Has Parti Genel Başkanı Kurtulmuş Gündeme İlişkin Konuları Değerlendirdi
Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, "Ermenistan ile Türkiye arasında ilişkiler araya başka devletler sokulmadan, Ermeni dostu görüntüsü adı altında Türk karşıtlığını destekleyen ülkeler devreye sokulmadan Türkiye, Ermenistan ile ilişkilerini doğrudan problemsiz bir noktaya getirebilir" dedi.
Genel Başkan Numan Kurtulmuş, HAS Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda Ermeni soykırımı iddiası, Suriye ile Arap Birliği arasında imzalanan barış planı, Cumhurbaşkanlığı seçim süresi ile ilgili tartışmaları ve asgari ücrete yapılan zamla ilgili konuları değerlendirdi. Fransa'daki Ermeni soykırımı yasasına ilişkin olarak Kurtulmuş, "Sivil toplum kuruluşları birkaç gündür Fransa'da faaliyet gösteriyorlar. Ancak bu çok geç kalınmış bir çabadır. Sonuçta yarından tezi yok, Türk lobicilik faaliyetlerine çok etkin
bir şekilde yapılabilmesi için adımlar atılmalıdır. Ermenistan ile Türkiye arasında ilişkiler araya başka devletler sokulmadan, Ermeni dostu görüntüsü adı altında Türk karşıtlığını destekleyen ülkeler devreye sokulmadan Türkiye, Ermenistan ile ilişkilerini doğrudan problemsiz bir noktaya getirebilir" dedi.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin Ermeni açılımının gündeme geldiğini ifade eden Kurtulmuş, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2008'de Ermenistan'a futbol maçı izlemeye gitmişti ve arkasından da Ermenistan Cumhurbaşkanı Bursa'ya maç izlemeye gelmişti. O zaman futbol diplomasisi üzerinden Ermenistan ile sorunlarımızın ortadan kaldırılacağı dile getirilmişti. Hemen ardından 2009 yılında İsviçre'de Ermenistan ile protokol imzalandı. Maalesef Ermenistan açılımı plansız bir yol haritasına sahip olunmadan yapıldı.
Ermenistan ile anlaşmanın niçin o tarihte Avrupa'da Ermeni soykırımı yoktur diye ceza verilen tek ülke olan İsviçre'de yapıldığını o zaman da anlamadığımızı ifade ediyorduk. Bu tarih Fransızlar ile Türkiye'nin ortak tarihi değildir. Bizim tarihimiz Türkler ile Amerikalıların ortak tarihi değildir, bizim tarihimiz Ermenilerle, Rumlarla, Süryanilerle bizim olan bu insanlarla ortak bir tarihimizdir. Bu ortak tarihi çok açık bir şekilde araştırıp, bir yanlışlık var ise bunu söylemekte asla ne Fransa'nın işidir
ne de Amerika'nındır" diye konuştu.
HAS Parti Genel Başkanı Kurtulmuş, Suriye ile Arap Birliği'nin barış planına da değinerek, "Biz başından beri Suriye'deki gerilim konusunda bölge ülkelerinin inisiyatif almasını, özellikle ülkenin iki büyük gücü Türkiye ve İran'ın Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı ile birlikte bölgede bir barışı sağlayacak komite oluşturmasını ve bu komitenin de bölgedeki Esat rejimi, Baas Partisi gidecek ama bölgede Suriye'de bir devri sabık oluşturulmayacak; Suriye'de demokrasiye geçiş süreci olacak, tüm siyasi
aktörler bu süreçlerde temsil edilecek, bu süreci tahin edecek bir barışı gözleme komitesinin oluşmasını teklif ettik. Esat rejimi zaman kazanmak için bu anlaşmayı kullanmamalıdır. Bir an evvel barışa geçiş sürecinin hızlandırılması lazım. Ayrıca Arap Birliği teşkilatı da, bölge ülkelerinin sözcüsü ve gerçekten adı üstünde Arap Birliği örgütü gibi davranmalıdır. Yoksa bölge dışındaki güçlerin bölgedeki taşeronluğu görevini asla üstlenmemelidir. Bizim teklifimiz bu anlamda doğru bir tekliftir. Bu bölgede iki
önemli iç çatışma unsuru vardır. Bunlardan birisi mezhep kavgasıdır" dedi.
Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda ise şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanını halka seçtirmeyelim, eskisi gibi olsun parlamentoda seçelim diyoruz. Bu Türkiye'nin statükosunun kendi kendini deşifre etmesidir. Bu konuda tartışmanın içine girmek milletin idaresine saygısızlık duymak demektir. 2007'de sormadınız mı? Evet, Cumhurbaşkanını biz seçeceğiz diye oy verdik. 2007'deki referandumda biz Cumhurbaşkanı seçeceğiz diye oy verdikten sonra oradaki Cumhurbaşkanlarının nasıl seçileceğine ilişkin referandum maddesi, anayasa maddesi önümüzde durduğu müddetçe bu
tartışmaları gündeme getirmek fevkalade büyük haksızlıktır. Bunu fevkalade ayıp ve halka büyük saygısızlık olarak görüyorum. Halk kararını verdi, ne söyleyeceğini söyledi. Dört buçuk yıldır beyler neredeydiniz, niye bu yasayı çıkarmadınız."
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in asgari ücret açıklamalarına da değinen Kurtulmuş, "Sayın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in bir konuşmasını açıklamak istiyorum. 'Türkiye'de asgari ücret 2002 yılında 175 euro, şimdi ise 356 eurodur. Türkiye'de şu anda asgari Polonya, Letonya, Macaristan, Estonya, Litvanya, Romanya ve Bulgaristan'dan daha yüksek asgari ücret verilmektedir. Asgari ücret bin TL olursa devlet batar mı denilmektedir. Özel sektörde ücretleri verimlilikle ilişkilendirmezseniz belki Türkiye batmaz ama
firmalar batar. İstihdam edilen o kardeşlerimiz iş bulamaz hale gelir. Asgari ücreti belirlerken makul bir ücret ve rekabet gücünü göz önünde bulundurmak zorundayız. Bugün 9-10 AB üyesinden daha yüksek asgari ücret verilemez' demişti. Hani siz dünyanın 16. büyük ekonomisiydiniz, hani kalkınmada dünyanın 3. büyük kalkınmasına sahiptiniz. Kendinizi neden Letonya, Litvanya ile kıyaslıyorsunuz. Bu kıyas son derece yakışıksızdır. Türkiye'nin böyle ülkelerle kıyas edilmemesi lazım. Eğer Türkiye dünyanın 3. büyük
kalkınan ülkesiyse" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.