1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. CHP HABERLERİ

  4. İşsizlik, bütün olumsuzlukları kucaklayan bir sorun

İşsizlik, bütün olumsuzlukları kucaklayan bir sorun

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "İşsizlik, bütün olumsuzlukları, bir anlamda kucaklayan bir sorun. Bu sorunu aşmak için çalışmak ve üretmek lazım." dedi

İşsizlik, bütün olumsuzlukları kucaklayan bir sorun

 Bir televizyon kanalında canlı yayına katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, Yeni Zelanda'da iki camiye düzenlenen terör saldırısına değinerek, yaşanan olayın son derece acı olduğunu belirtti.

"Hepimizin ama hepimizin sadece İslam dünyasının değil, diğer inançlara sahip olan dünyanın da lanetlemesi gereken bir olay." diyen Kılıçdaroğlu, insanların inançları, manevi dünyalarıyla zenginlik kurduklarını, ibadetlerini camide, havrada, kilisede yaptıklarını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, insanların ibadetlerini yaptıkları sırada kendi manevi dünyalarıyla hesaplaştığını vurgulayarak, "Ama birisinin kalkıp, silah çekip farklı bir inançtan olan kişileri katletmesi, asla ve asla doğru değildir ve bunun lanetlenmesi gerekir. Duyduğumuzda bunu, gerçekten şok olduk. Nasıl olur böyle bir şey diye. Hayatın bize öğrettiği dersler var, tarihin bize öğrettiği dersler var. İnanç üzerinden siyaset, kimlik üzerinden siyaset, topluma büyük acılar vermiştir." ifadelerini kullandı.

Ortaçağ'da yaşananları hatırlatan Kılıçdaroğlu, "En azından siyaseti bu alanların dışına çıkarmak lazım. İnsanları sevgiyle, hoşgörüyle karşılamak lazım. İnançlarına, kültürlerine saygı göstermek lazım. Böyle gitmek gerekiyor. O nedenle biz hep birlikte toplum olarak, ölenlere Allah'tan rahmet diyeceğiz, yaralılara şifalar dileyeceğiz ve diğer inançlara mensup olan vatandaşlar da aynı duygularla yaklaşırlarsa, bunlar aşılır diye düşünüyorum." diye konuştu.

"İşsizliğin olduğu yerde huzur olmaz"

İşsizlik rakamlarının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Bir evde, bir işsiz varsa, o evde huzur yoktur. İşsizliğin olduğu yerde huzur olmaz, işsizliğin olduğu yerlerde insanlar rahat bir yaşam sürdüremezler." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, güçlü sosyal devlet kavramının önemine değinerek, "Sosyal devleti, eğer güçlendirebilirseniz, sosyal devleti ayağa kaldırabilirseniz, o zaman siz ülkede barışı ve huzuru sağlayabilirsiniz. Bunu yapmadığınız takdirde huzuru sağlayamazsınız." dedi.

İşsizlikten, 17 yıldır iktidarda bulunan hükümetin sorumlu olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, her 4 gençten birinin işsiz olduğu bir ülkede yaşadıklarını söyledi.

AK Parti hükümetlerinin politikalarını eleştiren Kılıçdaroğlu, işsizliğin, bütün sorunların kaynağı olabilecek ağırlıkta olduğuna işaret ederek, "İşsizlik bütün olumsuzlukları, bir anlamda kucaklayan bir sorun. Bu sorunu aşmak için çalışmak ve üretmek lazım. İşsizlik sorununu bunlar çözerler mi? Hayır çözemezler." diye konuştu.

"Oturacağız, çalışacağız"

Kılıçdaroğlu, CHP'li tüm belediyelerde 2 bin 200 lira asgari ücretin uygulandığını, Erzurum'un Çat Belediyesi'ndeki işçiler bu maaşı alırken, hükümetin bu seviyeye çıkamamasının düşündürücü olduğu yorumunu yaptı.

Katıldığı tüm mitinglerde polislere 3600 ek gösterge verilmesini savunduğunu, hükümetin de bu konuda vaatlerde bulunduğunu ancak halen yerine getirmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, son olarak öğretmenler ve hemşirelere de aynı vaadin verildiğini ancak seçim sonrasının işaret edildiğini aktardı.

Anketlerde başarılı sonuçların ortaya konulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Buradan söyleyeyim kimse sakın rehavete kapılmasın. 'Biz ilerdeyiz, yan gelip yatalım'. Kesinlikle kimsenin böyle bir hakkı yok, son dakikaya kadar herkesin çalışması lazım. Ben çalışıyorum, arkadaşlarım çalışıyor. CHP'ye oy vermek isteyen binlerce vatandaş var. Onların hayallerini kırmaya, umutlarını söndürmeye hakkımız yok. Oturacağız, çalışacağız. Türkiye'nin stratejik bir dönüşüme ihtiyacı var. Daha sevecen, daha makul, herkesi kucaklayan bir siyaset anlayışına ihtiyacımız var. Bunu en iyi yapacak olan belediye başkanları da bizim belediye başkanlarımızdır."

Kılıçdaroğlu, Türkiye'deki şehirlerin, içinde yaşayan insanlara göre değil yarattığı ranttan yararlananlara göre bir politikayla yönetilmesinin acısını yaşadığını söyledi.

Belediye başkan adaylarından seçildikleri andan itibaren tüm kenti kucaklamaları ve harcanan her kuruşun hesabını vermelerini istediğini aktaran Kılıçdaroğlu, başkan adaylarını belirlerken liyakati ve başarı öyküsü bulunanları dikkate aldığını dile getirdi.

"Türkiye'nin kavgaya değil, bir arada yaşamaya ihtiyacı var"

AK Parti'li, MHP'li ve Saadet Parti'lilerin İmamoğlu'na rahatlıkla oy verebileceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Hiç kimseyi kırmadan, hiç kimseyi üzmeden herkese hizmeti götürecek, yoksul mahallelere hizmeti götürecek. Belediye başkanı arkadaşlarıma söylüyorum; 'Siz ayrımcılık yapmayacaksınız ama yoksul mahallelere pozitif ayrımcılık yapacaksınız, oraya daha fazla hizmet götüreceksiniz." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, İstanbul'da her mahalleye kreş yapacaklarını, bazı sınıfların 65 kişilik mevcudunun olduğunu, Ekrem İmamoğlu'nun başkan olması halinde yeni okullar yaptıracağını ve sınıfların 25 kişilik olacağını kaydetti.

Yerel yönetimlerde elde edecekleri muhtemel başarıyı sürdürebilir kılmak zorunda olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Çok büyük başarılar elde ettik' diye meydanlara çıkma gibi bir niyetim yok. Bizim niyetimiz şu; aldıktan sonra verdiğimiz sözleri nasıl ve ne zaman tuttuğumuzu halkımıza anlatacağız. Hiçbir belediye başkanı arkadaşım, yok efendim 'enkaz devraldık', şu bu filan edebiyatı yapmayacak. Belediyelerin borçlu olduğunu biliyoruz, büyük borçları olduğunu da biliyoruz ama biz hem o borçları ödeyeceğiz, hem de tüm vaatlerimizi yerine getireceğiz."

Kılıçdaroğlu, en son "Metastaz" adlı kitabı okuduğunu, fazla televizyon izleme şansının olmadığını, kitap okumak için de fazla zaman bulamadığını ve uzun süredir görmediği torununu özlediğini söyledi.

"Türkiye'nin huzura ihtiyacı var. Türkiye'nin kavgaya değil, bir arada yaşamaya ihtiyacı var." diyen Kılıçdaroğlu, "Polemik siyasetin doğasında var, çok fazla yadırgamam ama bunun bir düzeyinin olması lazım. Polemiğin ruhunda biraz gülmecenin de yatması lazım ve o saygı içinde, hani karşılıklı birbirini mat etme gibi özünde insanı çok fazla yaralamayan ama kullandığınız dil ve üslupla karşınızdaki kişinin, bir daha o konularda konuşmamasını sağlayan bir dil, bir üslup oluşması lazım." ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu, Şişli'de adayları Muammer Keskin'in kazanacağını savunarak, adaylarının Şişli'yi çok iyi bilen ve toplumun her kesimiyle iyi ilişkiler kurmuş bir insan olduğunu aktardı.

"Mansur Bey'e tahammül edemiyorlar"

Partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş'la ilgili tartışmalara ilişkin Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın Beypazarı'nı Ankara'nın markası haline getirdiğini söyledi.

"Mansur Bey'e tahammül edemiyorlar. Mansur Bey ne yaptı? Beypazarı Belediye Başkanlığı yaptı." diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Mansur Yavaş diyor ki, 'Ankara bir Cumhuriyet kentidir ve ben bu kente bir başkent kimliği kazandıracağım, bir Cumhuriyet kenti kimliği kazandıracağım.' Seymenleri var, angorası var... Bütün markaları yok edildi, her şey yok edildi. Ankara da beton ormanına dönüştü. Mansur Bey diyor ki, 'Ben Ankara'ya hizmet etmek istiyorum.' Tahammül edemiyorlar. Efendim, 'Bilmem nerede ne olmuş da...' Birkaç yıl önceki olayı pişirip getiriyorlar. Burada acı olan şu; bunun iktidar partisinin sözcüsü tarafından dillendirmesi, dillendirirken de bütün televizyonların canlı vermesi. Eyvallah verebilirsin. Mansur Bey de cevap verdi. Niye cevap verilirken televizyonlar canlı vermedi? Sonra da çıkıyorlar, 'Biz tarafsız yayıncılık yapıyoruz.' diyorlar, ortalıkta geziyorlar. Ne tarafsız yayıncılığı. Mansur Yavaş diyor ki, 'Ben seçildiğim andan itibaren Ankara'yı kucaklayacağım, hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğim.' Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu, Mustafa Bozbey ve diğerleri, belediyeleri aldıkları zaman göreceksiniz, bu belediyelerde asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak."

Kemal Kılıçdaroğlu, Mansur Yavaş'ın canlı yayına çıkmak için kendisinden izin almasına gerek olup olmadığının sorulması üzerine, "Olur mu öyle şey? Mansur Bey, televizyona çıkar tartışır. Genel başkandan 'Televizyona çıkacağım' diye niye izin alacak, hangi gerekçeyle izin alacak? Bu neyi gösteriyor? Özhaseki, Ankara'yı yönetemez, Ankara'yı başkası yönetir. Binali Yıldırım İstanbul'u yönetemez, başkası yönetecek." ifadelerini kullandı.

İntibak Yasası

Türkiye'de emeklilerin ciddi bir intibak sorununun olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, emeklilerin aldıkları aylıklarla ödedikleri primler arasında farklılıklar bulunduğunu belirti.

Kılıçdaroğlu, emeklilerin intibak sorununu çözeceklerini savunarak, "Diyelim ki ben 5 bin gün prim ödedim, siz de 5 bin gün prim ödediniz, aynı yaşlarda emekli olduk ama emekli olduğumuz tarihler farklı. Siz daha yüksek aylık alıyorsunuz ben daha düşük aylık alıyorum. Bu nasıl oluyor diyeceksiniz? Çünkü yasalar değiştiği zaman geriye yürümemiş. Eskilerin hak kayıpları var, yeniler biraz daha iyi aylık alıyorlar. İntibak sorununu da çözeceğiz." şeklinde konuştu.

Türkiye'de işsizlik rakamlarının yükseldiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, krizin ortalarında olduklarını, daha çok büyük sorunların karşılarına çıkacağını ileri sürdü.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet tarihinde ilk kez "Sokak Ekonomisi Çalıştayı" yaptıklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de 6 milyon kişi sokaktan geçiniyor. Bu rakam bana ait değil, akademisyenlere ait. Aileleriyle bunlar 23-24 milyon. Kimisi simit satarak, kimisi çöpten plastik ve kağıt toplayarak, kimisi kestane veya şeker satarak. Bunları bilen var mı? Bunların sorunlarıyla ilgilenen var mı? Hani sen sosyal devlettin. Fakir fukara, garibanın adamıydın. Bunların sorunlarını biz dile getiriyoruz Nerede yoksul vatandaş varsa onların hakkını savunmak bizim görevimiz."