Chp Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu:
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Türkiye'nin 4 gündür derin bir acı yaşadığını belirterek, "Bu büyük acı bizim ortak acımızdır" dedi.
Tanrıkulu, olayda hayatını kaybeden gençlerin aileleriyle görüştüklerini belirterek, "Başka ailelerle de görüşeceğiz. Bu bilgileri Meclis'e taşıyacağız. Bu olay Türkiye'ye yansıtıldığı gibi değil. Ticari amaçla karşıya gidip gelenler hiç bir istihbari bilgi paylaşılmadan bombalanmıştır. Herkese başsağlığı diliyorum. Hükümete, Başbakan'a sitemimiz var. Lakayıt davranıp olayın büyüklüğünü görmezden geldiler. Buradakiler sözde yurttaş değildir. Bu ülkenin vatandaşlarıdır. İnsan en değerli varlık olarak
görülmelidir" dedi.
Hükümetin bu olayı iş kazası olarak görmekle suçlayan Tanrıkulu, "Bunu telin ediyorum. Adli ve idari bir soruşturma var ama Türkiye'nin özellikle bu bölgesinde açılan soruşturmaların sonuca ulaşmadığını da biliyoruz. hangi eksik bilgi varsa üzerine gideceğiz. Medya ve hükümet bu olayın üzerinden manipülasyon yapmasın. Tazminat bir lütuf değildir. Onu sessiz ve sedasız yaparsınız. Kamuoyu önünde yapılmaz. Bunlar ayıp şeylerdir. Bu olayla birlikte bir mutabakat bir barış inşa edebiliriz" diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da, 4 gün geçmesine rağmen hiçbir yetkilinin kendilerini aramadığını belirterek, "Başbakan Yardımcıları, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı'nı aramamıza rağmen bize dönen olmadı. Telefonlarımıza cevap vermediler. Burada ilk gün resmi bir kişiyi görmedik. Bu çok vahim bir durumdur. Vali, kaymakam, askeri yetkililer, mağdur ailelerin üzerinden oyunlar oynamak istedi. Taziyeye herkes gelebilir. Bu bölgenin örf ve adetidir. Ama hükümetin açıklamaları bu ailelerimizin acılarına
acı katmıştır. Bir gün önce taziye değil de sanki bir bakan karşılaması için hazırlıklar yapılınca, buradaki vatandaşların tepkilerini uyarı şeklinde açıklamıştım. Bizi ne arayan ne görüş alan kimse olmadı. Arasalardı kaygılarımızı anlatırdık" dedi.
Kaymakamı sonradan gördüğünü belirten Kaplan, "Gergin bir ortam vardı. Helikopkerler gelip alaya inince halk tepki gösterdi. Kaymakam gelip bir saat oturup çıkınca bu olay yaşandı. Ben o zaman orada yoktum. Kaymakamı koruyan bizim parti yöneticilerimizdir. Makam aracının üzerinden anons yaparak kalabalığı ikna ettim. Ambulansa bindirip gönderdik. Ancak Beşir Atalay ve beraberindekiler alaya indikten sonra bu durumu gördüler. Taziye çadırına yaklaşmadılar. Beşir Atalay, olayla ilgisi olmayan yakınını
kaybetmeyen bir şahsın evine giderek cep telefonundan Başbakanı arıyor, bir köylüyü konuşturup şov yapıyor. Başbakanın'ın telefon şovu televizyonlarda saatlerce verildi. Oysaki buradaki halk Beşir Atalay ve beraberindekilere kırmızı kart gösterdi. Sorumluları bulun dedi. Burada taziye herkese açık. Diğer partilerden gelenler oldu. Kapımız herkese açık. Irak'tan da parlamenterler geldi. Bundan doğal bir şey yok ama hükümet uyarılarımızı dinlemedi. Kaymakamı bu öfkenin içine atıp kurban etti. Bu öfkeyi
göremeyecek kadar istihbaratı zayıf bir üke. Şimdi hükümete soruyorum. Heron yazılımı Genelkurmayda mı İsrail de mi? Savaş uçaklarının yazılımı Genelkurmayda mı ABD de mi? MİT kendisini temizleyemez. Bunun adı insanlık suçudur. Bu olay telefonla acınızı paylaşıyoruz demekle geçiştirilemez. Parti Meclisimiz yarın Ankara'da toplanacak. Hükümet bunun sorumlulularını ortaya çıkarıncaya kadar mücadelemiz sürecek. Bu olayın üstü artık örtülemez. 35 çocuğumuz öldü. Milletin başı sağolsun, vatan sağolsun diye
geçiştirilemez. Beşir Atalay söz ve söylemlerine dkkat etsin, katliam yaptık gereğini yapacağız desin. Buraya geldin ne yaptın kimden özür diledin. 4 gündür burada devlet yok, bomba ve zırhlı araçlar var. Bizim kaymakamı bizim partililer kurtardı ama 6 kişi gözaltına alındı. Hükümet 2012'ye çok kötü bir giriş yaptı" diye konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.