa olsun Türk kavramından rahatsız olanlara, demokrasi adına Atatürk'e sövenlere, ifade hürriyeti adına Cumhuriyet ile hesaplaşmaya kalkanlara tavır koymamız ve bu konuda tutum almamızın çok önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.