İnsan Hakları Alanında Bireysel Başvuru Usullerinin Tanıtılması Projesi

İnsan Hakları Alanında Bireysel Başvuru Usullerinin Tanıtılması Projesi
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Bu ülkede yıllarca insanların dilleri, etnik kökenleri, kültürleri bastırılmaya çalışıldı ama hiçbir yere de varılmadı. Ne bu ülkede birbirimizin dilini zorla değiştirebildik ne kültürünü ne de etnik y

- Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Bu ülkede yıllarca insanların dilleri, etnik kökenleri, kültürleri bastırılmaya çalışıldı ama hiçbir yere de varılmadı. Ne bu ülkede birbirimizin dilini zorla değiştirebildik ne kültürünü ne de etnik yapısını değiştirebildik. Artık herkesin birbirini olduğu gibi kabul ettiği, herkesin birbirine saygı duyduğu, ortak çalışmanın, birlikte hareket etmenin, birlikte Türkiye’yi kalkındırmanın hepimize kazandıracağı bir yeni dönemdir. Geçmişte farklı dillerde kurs açma, radyo televizyon yayını yapma, seçmeli ders gibi konular sadece hayaldi ama bugün bütün bunların hepsi gerçekleşiyor” dedi.

İnsan Hakları Alanında Bireysel Başvuru Usulleri tanıtım Projesi açılış programına katılan AB Bakanı Bağış, burada yaptığı konuşmada, bugün yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün meclise sesleneceğini ifade etti. Bakan Bağış, dün Başbakan Tayyip Erdoğan’ın demokratikleşme paketi duyurusunu yaptığını hatırlatarak şunları dedi:

“Türkiye gerçekten önemli bir süreci daha başlatmış oldu. Ama insan hakları bizim için yeni bir kavram değildir. Biz tarihte en güçlü olduğu dönemde bile insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir medeniyetin çocuklarıyız. Geçmişte bizim için yüz karası olan bir tarih vardır. 12 Eylül. Bu millet gerçekten 12 Eylül’ü gerçekten artık bir demokrasi yıl dönümü olarak kutlamaya başladı. Çünkü 2010 yılında geçmişin acılarını unutturan bir anayasa paketi vatandaşlarımız tarafından kabul edildi. Biz geçmişte devlete karşı gıkını çıkaramayan bir devlet iken bugün hakkını devletten çatır çatır hakkını arayan bir Türkiye haline geldik.”

Türkiye bugün artık insan hakkıyla vardır diyoruz ve bunun gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz diyen Bakan Bağış, demokratikleşme paketinin, Türkiye’de statükocu devlet anlayışına adeta bir balyoz vuracağını, devlet için millet değil, millet için devlet kavramını hâkim kılacağını söyledi.

Türkiye’de artık devletin milleti değil, milletin devleti anlayışının hakim olduğunu ifade eden Bağış konuşmasına şöyle devam etti:

“Dün Başbakanın da dediği gibi bu paket ne ilktir ne de son olacaktır. Çünkü reformda hiçbir zaman ihtiyaç tükenmez. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Demokratikleşme paketi aynı zamanda bizim için bir kardeşlik manifestosudur. Zaten AK Parti’nin kurulduğu gün ilan edilen parti programına bakarsanız bütün demokratikleşme paketlerinin aslında özünü orada görürsünüz. Gelişmiş demokrasilerde değişimi isteyen, zorlayan genelde iktidarları sıkıştıran muhalefet olmuştur. Ama Türkiye’de özellikle son dönemde maalesef değişimi zorlayan, özgürleştirmeyi ön saflara çeken bu konuda aktif olan iktidarda ki siyasi parti olurken, bunu engellemek isteyen zihniyette muhalefet partileri olmuştur. Zaten Türkiye’nin belki de en kapsamlı demokrasi paketi dün ilan edildi. Muhalefet partilerimiz bu konuda yorum yapmaktan kaçındılar. Biz 3 dönemdir ortaya koyduğumuz reformcu anlayışımızı bundan sonra da devam ettireceğiz. Türkiye’de yeni bir dönem başladı. Türkiye’de geçmişte darbelerin milletin başına akbaba gibi üşüşen iktidarların yerine bugün artık seçim yapısıyla ilgili alternatifleri tartışan bir Türkiye ortaya çıkmıştır.”

Türkiye’de yıllarca insanların dilleri, etnik kökenleri, kültürlerinin bastırılmaya çalışıldığını ve hiçbir yere de varılmadığını sözlerine ekleyen Bağış, “Ne bu ülkede birbirimizin dilini zorla değiştirebildik ne kültürünü ne de etnik yapısını değiştirebildik. Artık herkesin birbirini olduğu gibi kabul ettiği, herkesin birbirine saygı duyduğu, ortak çalışmanın, birlikte hareket etmenin, birlikte Türkiye’yi kalkındırmanın hepimize kazandıracağı bir yeni dönemdir. Geçmişte farklı dillerde kurs açma, radyo televizyon yayını yapma, seçmeli ders gibi konular sadece hayaldi ama bugün bütün bunların hepsi gerçekleşiyor” ifadelerini kullandı.

Bugün sadece başörtüsü özgürlüğünün değil, aynı zamanda bu paketle birlikte gelen hiç kimsenin yaşam tarzına karışılmamasının devlet tarafından güvence altına alınmasını sağlayan bir paketi hazırlayan hükümetin mensubu olduğunu belirten Bağış, “Artık kimse kimsenin kılık kıyafeti ile uğraşmasın, kimse kimsenin ne yiyip içtiği ile uğraşmasın ve kimse kimsenin hangi kitabı okuduğu ile uğraşmasın dedi. İşte bu güne kadar bize gösteri izni verilmedi, demokratik tepkimizi gösteremiyoruz diyenlere paket içerisinde toplanma özgürlüğü ile ilgili yeni açılımlar ortada. Artık Türkiye’de gösteri yapma ile ilgili kurallar Avrupa Birliği standartlarına geldi. Başbakan’ın Roman Dili ile ilgili yaptığı açıklamada şirinlik olsun amacıyla yapılmadı. Onların hakları olduğu için yapıldı. Hacı Bektaşi Veli’nin adının Nevşehir Üniversitesine verilmesi çok sembolik ve anlamlıdır. Türkiye’de Roman vatandaşlarının kendi Roman Dil ve Kültür Enstitüsü kurulacağı bir dönemdir" diye konuştu.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.