Davutoğlu-kılıçdaroğlu Görüşmesi
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye tasarısının BM Güvenlik Konseyi tarafından veto edilmesi konusunda, uluslararası toplumun bölünmüş bir görüntü sergilemesinin doğru olmadığını belirterek, "Türkiye'nin kendi ulusal güvenliğini de ilgilendiren bir konu olduğu için, kendi politikamızın ana unsurlarını da sürece bağlı olarak geliştirerek, gerekli adımları atmaya kararlıyız" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret eden ve gündemdeki konular hakkında bilgi veren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 1.5 saatlik görüşmenin ardından gazetecilere görüşmeyle ilgili açıklama yaptı. Muhalefeti bilgilendirme noktasındaki görüşmeleri belli aralıklarla gerçekleştirdiklerini ve bundan sonra da gerçekleştirmeye devam edeceklerini belirten Davutoğlu, görüşmenin zannedildiği gibi tezkere konusuyla ilgili olmadığını söyledi. Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren konularda fikir
alışverişi yaptıklarını söyleyen Davutoğlu, Kılıçdaroğlu ile yaptıkları görüşmede ise gündemdeki ana dış politika meselelerini paylaştıklarını kaydetti. Temelde 4 konu üzerinde görüşüldüğünü ve Kılıçdaroğlu'na da bu konular hakkında bilgi aktardığını söyleyen Davutoğlu, "Birincisi, Ortadoğu'daki gelişmeler ve Suriye bağlamında. Özellikle Türkiye'nin takip ettiği politikanın esasları. İkincisi, Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin faaliyetleri ve Doğu Akdeniz bağlamında son
gelinen nokta. Bu konuda aldığımız tedbirler. Tabii bu çerçevede gerek Ortadoğu gerek Doğu Akdeniz gerek İsrail'le ilişkilerimiz üçüncü bir konu olarak gündeme geldi. Dördüncüsü de Füze Savunma Sistemi konusunda özellikle radar konusunda alınan kararlar ve NATO çerçevesinde bu konuda ele alınan hususlar... Bunları kapsamlı şekilde ele aldık" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın da talimatıyla bütün bu konular hakkında anamuhalefet partisini bilgilendirmenin Ulusal dış politika noktasında önemli gördüklerini belirten Davutoğlu, Ortadoğu'da halkların meşru demokratik haklarının yanında olduklarını da Kılıçdaroğlu'na aktardıklarını ifade etti. Ortadoğu'daki gelişmeler kapsamında Türkiye için önemli olan ülkenin Suriye olduğunu belirten Davutoğlu, "Ocak ayından bu yana Suriye ile yapılan temaslarımızın detaylarını kendisiyle paylaştım. Bu temaslarda Suriye
yönetiminin böyle bir değişim sürecini bizzat yönetmesi ve başka ülkelerde görülen yönetim-halk çatışmasına mahal vermeksizin bu reform sürecinin Suriye'de yöneticiler tarafından gerçekleştirilmesi için ne kadar çaba sarfettiğimizi kendilerine aktardım" şeklinde konuştu.
Görüşme sırasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu'nun da dış politika hakkında kendi görüşlerini aktardığını belirten Davutoğlu, "Karşılıklı olarak açık bir görüşme oldu" dedi.
İsrail konusunu da ele aldıklarını belirten Davutoğlu, Güney Kıbrıs ile yaşanan gerilimle ilgili de Türkiye'nin takip ettiği konuları da anamuhalefet ile paylaştığının altını çizdi.
Füze Savunma Sistemi ile ilgili olarak da, Türkiye'nin öne çıkardığı temel ilkelerini aktardıklarını söyleyen Davutoğlu, konuyla ilgili olarak şunları kaydetti:
"NATO karar kademesinde en üst düzeyde bir Türk generalinin görev alması gibi temel ilkeler etrafında yürüttüğümüz diplomasiyi ve bu ilkelerin sağlanması sonrasında radar konusunda geldiğimiz mutabakatı kendileriyle paylaştım. Ben kendisine teşekkür ediyorum, ekibine teşekkür ediyorum. Gerçekten bu konularda çok açık yürekli, dostane ve konuların, dosyaların açık bir şekilde ele alındığı bir görüşme oldu. Tabi muhalefetin belli konularda itirazları olması doğaldır. Ama önemli olan muhalefetin ve
muhalefet partilerimizin bu konularda sağlam bir bilgiye sahip olmaları ve bu bilgeleri spekülatif kaynaklardan değil de, doğrudan bu işi yürüten Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden ve bu hükümeti temsilen Dışişleri Bakanlığı'ndan, bizden almış olması önemli. Ben bu konuda bunları paylaştım. Doğrusu bir gereklilikti. Bunu belli aralıklarla da yapacağız."
"NE ZAMAN BİLGİYE İHTİYAÇ OLURSA, HER TÜRLÜ BİLGİYİ PAYLAŞIRIZ"
Anamuhalefete bilgi vermenin ihmal edildiği yönünde bir kanaat olduğunu söyleyen Davutoğlu, daha önce de muhalefet partilerinin bilgilendirildiğinin altını çizerek, "Bundan sonra kendilerine de ifade ettim, ne zaman bilgiye ihtiyaç olursa her türlü bilgiyi paylaşırız. Çünkü dış politika konuları, özellikle böyle tarihi aşamalarda dış politika konularının siyasi polemiklerin üzerinde değerlendirilmesi lazım. Türkiye'nin güvenliğini, özgürlüğünü, istikrarını kimsenin bu anlamda riske etmemesi lazım" diye
konuştu.
Muhalefet partilerinden gelen her türlü yapıcı öneriyi değerlendirmeye hazır olduklarını söyleyen Davutoğlu, "Bu iletişimin sürmesinde büyük fayda vardır" dedi.
"BÖLÜNMÜŞ BİR GÖRÜNTÜ SERGİLENMESİ DOĞRU OLMADI"
Daha sonra gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Davutoğlu, bir gazetecinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde görüşülen Suriye tasarısının veto edildiğini hatırlatarak, Başbakan Erdoğan'ın tasarı veto edilse bile Türkiye'nin kendi hazırladığı yaptırımları uygulayacağı şeklinde açıklaması olduğunu ve Türkiye'nin Suriye'ye nasıl bir yaptırım uygulayacağını sorması üzerine, "Gerçekten burada uluslararası toplumun bölünmüş bir görüntü sergilemesi doğru olmadı. Gönül isterdi ki bütün
ülkeler ortak bir tutum üzerinde birleşebilsin. Bu hem Suriye halkına, Suriye yönetimine, bölgeye çok daha güçlü bir mesaj olurdu. Maalesef arzu edilen bu gelişme gerçekleşmemiştir. Keşke müzakereler daha da devam edip üzerinde mutabık kalınan bir çerçevede bir Güvenlik Konseyi kararı çıkarabilmiş olsaydı. Çünkü bugün Suriye'de bugün yaşananlar artık bir iç mesele olmanın ötesine geçmiş ve bir noktada çok ciddi insani trajedi oluşturan bir noktaya da gelmiştir. Biz bu konuda olayların bu aşamaya
gelmemesi için, bunu açık söylüyorum, Sayın Başbakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımız, bizler enerjimizin tümünü sarf ettik. Kullanılabilecek her türlü dili, kullanılabilecek her türlü diplomatik aracı kullandık. Keşke Suriye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gündemine hiç gelmemiş olsaydı. Keşke Suriye yönetimi en başından halkına karşı operasyonlara yönelmektense, reformlara girişmiş olsaydı. Ve bugün Suriye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gündeminde değil, diğer Arap halklarının da örnek aldığı
bir ülke olsaydı. Ama maalesef bu olmadı."
Davutoğlu, Başbakan Erdoğan'ın ise Suriye konusunda 'kendi yaptırımlarımızı uygulayacağız' şeklindeki açıklamaları için ise, "Uluslararası toplumdaki gelişmeler ne olursa olsun, biz Suriye'deki gelişmelere bigane kalamayız" diyerek, şunları söyledi:
"Tutumuz bu konuda nettir. Biz Suriye halkının haklı taleplerinin yanındayız. Suriye yönetiminin biran önce bu operasyonları durdurarak, bu haklı taleplere cevap verecek bir yol benimsemesi gerektiğini düşünüyoruz. Ve bu konuda da Türkiye'nin kendi ulusal güvenliğini de ilgilendiren bir konu olduğu için kendi politikamızın, ana unsurlarını da sürece bağlı olarak geliştirerek, gerekli adımları atmaya kararlıyız."
Başka bir gazetecinin "Esad, 'Suriye'ye bir müdahale olursa, Ortadoğu savaş alanına döner' şeklinde bir açıklama yapmış" şeklindeki sorusuna ise Davutoğlu, şu cevabı verdi:
"Orada bana da atış yapıldığı için, dün Bakanlığımıza gece geç saatte talimat verdim bu açıklamanın yalanlanması için. Çünkü benimle olan bir görüşmesine atfen böyle bir şey söylendiği ifade ediliyor. Bir kere son Ağustos ayında yaptığımız görüşmeden bu yana Sayın Esad ile bir görüşmemiz olmadı. Son 6.5 saatlik uzun görüşme. O görüşmede de böyle bir konu gündeme gelmedi. Ayrıca bizim Sayın Esad'a bir başka ülkenin mesajını götürme gibi bir kaygımız olmaz. Ancak uluslararası konjonktürü değerlendirme
kaygımız olur. Ne ben öyle bir mesaj götürdüm, ne de öyle bir cevap aldım. Bunu da dün zaten Bakanlığımız yalanlamıştı."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.