CHP’li Vekil Özbolat’tan Atlı’ya tehdit!
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kahramanmaraş milletvekili Durdu Özbolat’ın, Kahramanmaraş’ta Bugün Gazetesi’nde ve Maraş Gündem’de köşe yazıları çıkan Yener Atlı’yı telefonda tehdit ettiği ortaya çıktı.

Aslen Afşinli olan ve 3 Temmuz 2007 erken genel seçimlerinde CHP’den milletvekili olarak TBMM’ye giren ve maddi durumu çok iyi olmasına rağmen bazı basın organlarına seçim ilanları parasını vermemesi ile tepki çeken Özbolat, vekil olduktan sonra Kahramanmaraş basını ile bir türlü sağlıklı diyalog kuramadı. Sosyal demokrat olduğunu her fırsatta dile getiren hemşerisi Gazeteci Sırrıberk Arslan’ın bile kimi zaman tepkisini çeken Durdu Özbolat’ın son icraatı da büyük yankı yapacağı benziyor.
Durdu Özbolat’ın geçen günlerde ulusal basına da yansıyan TBMM’deki ‘mumbar’ partisini köşesinde değerlendiren Yener Atlı, bugünkü köşe yazısında ise Özbolat’ın kendisini telefonla arayarak açık bir şekilde tehdit ettiğini duyurdu.
Yazısının son satırındaki “Ne diyelim, kişi kendisine yakışanı yaparmış!” şeklindeki ifadesine aynen katıldığımız Yener Atlı’nın büyük yankı yapacak son yazısı aynen şöyle:
“CHP’Lİ VEKİL AÇIKÇA TEHDİT ETTİ!
CUMHURİYET Halk Partisi Kahramanmaraş’ta belki de hayatının hiçbir döneminde böylesi güzel bir milletvekili görmemiştir!
Şimdi “buda nereden çıktı?” dediğinizi duyar gibiyim.
Hemen anlatalım.
Birkaç gün önce gazetemde, bu sütunlarda CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özpolat’la alakalı bir yazımız çıktı.

Yazının konusu aslında o kadar da önemli olmayan, okuyanları tebessüm ettirecek, bir “hafta sonu yazısı” kıvamında eğlenceli bir yazıydı.
Gazete ve televizyonlarda okuduğumuz gördüğümüz kadarıyla CHP’li vekil Özbolat, TBMM lokantasında grubuna bir “mumbar partisi” vermişti.
Gazetecilik refleksi açısından zamanlama çok enteresandı çünkü Diş Hastanesi Başhekimi Sıtkı Güvenç’in, Ak Partili Milletvekilleri Cafer Tatlıbal ve Fatih Arıkan’a verdiği “mangal partisi” sonrası bazı gazeteci arkadaşların eleştirisi karşısında, meclisteki “mumbar partisi”de üstüne tuz biber olmuştu.
Bizde bu konuyu birazda esprili bir tarzda dile getirerek, mangal partisi aleyhine yazan arkadaşlarıma, “Bakalım meclisteki mumbar partisi için ne yazacaksınız?” diye sormuştum.
Yani konunun asıl teması aslında mangal partisini eleştirenleri oluşturmuştu. Hatta aynı gün telefonda konuştuğum milletvekili Cafer Tatlıbal ile bu konunun da sohbetini yapmış ve ikimizde kentin reklamı yapıldığı konusunda da hemfikir olmuştuk.

Daha da ötesi Tatlıbal’a, kendilerinin de dondurma, su böreği ve tatlı ikram etmeleri konusunda öneride de bulunmuştum.
Baştan beri belirtiyoruz ki, bu tarz yemek organizasyonlarında memleket adına çok önemli hizmetler dile getirilebilir ve çok önemli hayırlara vesile olabilir.
Bu konudaki görüşümüzü birçok yazımızda da belirttik. Ancak seçim bölgesindeki basını pek de takip etmediği anlaşılan CHP Milletvekili Durdu Özbolat, yazımızın çıktığı gün (cuma) telefonla arayarak daha bir selam bile vermeden hakaretlere başladı ve benim Enerji Bakanlığına bağlı bir kuruma basın hizmeti vermemden dolayı, “Ben öğrendim seni. Sen bizim aleyhimizdeki yazılarınla Enerji Bakanına ve AKP’ye mesaj mı veriyorsun? Bunun hesabını hem senden, hem de bakanından soracağım. Göreceksin bunu…” dedi.
Hep kendi konuşup bizi dinlemeyen vekilin yüzüne telefonu kapattım ama bu konuşmaları kayıt altındadır.
Vekil belli ki yazıyı kendi okumamış, birileri telefonla okumuş ve dolduruşa getirmişti. Zira eğer yazımızı kendisi okumuş olsaydı bu konuşmaları yapmazdı.
Öncelikle kayıt altında olan bütün hakaretlerini Sayın vekilin kendisine iade ediyoruz, bu bir… İkincisi yanlış bilgi almış, ben devlet memuru falan değilim, yazı yazmak dahil her işim de Türkiye Cumhuriyeti yasaları çerçevesindedir.
Bu yazıyı kaleme almadan önce CHP eski milletvekili Mehmet Parlakyiğit’i aradım ve şu soruyu sordum: “Sizin parti başkanlığınız ve milletvekilliğiniz döneminde canınızı sıkan bir haber olursa ne yapardınız?”
Parlakyiğit, “30 yıllık siyaset hayatımda ben canımı sıkan ve yanlış olduğuna inandığım bir yazı ya da haber çıkarsa onu yazanı arayıp veya bir araya gelip işin doğru olanını medenice anlattım. Hiçbir tane gazeteci arkadaşla çirkin söz, tehdit veya aşağılama şeklinde bir diyaloğa girmedim…” dedi.
İşin bir başka boyutu ise vekilin bizzat desteklediği CHP İl Başkanı Galip Yılışın’ın bu konudaki medeniyeti ve kibarlığıydı.
Zaman zaman bu sütunlara konuk olan Yılışın’ın canını sıkacak yazılarda yazdık ancak bu “beyefendi insan” her zaman bizi utandırdı çünkü hiçbir zaman o kendine has asaletinden ödün vermeden yanıtlar verdi.
Evet dostlar! Hem de sosyal demokrat bir milletvekili, yazdığımız yazıdan dolayı bizi tehdit etti ve hakaretler savurdu.
Ne diyelim, kişi kendisine yakışanı yaparmış!
YENER ATLI”

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.