Diyanet-sen'den 'Yeni Anayasa'da Din Ve Vicdan Hürriyeti' Paneli
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, laikliğin, inançların önüne engel koymayı öngörmeyeceğini belirterek, "Türkiye'de din ve vicdan hürriyeti iyi tartışılmalı. Yeni anayasa yapılırken de hep beraber bunu iyi tartışmalıyız" dedi.
Diyanet-Sen Akademisi tarafından Rixos Otel'de gerçekleştirilen 'Yeni Anayasada Din ve Vicdan Hürriyeti' konulu panelin açılışına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez de katıldı. Panelin açılışında konuşan Bozdağ, mevcut anayasanın 'koruma ve kollama' anayasası olduğunu savundu. 1982 Anayasası'nın Cumhurbaşkanına, meclis başkanına, başbakana, yargıya, üniversitelere güvenmeyen bir yapıda olduğunu kaydeden Bozdağ, "Bu anayasa 74 milyon milletinin hiçbir
ferdine güvenmiyor" diye konuştu.
Anayasanın en önemli unsurlarından bir tanesinin anayasadan ziyade 'ama'yasa olma özelliği olduğunu dile getiren Bozdağ, "Ne özgürlük ararsanız bu anayasada var. O nedenle herhangi bir sorun yok ama bu özgürlükleri kullanmaya yeltendiğinizde 'artık' diye başlıyor. Özgürlükleri hangi hallerde kullanamayacağınızı tek tek sıralıyor. Anayasalar hak ve özgürlükleri sadece vadedip, 'bunları nasıl kullanamazsınızın' yolunu gösteren metinler değildir. Anayasalar bütün dünyada hak ve hürriyetleri ortaya koyup,
bunu devletin nasıl sağlayacağını, vatandaşın da bu hakları, hürriyetleri kullanırken hür ve emin biçimde bunu gerçekleştirmesi için nelerin yapılacağını ortaya koyar" şeklinde konuştu.
Mevcut anayasa incelendiğinde matematiği bile belli bir ideolojinin dışında yapma imkanının olmadığının görüleceğini kaydeden Bozdağ, bir ülkede matematik, fizik, kimya veya herhangi bir bilim bir ideolojinin kurallarıyla yol bulmaya başlamışsa orada ilim de, bilim de olmayacağını vurguladı. Bozdağ şunları kaydetti:
"Matematik kural tanımaz. Bizim anayasa her şeye kural koymuş. Eğitim, bilim, sanat, ifade hürriyetiyle ilgili maddelere bakın. Size belli bir anlayışın dışında ilim yapma imkanı vermiyor. Şimdi yapıyoruz da Anayasayı tam uygulamadığımız için yapıyoruz."
Anayasaya göre Türkiye'nin laik bir ülke olduğunu hatırlatan Bozdağ, laikliğin, bütün dinlere eşit mesafede durmayı, bütün din mensuplarına dininin, inançlarının gereklerini özgür bir ortamda yerine getirme imkanı öngördüğünü kaydetti. Bozdağ, "Laiklik inançların önüne engel koymayı öngörmez. Devlete vazife yükler. Din ve vicdan özgürlüğü laik bir ülkede tamdır. Devlet bu özgürlüğün tam uygulanması için yetkili ve vazifelidir. Bu özgürlüğü engelleyici tutumlar içerisinde olmaz" dedi.
Türkiye'nin din ve vicdan hürriyetini iyi tartışılması gerektiğini kaydeden Bozdağ, yeni anayasa yapılırken de hep beraber bunu iyi tartışmaları gerektiğini belirtti. İlköğretimde, ortaöğretimde din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olduğunun ifade edildiğini belirten Bozdağ, "İslam dini veya din dersi değil. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi. Bir dinin doğruluğunu öğretmeyi emretmiyor, 'bir kültür ver' diyor. Bir dinin öğrenimini tam teminat altına alan düzenleme yok, din eğitimiyle ilgili
hüküm var. Onun uygulamasında da başkaca bir sürü sıkıntılar var. Yeni anayasa sürecini tartışırken din ve vicdan özgürlüğünü düzenleyen 24. ve 136. maddeyi bir bütün halinde değerlendirmek ve uluslararası insan haklarına ilişkin sözleşmelerde din ve vicdan hürriyeti nasıl teminat altına alınıyorsa uluslararası standartlara uygun bir şekilde Türkiye'ye bunu yansıtmak gerekir" şeklinde konuştu.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Görmez ise din ve vicdan özgürlüğünün, medeni dünya için artık lütuf olmaktan çıktığını, ihtiyaç ve zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Din ve vicdan hürriyetinin kişilerin istedikleri dini serbestçe seçmelerini, seçtikleri dinin kurallarını hiçbir zorlama ve müdahale olmadan uygulamalarını, bu konuda eğitim alma, eğitme, başkalarına anlatma ve telkin etme haklarını ifade ettiğini kaydeden Görmez, insanların dini ve vicdani kanaate sahip olma hakkının, hukuktan,
anayasa ve yasalardan değil, sırf insan olmaktan, düşünme ve inanma yeteneğinden doğduğunu söyledi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.