Chp Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu Van'da

Chp Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu Vanda
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, "Cumhurbaşkanı'nın intikam gibi, sonuç itibarıyla barış ve uzlaşma çağrıştırmayan bir dil kullanmış olması, Türkiye bakımında bir talihsizliktir" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, "Cumhurbaşkanı'nın intikam gibi, sonuç itibarıyla barış ve uzlaşma çağrıştırmayan bir dil kullanmış olması, Türkiye bakımında bir talihsizliktir" dedi.

Ankara-Van seferini yapan Türk Hava Yolları'na at tarifeli uçak ile Van'a gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, partinin il yönetimini ziyaret etti. Özen İş Merkezi'nde bulunan parti binasında bir basın toplantısı düzenleyen Tanrıkulu, seçimlerden sonra bazı il örgütlerinde yönetim değişikliğine gidildiğini ve bunlardan biri olan Van İl Örgütü'ne hayırlı olması dileğinde bulunmak üzere kente geldiği ifade etti. Yarın Bitlis'e geçeceğini ve 18 Ekim'deki saldırıda hayatını kaybeden 5

vatandaşın ailesine taziye ziyaretinde bulunacağını kaydeden Tanrıkulu, ardında Muş'a geçeceğini ifade etti.

Türkiye'nin çok acılı günler yaşadığını ve bütün toplumu derinden sarsan olayların yaşandığını kaydeden Tanrıkulu, CHP olarak Türkiye'deki temel meselelerin silahla, şiddetle çözülemeyeceği görüşünde olduklarını belirtti. Bu yöntemlerin sorunların çözümünde bir yöntem olmayacağı görüşünde olduklarını anlatan Tanrıkulu, "Silahın, şiddetin insanların ölümüne yol açan yöntemlerin sonlanmasını talep ediyoruz. Bunları siyaseten de meşru görmüyoruz. Her ne kadar da Türkiye'de demokratik zemin, arzu ettiğimiz

bir seviyede değilse bile silahla ve şiddetle sorunların çözülemeyeceği konusundaki görüşümüz bizim öteden beri nettir" diye konuştu.

"BAŞBAKAN BU MESELE ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAYA ÇALIŞTI"

CHP'nin çözüm yollarını açıklayan Sezgin Tanrıkulu, "Bütün Türkiye'yi orta bir zeminde buluşturabileceğimize inanıyoruz. Seçim öncesi çok somut hedefler ortaya koyduk. Ancak bu hedeflerimizin, çözüm önerilerimizin iktidar partisince nasıl ağır eleştirildiğini sizler biliyorsunuz. Bizim ortaya koyduğumuz görüşlere, Sayın Başbakan seçim atmosferi içerisinde aslında hiç de hoş olmayan sözler söyledi. Daha sonra helallik istedi. Ama biz bu meselenin daha o zaman da siyasetin konusu olmaması gerektiğini ifade

etmiştik. Siyasilerin bu sorunun üzerinde siyaset yapmamaları, ortaklaşmalar gerektiğini söylemiştik. Dün genel başkanımızın da yaptığı konuşmada, meclisteki siyasi partilerin bu konu üzerinde, ortaklaşabilecekleri bir heyetin kurulması gerektiğini önerdi. Ve siyasi partilerin bu konu üzerinde çalışacak, akil adamları önerdi. Ancak AK Parti bu konuda bir yaklaşım görmemekte. AK Parti, seçim öncesinde de Türkiye'nin bu en büyük meselesini, Kürt meselesini görmezden geldi. Başbakan seçim kampanyası boyunca,

çok öfkeli bir dil kullandı ve bunun sorun oluşturacağını kendisine defalarca ifade etmeye çalıştık fakat kulağını bize tıkadı. Başbakan bu mesele üzerinden siyaset yapmaya çalıştı. Biz AK Parti'nin bu konuda, görüşlerinin ne olduğu konusunda, bir fikir sahibi değiliz. Bizim bakacağımız iki belge var. Seçim öncesi bildirgesinde ne var, seçimden sonrada hükümet programında ne var? Ama AK Parti sorunun çözümüne yönelik somut hedefler ortaya koymuş değil" ifadelerini kullandı.

BAŞBAKAN'A SESLENDİ

Bütün sorunların çözümünü seçim bildirgelerine aldıklarını söyleyen Tanrıkulu, "Türkiye'nin bu meselesinde halk ne düşünüyor, muhalefet ne düşünüyor, bundan da çok uzaklaştı. Sayın Başbakan'a Van'dan sesleniyorum; bunu siyaset meselesi yapmayalım. Mecliste bir komisyon kuralım. Bu komisyon bu sorun için ortaklaşsın. Siyasi partilerin programlarını birbirine yakınlaştırsın. Siyasette ortak bir kullanmaya özen gösterelim. Bu adamların bize önerebileceği, yol haritasını mecliste uygulamaya çalışalım.

Mecliste yapılabilecekler varsa mecliste uygulamaya çalışalım. Mecliste yapılmayacaklar varsa eğer, toplumu beraber yeniden bir mutabakat zemininde buluşturalım. Bir ortak duygu oluşturalım yeniden. Başbakanın bunu yapmaması için hiç bir neden yok. Biz ana muhalefet partisi olarak bu kadar çözüm isterken, Başbakanın halen 'muhalefet ne öneriyor' demesini de anlamıyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, 24 askerin şehit edilmesinden sonra yaptığı açıklamayı "talihsizlik" olarak değerlendiren Tanrıkulu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanı ülke bütünlüğünü temsil eden bir şahsiyettir. Onun daha sağduyulu, mutabakat arayan bir dil kullanması gerekirken, intikam gibi sonuç itibarıyla barış ve uzlaşma çağrıştırmayan bir dil kullanmış olması da Türkiye bakımından bir talihsizliktir."

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.