İran’da Tarihi Bir Çağrı Yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran’ın başkenti Tahran’da mevkidaşı Hasan Ruhani ile yaptığı ortak basın toplantısında, bölgede akan kanın el birliğiyle durdurulması çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmi temasları kapsamında geldiği Tahran’da İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani ile ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan ile çok ayrıntılı güzel bir toplantı yaptıklarını ve sonrasında da İkinci Ortak Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’ni gerçekleştirdiklerini anlatan Ruhani, “Bölgesel konularda ikili işbirliklerimiz hakkında görüşmelerde bulunduk. Pek çok konuda önemli uzlaşmalara, anlaşmalara vardık. İkili konularda, enerji, ulaştırma ve karşılıklı yatırımlar konularını görüştük. Her iki ülkede birden özel sektör yatırımları, aynı şekilde 3. ülkelerde de bu yatırımları ele aldık. Ekonomik konularda tercihli tarifeler ve tercihli ticaret anlaşmalarımız üzerinde konuştuk. Kültürel ilişkilerimizin geliştirilmesi konularını, üniversitelerle işbirliklerini, araştırma merkezleriyle işbirliklerini ele aldık” dedi.
Erdoğan ile görüşmelerinde sınır güvenliği konusunda da görüş alışverişlerinde bulunduklarını ifade eden Ruhani, daha güvenli sınırlara sahip olma, teröre karşı birlikte hareket etme ve sınırları koruma altına alma konusunda anlaşmaya varıldığını dile getirdi.
TİCARİ HEDEF 30 MİLYAR DOLAR
İki ülkenin ticari ilişkilerinin geçen yıl 14 milyar dolar civarında olduğunu belirten İranlı lider, “Bunu 30 milyar dolara çıkartmak istiyoruz ve bu hedefi takip ediyoruz. Bu toplantıdan önce gerçekleştirdiğimiz İşbirliği Konseyi’nde bunları tekrar gündeme getirdik ve pek çok hususu görüştük. Burada bir sonraki toplantıya kadar ortak komisyonlar tarafından burada konuşulan konuların ve üçüncü bir toplantıya kadar buradan elde edilecek neticelerin takip edilmesi konusunda da anlaşmaya vardık” ifadelerinde bulundu.
TÜRKİYE’YE TEŞEKKÜR
Ruhani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Türkiye’ye özellikle nükleer meselelerde İran’ı destekledikleri için teşekkürlerini sunarak, “Lozan’da İran ile 5+1 ülkeleri arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ulaşacağı sonuç İran-Türkiye iktisadi ilişkileri açısından çok faydalı olacaktır. Bundan sonraki süreçte sağlanacak kolaylıklarla daha fazla yatırım gerçekleşeceğini düşünüyorum” dedi.
“GÖRÜŞMELER HASSAS BİR DÖNEMDE YAPILDI”
Görüşmelerin çok hassas bir dönemde yapıldığını ifade eden İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, “Özellikle bölgesel sorunlar bakımından hassas bir noktadayız. Etrafımızda güvensizlik ve istikrarsızlık söz konusu. İki taraf olarak bunlara tahammül edemeyeceğimize yönelik resmi görüşlerimizi bildirdik. Birbirimize yardımcı olmak suretiyle üçüncü ülkelerin de katkılarıyla terörizme, aşırılıklara, radikalizme karşı mücadele kararlığımızı gösterdik. Bütün bölge ülkelerinin Müslüman halkları arasında kardeşlik ilişkilerinin sağlanmasına karar verdik” şeklinde konuştu.
“YEMEN’DEKİ SAVAŞ VE KAN AKIŞI DURSUN”
Erdoğan ile Irak’ta, Suriye’de ve Filistin’de yaşanan sorunların yanı sıra Yemen konusunda ayrıntılı bir görüşme yaptıklarını dile getiren Ruhani, “Bu konudaki açık görüşlerimizi ortaya koyduk ve ortak noktalara ulaştık. İki ülke olarak Yemen’deki savaşın ve dökülen kanın olabildiğince hızlı bir şekilde durmasını talep ediyoruz. Tam bir ateşkese ulaşılması konusunda üçüncü ülkelerin düzenledikleri saldırıların durdurulmasını talep ediyoruz ki bu bölgede yeniden ateşkesle istikrar, barış, huzur geri gelsin, bölgeye insani yardımlar ulaştırılsın. İki ülke olarak diğer bölgelerdeki ülkelerin de yardımlarıyla Yemen’de yaşanılan sorunları aşmayı ümit ediyor, Yemen’de mevcut sorunların çözülmesi yolunda barışa, istikrara ve emniyetin yanı sıra güvene giden yolda da başarıya ulaşmak istiyoruz” ifadelerinde bulundu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN
Cumhurbaşkanı Erdoğan basın toplantısında gerçekleştirdiği konuşmasında, “Gerçekten bugün çok anlamlı bir buluşmayı gerçekleştirdik. Yüksek Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımızın ikincisini Tahran’da gerçekleştirmenin mutluluğu içerisindeyiz. Tabi bu toplantıda 8 anlaşma 1 mutabakat metni imzalanmak suretiyle de burada önemli bir adım atılıyor. Gerek siyasi alanda, ekonomik ticari, kültürel bu alanlarda neler yapabileceğimizi en geniş anlamda değerlendirme fırsatı bulduk. Bu anlamda bölge adeta ateşten bir çember. Bunları aramızda konuşma imkanımız oldu. Terörle mücadele konusunu değerlendirme fırsatımız oldu. Tabi siyasi noktada uluslararası alanda ne gibi adımları müşterek atabiliriz bunları konuştuk. Ekonomik alanda belli bir hızı ne yazık ki kaybettik, çok çok iyi giderken son 2013-2014’te bir düşüş söz konusu. Bir hedef belirlemiştik 30 milyar dolar gibi. Maalesef bu hedefte şu anda gerisiyiz, 4 milyar dolar yaklaşık bizim ihracatımız 10 milyar dolar İran’ın Türkiye’ye ihracatı söz konusu. Aramızdaki tabi ticaret açığı İran lehine çok çok fazla. Tabi burada yaptırımlar oldu. Bütün bunlar maalesef bu tabloyu ortaya çıkardı ve tahrik etti. Şimdi yeni dönemde çok daha farklı adımları bir dayanışma içerisinde birlikte atalım istiyoruz” dedi.
DOĞAL GAZ SİTEMİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, adım atmak için her iki tarafta da irade olduğunu kaydederek, “Biraz burada gecikmeler oluyor bu gecikmeleri aşmamız lazım. Bu noktada ısrarla üzerinde durduğumuz konu özellikle enerjide şu anda biz İran’ın doğalgaz ihracatının çok ciddi bir kısmını yüzde 90-95 gibi biz alıyoruz. Bu tabi çok önemli bir oran. Fakat fiyatlara gelince fiyatlar noktasında şu anda en pahalı doğalgazı İran’dan ithal ediyoruz. Aslında bu fiyat şu anda aşağı çekilmiş olsa biz tabi ki İran’dan alacağımız doğalgazı çok daha arttırırız. Çünkü Türkiye doğalgaz tüketiminde ilerleyen özellikle sanayisinde bir de artık illerin dışında ilçelere dağılan şebekesi ile ihtiyacı var. Onun için de bir taraftan çeşitlendirmeyi yapıyoruz ama bir taraftan da bu doğalgaz ihtiyacımızı uygun fiyatlarla karşılayacağız ki vatandaşımıza da ucuz doğalgaz verebilelim ve vatandaşımız da bu noktada mağdur olmasın. Şimdi dost ve kardeş iki ülke bu noktada dayanışma birbiriyle içinde olmazsak, biz kiminle dayanışma içinde olacağız. Ben bu gerçeği burada söylemek durumundayım. Şu anda en pahalı doğalgazı İran’dan alıyoruz, bu noktada olmak istemeyiz. Bunu uygun yere taşımamız lazım, getirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
HEDEFİ AÇIKLADI
Diğer bir konunun da enerji noktasında elektrik enerjisi de İran’dan alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elektrik enerjisi de İran’dan aldığımız düşünürse bu noktada da ne denli bir dayanışma içerisinde olduğumuzu gösterir. Fakat biz bu dayanışmamızı bir kenara koymak istemiyoruz bunu tabi ki devam ettireceğiz. Ama asıl hedef bizim diğer ürünler noktasında da 30 milyarlık hedefi yakalamamızdır. Çünkü biz birbirimize seslendiğimizde duyabilecek bir noktadayız. İşte Ankara’dan kalktık Tahran’a 2 saate ulaştık, mesafe bu. Aramızdaki eğer işi medeniyet noktasında, inanç noktasında kadim değerler noktasındaki birlikteliğimizi de buna kattığımızda demek ki müşterek yapmamız gereken çok şey var” açıklamasını yaptı.
"BÜROKRATİK OLİGARŞİ FELAKETTİR"
Erdoğan, ulaşımda yaşanılan sıkıntıların aşılması gerektiğine vurgu yaparak,” Büyük ölçüde aştık, fakat bürokrasi bazı yerde işi engellemeye devam ediyor. Tabii bürokratik oligarşi bir felakettir bu oligarşiden bir an önce kurtulmak lazım. Bir diğer önemli adım hava taşımacılığında biz tabi olayı sadece Tahran, Tebriz, Isfahan, Meşhed buralarda bırakmak istemiyoruz. İran ile aramızdaki bu kültürel turizmi, inanç turizmini çok daha yaygınlaştıralım ve özellikle bizim turizmdeki birikimimiz, tecrübemiz gerçekten çok çok ileri. Bunu paket turizm ile İran ile de paylaşmak isteriz. Biz göreve geldiğimizde 12 yıl önce Türkiye’ye gelen turist sayısı 13 milyondu. Hamdolsun şu anda Türkiye’ye gelen turist sayısı 40 milyonu aşmış vaziyette. Büyün bunlarda turizminde çeşitlendirilmesi söz konusu. Sadece hava kum, deniz turizmde yeterli değildi, biz bunları çeşitlendirdik. Bunun içine kültürü kattık, inanç turizmini kattık, termal turizmini, kongre turizmini, eğitim turizmini kattık. Bütün bunlarla bunu çeşitlendirmek sureti ile mevsim noktasında kış turizmini, golf turizmini, bütün bunları katmak suretiyle bir çekim alanı oluşturmuş olduk. Bunları daha da geliştireceğiz, daha da üzerinde çalışıyoruz. Otellerimiz vesaire bunlar geleni rahat ettirebildiğimiz mekanlar olarak da cezbediyor. Bu bakımdan İran’la müşterek çalışmaların içine girmemiz mümkün. Bundan önceki toplantımızda da zaten görüşmüştük” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, döviz konusuna oldukça önem verildiğini kaydederek, “Bir diğer atmamız gereken adım, buna da çok çok önem veriyoruz. O da döviz kuru noktasında biz başka paraların baskısı altında kalmayalım. Yani ekonomide İran’ın yerli parasıyla Türkiye’nin yerli parası bizim alışverişte noktasındaki aracımız olsun. Biz ne doların baskısı altında kalalım ne Euro’nun baskısı altında kalalım ve bu konuda daha önce merkez bankalarımızı, milli bankalarımızı görüştürdük, ama adım atamadık. Yani biz alımlarımızı İran’ın yerli parası ile yapalım, İran Türkiye’den alımlarını Türkiye’nin yerel parası ile yapsın. O zaman biz böyle bir kur baskısı altında kalmayız. Ve çok daha güçlü bir şekilde hem bölgeye örnek oluruz hem de uluslararası camiaya örnek oluruz. Bunlar bize ayrı bir güç katacaktır diye düşünüyoruz” açıklamasını yaptı.
"BENİ MÜSLÜMAN İLGİLENDİRİR"
Bölgesel sorunlara da değinildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şu şekilde tamamladı:
”Bölgesel sorunlara gelince gerek Irak’taki sorunları ele aldık, bunları dertleştik. Tabi Irak bizim için aslında kan ağladığımız bir yer. Bizim 300-350 km sınırımız var, ama şu ana kadar orada yüz bini aşkın yüzbinlerce insan maalesef öldü. Tarih adeta katledildi, kültür katledildi, hala katledilmeye devam ediyor. aynı şekilde Suriye’de 300 bin insan öldü. Ölen kim Müslüman ve insan. Kim kimi öldürüyor baktığımız zaman ben burada mezhebe bakmıyorum, beni ne Şia ilgilendirir, ne Sünni ilgilendirir. Beni burada Müslüman ilgilendirir ve ben insan odaklı olarak bakmak durumundayım. Bizi yaratan Allah Eşref-i mahlukat derken orada bu Müslümandır, Hristiyan’dır diye tasvip yapmıyor, yaratılmışların en şereflisi insan diye bir tanımlama yapıyor. İnsan yaratılmışların en seferlisi ama yine insan çok acımasız. Bu kadar insan öldürülüyor. Bunu kabullenmek mümkün değil, öyleyse bizim bir araya gelerek, oturarak, konuşarak bu işin müzakeresini, müşaveresini yaparak artık bu kana ölüme hep birlikte son vermemiz lazım. Bu birbirleriyle vuruşanları bir araya getirelim, bu arada bizlerde ne kadar bu işi kolaylaştırabiliyoruz, arabuluculuk yapabiliyoruz, bunların üzerinde duralım ve buradan Rabbimizin yardımıyla bir netice alalım diyorum”
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.