Egemen Bağış, Kemal Burkay İle Bir Araya Geldi

Egemen Bağış, Kemal Burkay İle Bir Araya Geldi
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 31 yıllık sürgünün ardından, önceki gün Türkiye'ye dönen Kürt politikacı ve yazar Kemal Burkay ile bir araya geldi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 31 yıllık sürgünün ardından, önceki gün Türkiye'ye dönen Kürt politikacı ve yazar Kemal Burkay ile bir araya geldi.

Başmüzakereci Egemen Bağış, Kemal Burkay ile Avrupa Birliği Ortaköy Ofisi'nde bir araya geldi. İlk önce basına kapalı bir görüşme yapan Bağış ve Burkay, daha sonra birlikte kameraların karşısına geçti. Bağış, yaptığı açıklamada, "Kemal Bey'in o meşhur şarkısı Gülümse'de geçen 'iklim değişir, Akdeniz olur' sözleri, belki bugün Türkiye'nin içinden geçtiği süreci çok iyi anlatıyor. Kendisinin ülkemizden ayrılmasından 376 ay sonra iklimin değiştiği ülkesine,anavatanına dönmüş olması ve sizlerin burada

göstermiş olduğunu ilgi bir kez daha gösteriyor ki, bu bir heyecan yarattı. Bende kendisine 'gülümseyen Türkiye'ye hoş geldiniz' diyorum. Siz buradan ayrılırken, gerçekten bir burukluk içindeydik. Ama bugün Türkiye farklı bir noktada. Son 9 yılda hükümetimizin attığı adımlarla, milletimiz için gülümseyen bir Türkiye perspektifinin takipçisi olduk ve bugün Kemal Bey'in dönmesiyle bu burukluğun tarihe gömülmesinde önemli bir aşamayı geride bıraktığımızı düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Kemal Burkay'ın birikiminden her alanda faydalanmanın bu ülkenin ve milletin beklentisi olduğunun altını çizen Egemen Bağış, Burkay'ın bugüne kadar özellikle şiddete karşı duruşuyla herkesin takdirini kazandığını söyledi. Egemen Bağış, "Maalesef, Kemal Bey'in Türkiye'ye dönüşünden rahatsız olanlara bakarsanız, kan üzerinden siyaset yapanlar olduğunu görürsünüz. Ama biz artık bu zihniyetlerin köşeye sıkıştığını umuyoruz. Çünkü milli birlik ve kardeşlik projesini önemsiyoruz. Bu konuda önemli adımlar

atıyoruz. Bu ülkede bütün vatandaşlarımızın kucaklayan bir anayasaya kavuşmamızın, her bir bireyin bu ülkenin eşit vatandaşları olarak ileri düzeyde demokrasiyi yaşayabilmesini önemsiyoruz. Bugün Türkiye kendisinin bıraktığı Türkiye değil. O da, onun farkında olduğu için bugün burada. Demokrasimiz çok daha ileri bir noktada. Bugün, siyaset geçmişse nazaran çok daha güçlü bir noktada. Hak ve özgürlükler düne göre çok daha gelişmiş durumda. Ama daha yapılacak çok işimiz var, daha atılacak çok adımlar var"

diye konuştu.

"ŞİDDETE HİÇBİR ZAMAN PRİM VERMEDİK"

Başmüzakereci Egemen Bağış, Burkay'ın 31 yıl yaşadığı İsveç'in, Avrupa Birliği (AB) standartları ve demokrasi standartları açısından örnek bir ülke olduğunu belirterek, "Türkiye'nin de bu yönde attığı adımlar Avrupa Birliği sürecinin ülkemizin demokratikleşmesi ve şeffaflaşması için ne kadar önemli olduğunu değerlendirme imkanımız oldu" dedi. Kemal Burkay'ın, Türkiye'nin AB sürecini desteklediğini anlatan Bağış, "Kendisinin, Türkiye'nin demokrasisinin artık her konuyu tartışabilecek olgunluğa eriştiğini

görmüş olması beni de mutlu etti. Bugün artık Türkiye'de farklı fikirlerin mecliste temsil edilecek kadar güce kavuşmuş olmalarına rağmen, temsil ettikleri meclisin devletiyle bir çatışma içinde olmaları demokrasi normlarında ideal denilebilecek bir olay değildir. Onun için Türkiye'de tartışmanın merkezi demokrasinin beşiği olan TBMM olmalıdır" dedi.

AB sürecinde, Burkay'ın 31 yıllık Avrupa tecrübesinden yararlanmak istediğini ifade eden Egemen Bağış, şunları söyledi;

"Ben Burkay'ın, 'PKK Kürtlere karşı savaşmıştır' tespitini bütün bölge halkı tarafından takdirle karşılandığını görüyorum. Sayın Başbakanımızın 2005'te söylediği gibi 'Kürt meselesi benim meselemdir, bunu çözmemiz gerekir' yaklaşımında da hiçbir değişiklik yoktur. Tabii ki Türkiye'de sorunları olan birçok kesim vardır. Bu sorunları çözmek için de bizim barışçıl diyalog ortamını sağlamamız gerekmektedir. İşte o barışçıl diyalogun sağlanabilmesi için silah bırakılması şarttır."

Bağış, Burkay üzerinden hiçbir kesimin siyasi istismar yapmasını doğru bulmadığını ifade ederek, "Ümit ederim ki, kendisi Türkiye'nin demokrasi, özgürlük ve barış yurdu olmasına çok önemli katkılarda bulunacaktır. Devletimizin kapısı, demokratik yollarla demokrasimizin güçlenmesini isteyen herkese açıktır. Ama şiddete hiçbir zaman prim vermedik, vermeyeceğiz" dedi.

BAĞIŞ'TAN, BURKAY'A KÜRTÇE KURAN-I KERİM

Egemen Bağış, konuşmasının ardından Kemal Burkay'a, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni anlatan bir kitapçık, Ahmedi Hani'nin Kürtçe kitabını ve TRT Şeş için hazırlanan bir Kürtçe Kuran-ı Kerim'i hediye etti.

Hediyeleri alan Kemal Burkay ise, kendisinin hazırlıklı gelmediğini ifade etti. Türkiye'de ilk kez bir bakanla birlikte basının karşısına çıktığını anlatan Kemal Burkay, "Bana son günlerde hep sordular 'heyecanlı mısınız?' diye. Heyecanlı olduğumun farkında değildim, ama giderek heyecanlanıyorum" dedi. "Yurt dışında neyi savunuyorsam burada da onu savunuyorum" diyen Burkay, "Bu görüşler toplumumuzun geldiği aşamaya denk gelen görüşlerdir. Ben siyasal hayatımda barışçıl yöntemleri savundum. Uzun zamandan

beri bir aydın, bir yazar olarak hayatımı sürdürüyorum ve görüşlerimi yansıtıyorum. Şiddetin bir çözüm olacağına inanmadım. Silaha yönelik eğilimleri doğru bulmadım. Gerek sol, gerek Kürt hareketi mücadelesini barışçıl yöntemlerle sürdürseydi belki daha farklı olurdu. Bütün yaşanan acılar sağ, sol atalarına ve Kürtlerin atalarına yüklenemez. Şiddet şiddeti doğurdu, şiddet sarmalına dönüştü" diye konuştu.

Her kesimde, sorunların şiddetle çözülemeyeceği yolunun ağır bastığını ifade eden Burkay, "Silahları susturmak ağır basıyor. Silahların susması, çatışmanın durması diyalog ortamı ve çözümü güçlendirecektir. Olumlu adımlar atıldığında bir takım provokatif olaylar patlak veriyor" dedi.

Burkay, hükümetin açılım konusunda daha kararlı ve cesur olması gerektiğini de belirterek, barış ve özgürlüğü getirecek her şeyi desteklemeyeceğini söyledi. "Kürt sorunu çözülmeden Türkiye'nin düze çıkması zordur, bir ayağı hep çukurdadır" diyen Kemal Burkay, "Biz akan kanı durdurmalıyız. İster asker olsun, ister dağdaki PKK elemanı olsun, Kürtler olsun yitirilen her can bana acı veriyor" şeklinde konuştu.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.