Chp Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Basın Toplantısı...(2)
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dış politika böyle sürdürülürse, Türkiye'nin kendi bölgesinde büyük bir yalnızlığın içine itileceğini belirterek, "Kendi kendimizi 'ağabey' olarak konumlandırıyoruz sonra da dışlanıyoruz, ayaklarımız yere basmıyor. Eskiden Türkiye'nin bir ağırlığı vardı. Türkiye konuştuğu zaman herkes dinlerdi. Şimdi Türkiye o ağırlığını kendi bölgesinde büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır. Eğer bir sorun varsa çözüm adresi olarak Mısır görülüyor, başka adresler
görülüyor. Bu, Türkiye'nin ağırlığını kaybettiği anlamına geliyor" dedi.
Kılıçdaroğlu, medya temsilcileriyle bir araya geldiği kahvaltılı basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni anayasa çalışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin demokrasi açısından mesafe almadığını, tam tersine geriye doğru bir gidişin olduğunu söyledi. CHP olarak seçimlerden önce bir demokrasi paketi açıkladıklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "İnsan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin, basın özgürlüğünün, yargı bağımsızlığının, kurumsal özerkliklerin, güçler ayrılığının,
12 Eylül Anayasası'nın getirdiği baskıyı, yüzde 10 seçim barajının kaldırılması gibi pek çok düzenlemeyi bir demokrasi paketimizde açıklamıştık. Ve bu demokrasi paketinin yeni bir anayasayla, özgürlükçü, çağdaş bir anayasayla taçlandırılması gerektiğini de söylemiştik. Bugün hala bu düşüncemizin arkasındayız. Anayasa değişiklikleriyle ilgili masaya oturmamızın gerekçesi de budur. Türkiye çağdaş anlamda yönetilmek, demokrasiyi içselleştirmek durumundadır. Eğer bunu yapabilirsek önemli mesafeler kat etmiş
oluruz" diye konuştu.
Bunları anamuhalefet liderinin bir kaygısı olarak söylemediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, toplumdaki sıradan vatandaşın kaygıları olarak söylediğini kaydetti. Nedenini ise kendisinden daha önce TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in açıkladığına işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Nasıl düzendir, nasıl bir demokrasi anlayışıdır ki, anayasa değişikliği konusunda bile görüş bildirmekten üniversiteler çekiniyor, sivil toplum kuruluşları çekiniyor. Bu koşullarda sağlıklı bir anayasa değişikliğinin yapılabileceğini, samimi olarak söylüyorum, pek de düşünemiyorum. Eğer böyle bir yapı sürdürülürse bunun sonu gittikçe artan baskı olacaktır. Öyle bir baskı rejimiyle karşı karşıyayız ki işverenler korkuyor, üniversiteler korkuyor, sade yurttaş telefonla konuşmaktan korkuyor. Basın üzerinde
ciddi baskılar var. Hükümete aykırı haber, yorum yapan gazeteciler her an tutuklanabilirler. Bu kaygıyı herkes biliyor, yaşıyor. Bunun aşılması lazım. 2012 yılının demokrasi ve özgürlüklerin söylendiği bir Türkiye olmasını istiyoruz. Demokrasi ve özgürlüğün tavan yaptığı bir Türkiye olmasını istiyoruz."
Batı medyasında, 'melez demokrasi' olarak adlandırılan bir Türkiye'nin ağırlarına gittiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "90 yıla yakın bir parlamento geleneği olan Türkiye Cumhuriyetinin demokrasisini 'melez demokrasi' olarak adlandırmaları boşuna değil. Bu ciddi bir sorun" dedi.
"BÜTÜN KOMŞULARLA SORUN VAR"
Dış politikada da ciddi sorunlar olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, 'komşularla sıfır sorun' diye başlayan dış politikanın, bugün gelinen noktada komşuların hemen hemen tümüyle kavgalı olunduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, "Nasıl bir dış politikadır ki bütün komşularımızla kavgalı hale geldik. Güçler dengesi özellikle Ortadoğu'da Türkiye'nin aleyhine gelişti. Akdeniz'de de Türkiye'nin aleyhine gelişti ve gelişmeye devam ediyor" dedi.
İran'ın bölgedeki etkinliğinin arttığını belirten Kılıçdaroğlu, izlenen Suriye politikasıyla birlikte Doğu Akdeniz'in İran'a açıldığını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, bu kaygıların sağduyulu köşe yazarları tarafından da zaman zaman dile getirildiğini belirterek, "Ama hükümetin kayıtsızlığı bizde ciddi endişeler yaratıyor. Eğer bu politika böyle devam ederse Türkiye özellikle kendi bölgesinde dış politikada büyük bir yalnızlığın içine itilecektir" diye konuştu.
"TÜRKİYE AĞIRLIĞINI KAYBETTİ"
Hiç kimsenin Türkiye'yi bir 'ağabey' olarak germek istemediğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Bu bize çok açık şekilde bazı büyükelçiler tarafından dile getirildi. 'Biz bağımsız bir ülkeyiz, ne demek ağabey ülke'... Kendi kendimizi 'ağabey' olarak konumlandırıyoruz sonra da dışlanıyoruz, ayaklarımız yere basmıyor. Eskiden Türkiye'nin bir ağırlığı vardı. Türkiye konuştuğu zaman herkes dinlerdi. Şimdi Türkiye o ağırlığını kendi bölgesinde büyük ölçüde kaybetmiş durumdadır. Eğer bir sorun varsa çözüm adresi olarak Mısır görülüyor, başka adresler görülüyor. Bu, Türkiye'nin ağırlığını kaybettiği
anlamına geliyor."
"SOSYAL DEMOKRAT ARAP PARTİLERİYLE TÜRKİYE'DE TOPLANTI YAPACAĞIZ"
"Arap baharında da sınıfta kaldık" diyen Kılıçdaroğlu, şimdi 'Arap sonbaharı'ndan söz edildiğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, "CHP olarak biz, Arap baharını yaşayan ülkelerdeki sosyal demokrat ve sosyalist partilerle beraber önümüzdeki aylarda Türkiye'de bir çalışma gerçekleştireceğiz. O ülkelerdeki yaşanan dramları, olumsuzlukları ve olumlu yönleri Türkiye'de tartışacağız" dedi.
Doğu Akdeniz'de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin İsrail'le işbirliği yaparak petrol ve doğalgaz araması ve Türkiye'nin buna seyirci kalmasının da ağırlarına gittiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Estik, gürledik, 'asarız, keseriz' dedik. Geldiğimiz noktaya bakın Allah aşkına. Güney Kıbrıs'tan bir yetkilinin dediği gibi, 'bunlar sadece konuşurlar, bir süre sonra sesleri çıkmaz'" diye konuştu.
Fransa'da sözde Ermeni soykırımını suç sayan tasarının daha mürekkebi kurumadan, Türkiye'de boykot çağrıları görüşülürken, bir hükümet yetkilisinin çıkıp Fransız işadamlarını Türkiye'ye davet ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, "O zaman niye Fransa'ya kızıyoruz? Böyle çelişkiler gündeme geliyor da nasıl medyanın dikkatini çekmiyor. Bu bizde kaygılar meydana getiriyor" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.