Kıymaz Kanal A'da Konuştu

Kıymaz Kanal Ada Konuştu
“MHP’nin Önceliği Cezaevinde Yatan Ülkücüler Olmalı”

“MHP’nin Önceliği Cezaevinde Yatan Ülkücüler Olmalı”

Gap Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz Kanal A’da 'Basın ve Gündem' programının canlı yayın konuğu oldu.

Usta gazeteciler Selahattin Serçe’nin hazırladığı ve Fatih Şahin’in sunduğu “Basın ve Gündem” programında ağırlıklı olarak yemin krizi, muhalefet ve ana muhalefetin yemin meselesindeki tavrı konuşuldu.

MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri’nin stüdyo konuğu olarak bulunduğu programa, GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Z.Abidin Kıymaz ve MHP eski genel sekreteri araştırmacı-Yazar Naci Memiş canlı telefon bağlantısıyla katıldı.

YENİÇERİ: “KRİZ ÖZELLİKLE YARATILIYOR”

Meclisin yeni isimlerinden MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, BDP’ye yüklenerek BDP’nin gerilimden beslenen bir parti olduğunu söyledi. Yeniçeri; “BDP iradesi olan bir parti değil. Bağımlı, edilgen ve Kandil’e bakarak siyaset üretiyormuş gibi davranan bir organizasyon. BDP Türkiye’de gerilimi yönetiyor. Krizi derinleştirmek toplumun ayrışmasını sağlamak ve ötekileşme meydana getirerek mağdurluk yaratma gibi bir politika izliyor.

Ortada Hatip Dicle olayı yokken bunların dışarı çıkarılma olayı daha ortada yokken BDP yeminle ilgili tez ortaya çıkardı. Oynamaya gönlü olmayan birisinin sorun ve kriz yaratarak gündemi yönlendirmeye çalışan bir yapının tipik tezahürüydü. En sonunda yemin edecekler. Ancak ondan sonra her hafta Türkiye’de bir gerilimi bahane ederek hadiseyi abartmak, topluma mal etmek, toplumun sinir uçlarıyla oynama gibi bir tavrı ortaya koyacağını da görmemek için hiçbir neden yok.

Sayın Ahmet Türk ‘Direne direne kazanacağız, TBMM’yi tanımayız’ gibi laflar etti. Dayata dayata sonuç almayı da YSK’nın bağımsızların içerisinde bulunduğu adaylara seçime giremez eksik birtakım belgeleri var demesi üzerine bir karar aldı YSK. Sonra YSK bu kararını değiştirdi. Bundan sonra BDP gerilimle yasaları kendi isteğiyle eğip bükeceğini etkisiz kılabileceğini gösterdi” dedi.

            MHP’DE BİNLERCE KAHRAMAN VARKEN, ALAN NE DİYE ADAY YAPILDI

Programa telefonla bağlanan GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Z.Abidin Kıymaz ise MHP’nin tutuklu Engin Alan’ı aday göstermesine tepki gösterdi. Kıymaz; “Özcan Yeniçeri bey konuşmasının başında yemin kriziyle ilgili değerlendirme yaparken general Engin Alan’la ilgili altını çizerek kahraman ifadesi kullandı. ‘Ne yaptı da kahraman oldu’  Türk Silahlı Kuvvetlerinin üniformasını giyen en alt tabakadan en üst tabakaya kadar herkes kahramandır. Fakat suç işlemişse babamızın oğlu da olsa onu yargı önüne indirir yargılar ondan sonra gelir aday olurlar. MHP’den milletvekili olmak bu kadar kolay ve basit olmamalı. Anadolu’nun her tarafında kahraman ülküdaşlarımız var. 1965’ten beri MHP’ye Alpaslan Türkeş’e ülkücülüğe emek verip saçlarını ağartan halende davasına hizmet eden binlerce partili kahraman arkadaşlarımız varken, silahlı kuvvetlerden partiyle hiç alakası olmayan birisini kahraman diye getirip Türkiye’deki karmaşanın içerisine MHP’nin de sokulmasını ben doğru bulmadım

   MHP Ergenekon Balyoz davasında yargılanan birisini mahkeme sonuçlanıp beraatla aklanıp döndükten sonraki seçimde aday etmesi daha şık olurdu.

  TSK içerisinde birinin aday gösterilmesi düşünülüyorsa da rahmetli Eşref Bitlis’in ya çocuğunu aday gösterirdin ya da eşini ‘TSK’ya olan ilgim alakam nedeniyle değerli generalimizin eşini ya da çocuğunu milletvekili yaparak kendisine ilgimi alakamı gösteriyorum’ derdin. Bana kalırsa bu davada soruşturulan hesap verme konumunda olan ve davası süren birisinin MHP’den aday gösterilmesi baştan sona yanlıştı” dedi.

“MHP BOYKOTA KATILMAYARAK DOĞRU BİR KARAR VERDİ”

            Burada MHP’nin Engin Alan’ı aday göstererek yapmış olduğu yanlışı burada CHP ve BDP’nin yapmış olduğu boykot kararına da katılmayarak doğru bir karar verip milletin takdirini kazanmıştır.

  Bizler MHP’nin iktidarda olmasını isteyen, bu harekete inana ülkücüler olarak yanlışına yanlış doğrusuna doğru diyoruz. Bizim bir siyasi beklentimiz yok. Bizde partinin en azından içinde birfiil görev almadan başarılı olması konusunda zaman zaman eleştirilerimiz oluyor. Bu ne Devlet Bahçeli’ye ne de ekibine herhangi bir husumet veya düşmanlıktan kaynaklanan bir şey deği,l böyle değerlendirilmesi de son derece yanlış olur.

ic.20110714123921.jpg

 Zaten bizim eleştirilerimizden bir şeyler çıkarabilseler parti kazançlı çıkacaktır. Sayın Özcan Yeniçeri meclis içerisinde Başbakan’ın muhalefete tepeden bakmasını nasıl eleştiriyorsa kendileri de parti içerisinde muhalefet yapan veya muhalefet konumunda olan kişilere de ilgi ve anlayış içerisinde olmaları lazım. Nasıl Başbakan’ın muhalefete yaklaşımını eleştiriyorlarsa bende kendilerinin parti içerisinde muhaliflere karşı tavırlarını doğru bulmadığımı olması gerekenin demokratik olgunluk içerisinde farklı düşünceleri de anlamaya çalışarak durulması gerektiğini böyle olursa partinin de kazançlı çıkacağını ifade ettim.

            “MHP’NİN ÖNCELİĞİ CEZAEVİNDE YATAN ÜLKÜCÜLER OLMALI”

Ayrıca Engin Alan, Mehmet Haberal veya Mustafa Balbay’ın cezaevinden çıkarılma kavgası MHP’nin önceliği olmamalı. MHP’nin önceliği 30 yıldır halen cezaevlerinde tutuklu bulunan ülkücü yatıyor. Bunlar rahmetli Özal’ın çıkarmış olduğu aftan yararlanmaları 91 hükümetinde Seyfi Oktay’ın çıkarmış olduğu genelgede yanlış uygulamalarla aynı suçu işleyen PKK’lılar ve idamlık solcular tahliye edilirken ülkücüler bir yanlış mevzuat ve uygulamadan dolayı halen cezaevinde tutuklu bulunuyorlar. Bunlardan Muhsin Kâhya, Bünyamin Adanalı, Kemalettin Koca, Caner Erdinç gibi ülkücüler Seyfi Oktay’ın Adalet Bakanlığı dönemindeki yanlış genelgesiyle halen cezaevlerinde hapis yatıyorlar. Özcan Yeniçeri beyin, Devlet Bahçeli’nin ve MHP Milletvekillerinin öncelikli meselesi haksız ve hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde cezalarını tamamladıkları halde tahliye edilmeyen bu 30 ülkücüden acaba haberleri var mı? Bunu gündemlerine almaları ve bu ülkücülerin tahliye edilmelerini sağlamak için şimdiki Adalet Bakanı ve Sayın Başbakan nezdinde girişim başlatılarak öncelikle bu içerideki ülkücülerin cezalarını tamamladıkları halde tahliye edilmemelerinin hesabını hükümetten sormalılar.

            “KÜRT HALKI BÖLÜNMEYE KARŞI ÇIKAR”

BDP’nin Doğu ve Güneydoğu bölgesinde toplumun beklentilerini karşılayacak politik açılımlar yapması gerekir. Dikkat ve hassasiyetlerini Kandil ve İmralı dışında orada yaşayan toplumun geleceğiyle ilgili birtakım projeler geliştirmeleri gerekir. Şimdi 90 yıl önce buradan kazma kürekle kovaladığımız İngilizlerin burada meydana getirdikleri karışıklıklarla müdahaleye sebep bırakıp 80 yıl önce başaramadıklarını bunların eliyle başarmaya çalışan bir durum ortaya çıkmakta. Kürtler otonomi ve eyalet oluşturarak İstanbul’a, Antalya’ya, Mersin’e, Adana’ya pasaportla gelebilecekleri bir yapıya razı olmazlar. Referandumda olsa kürt halkı böyle bir bölünmeye karşı durur.

            “BDP’DE FİKİR BİRLİĞİ YOK”

BDP’yi eleştirirken aşağılamadan eleştiri yapalım. Bu vekillerin büyük bir bölümü kendi bölgelerinde aslanlar gibi alınlarının teriyle 120 bin gibi çok yüksek rakamda halk desteğiyle oy alarak meclise gelip temsil etme hakkına sahip kimselerdir. Ben bu milletvekillerini diğer milletvekillerinden çok daha önemsiyorum. Birçok siyasi partiden aday olan kimseler oturduğu apartmandan apartman yöneticiliği için 10 tane oy alamayacak kimseler Türkiye’deki siyasi parti ve seçim yasalarındaki çarpıklık nedeniyle milletvekili oluyorlar. Ben BDP’li milletvekillerini diğer milletvekillerinden çok daha fazla önemsiyorum. Bağımsız, kendi bölgelerinde her vatandaşın oy atarak meclise göndermesi benim açımdan çok önemli. Fakat seçilen milletvekillerinin de o milletvekilliği makamına uygun ve ağırbaşlılık ve sorumluluk içerisinde davranmalarında son derece yarar vardır. Fakat bugüne kadar görülüyor ki BDP’de bir fikir birliği yok. Sürekli gerginlik yaratarak taraftarlarını etrafında tutma gibi bir anlayışla politika yapıyorlar.

 Diyarbakır ve birçok yerde BDP’li belediyelerden hizmet alamayan toplum artık o partiden hesap sorma sürecine girdi. Gerilimli ortam ortadan kalkarsa bahsedilen manada kardeşlik Türkiye’de yaratılırsa bu bölgelerdeki seçmenler belediye başkanlarının yakasına yapışıp ‘Bize park yapmadınız, yollarımızı düzeltmediniz, kaldırımlarımızı düzeltmediniz’ diyerek hesap sürecine giriliyor. Gerilim olmadığı zaman siyasetçinin yakasına seçmen yapışır 15-20 yıldır biz size oy veriyoruz bize nasıl bir gelecek vaad ediyorsunuz” diyerek hesap soracaklar. Gerilim bunları beslediği için onlarda gerilim yaratıyorlar.

            “MHP ACİLEN KONGRE YAPMALI”

BDP yemin krizinde gülünç duruma düştü. Yemin meselesinde MHP doğru bir tavır sergiledi CHP’de kendi kalesine gol attı. CHP buradan şöyle bir kazanç elde etti. Parti içerisinde muhalifler homurdanıyordu. Bu yemin krizini biraz alevlendirerek parti içerisindeki kongre meselesini geri plana attılar. Ayrıca MHP’de genel kurul yapma zorunda. Ben bunu seçimden önce de söyledim. Partide önemli çalkantılar yaşandı. Sayın Özcan Yeniçeri’de burada. Normal kongre takvimini beklemesinler. Bir kongrenin MHP’ye kaybettireceği bir şey yok. Parti kendi içerisinde dinamizm kazanır sorunlarını tartışma zemini bulur. Ayrıca yapılacak kurultayda bütün ülkücülere çağrı yapılarak partisine küsmüş kenara çekilmiş tüm dava adamlarını bir çatı altında toplamalı. ‘dedi.

Haber: Kamer Ulucan-H.D. Kıymaz

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.