Chp Genel Başkan Yardımcısı Güler Silifke'de
CHP Genel Başkan Yardımcısı, Parti sözcüsü Birgül Ayman Güler, TMMOB'ye bağlı odaların düzenlediği "NATO Füze Kalkanı Yalanlar Ve Gerçekler" konulu panele katılmak üzere geldiği Mersin'in Silifke ilçesinde panelden önce partisinin ilçe teşkilatını ziyaretinde partililere hitaben bir konuşma yapıp, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Parti binasında Suriye'deki yaşanan olaylara değinen Güler, "Suriye konusunda CHP'nin politikası net. En başından beri Suriye'de bir kardeş kavgasına, bir iç savaşa yol açabilecek her türlü girişimin karşısında olduğumuzu söyledik ve AK Parti'nin de Türkiye politikasının sorumlu iktidarı olarak böyle davranması gerektiğini söyledik. Ne yazık ki AK Parti bunu yapmadı. Doğrudan doğruya Suriye'nin mevcut iktidarına karşı muhalif guruplar adını verdiği guruplarla işbirliği içinde davranma yolunu seçti. Bunun
Türkiye'ye yakışmadığını söyledik hep. Türkiye'nin yapacağı şey Suriye iktidarıyla muhalif guruplar arasında dengeyi bulmak olabilirdi. Orada iş savaşı yada kardeş kavgasını veya herhangi bir karışıklığı, Suriye'nin işgale uğramasına yol açabilecek hazırlıkları boşa çıkarması olabilirdi. Tam bunun tersine hareket etti" dedi.
Partililerin tutuklu milletvekilleri ve protokol konusundaki sorularını yanıtlayan Güler, "Bu en çok haksızlığa uğradığımız konulardan biri. Tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılması için kesintisiz ve çok kararlı mücadele ediyoruz. Bu haksız tutuklamaları dünya kamuoyuna anlatabilmek için içlerinden birini aday gösterme kararıdır. O zaman çok tartışıldığını hatırlıyorsunuz. Kimileri dedi ki ne gerek var, kimileri dedi ki neden iki kişi, kimileri dedi ki neden a da b değil. Çok tartışmalar
içerisinde önemli bir siyasi irade sergilendi aday gösterildi. Bunu hiç unutmayalım aday göstermek birinci adımıdır" dedi.
Şu andaki iktidarın o dönemde kendilerini duymazdan geldiği gibi ulusal iradenin de sesini duymazdan geldiğini iddia eden Güler, "Parlamento açıldı arkadaşlarımız serbest bırakılmadı. O zaman dedik ki bu haksızlıktır. Dünyada tek tutuklu milletvekili haline getirmek Türkiye'yi kimsenin yapabileceği bir şey değildir. Bunu kendi kamuoyumuza ve dünyaya şikayet ediyoruz. Bu şikayeti yemin boykotu şeklinde yaptık. Biliyorsunuz o zaman da çok tartışma oldu. Açıklamamız tutuklu milletvekillerimizin yolu
açılıncaya kadar yemin etmemek biçimindeydi. Bu yazılı belgedir, kontrol edilebilir. Ancak çeşitli medya organları bunu tutuklu milletvekilleri serbest bırakılıncaya kadar yemin etmeyeceklermiş diye verdi. İki ifade arasındaki fark çok önemlidir. CHP gibi 88 yaşında bir partiye böyle bir acemilik kimse yakıştıramaz herhalde. Serbest bırakılıncaya kadar yemin etmeyeceğiz demek bu mücadelenin anahtarını AKP'nin eline vermek demektir. Ne zaman serbest bırakılırsa bizde o zaman yemine gireceğiz anlamına gelir.
Açıklama o değildir, serbest bırakılmalarının yolu açılıncaya kadardır" dedi.
Süren yemin boykotu süresince meclisi boykot etmediklerini ifade eden Güler, "Biz tam kadro meclisleydik, yalnızca yemin etme çağrısı olduğu zaman yemin etmeyeceğimizi söyledik. Gerekçemizi de açıklamıştık. Bu sürecin sonuna doğru AK Parti'yi bir mutabakat metni imzalamaya zorladık. Yol açma elbette meşru zeminlerde anlaşmaya varmak. Protokolün varlığını kimse yadsıyamaz. Belge ortada, neden imzalandığı ortada ve bu belgenin imzalanması için meclis çalışmaya başlasın ve bu çalışma yürütülebilsin diye
çaba gösterenlerden biri olarak Cemil Çiçek ortada. Eğer o gün parti sözcüsü olarak benim sunduğum metinle yetinmiyorsa sayın Başbakan üç temsilcisine siz neye imza attınız bakayım diyecek, eğer onlar onun haberi olmadan bir şey yapmışlarsa onun gereğini yapacak. Bir de Cemil Çiçek'e diyecek ki sayın Başkan ne bu. Yani bizim bunu açıklamayabilecek şey o metni göstermekten ibaret. Bu AKP açısından nasıl bir zihniyet ve ruh hali içerisinde iktidar sürdüklerini göstermesi nedeniyle çok önemli. Kolay yalan
söyleyebilen bir iktidar, sözünün gereğini yerini getiremeyen insanlar. Şimdi sözümüzü CHP'ye değil AK Parti'ye yöneltmek gerek. Şimdi sözün söyleneceği şey AKP. Onlara diyeceğiz ki milletvekillerini tutuyorsun, 5 sene tutukluluk süresini 10 seneye uzatıyorsun. İddianameler ortada yok bu insanları içeride çürütüyorsun. Bu insanlar da 3 kişi, 5 kişi, 10 kişi değil, bir kişi bile olsa çok önemli. Ama memleketin en önemli aydınları kitlesel tutuklama yapıyorsun ve bunları haksız yere içeride bu kadar
protestoya rağmen tutuyorsun. Sen bunları içeride ana muhalefet partisiyle bir protokol yapmış olmana rağmen tutuyorsun. Bize göre söz namustur, sen namussuz musun" dedi.
Bir gazetecinin CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve ardından 12 milletvekilinin dersim konusundaki açıklaması konusunda sorduğu soruya Güler, "Sayın Aygün yaptığı açıklama üzerine oldukça tepki gördü. Merkez yönetim kurulunda bu açıklama üzerine görüşme yaptık, savunmasını almanın yerinde olacağına karar verdik. Olayın gelişimini söyleyeyim kısaca, bu açıklama 10 Kasım günü Zaman Gazetesine verilmiş bir açıklamaydı. Biz o gün MYK olarak toplantı halindeydik. MYK'dan sonra haberimiz olduğu için bir
değerlendirme yapma şansımız olmamıştı. Sonraki MYK toplantımız geçtiğimiz günlerde yaptığımız toplantıydı ve gündemimize aldık. Ama bu arada geçen süre içerisinde bazı milletvekili arkadaşlarımız yapılan açıklamaya ilişkin olarak genel Başkanımızın ve parti yönetiminin herhangi bir tepkisinin olmamasından rahatsızlık duyduklarını belirterek bir basın açıklaması yaptılar. Genel olarak Grup Başkan Vekillikleriyle temas halinde onların bilgisi dahilinde yapılır basın açıklamaları. Burada gerekli iznin alınmamış
olması sorun olarak görüldü. Mesele şu gayet tabi, doğrudan basın ve kamuoyunun önünde farklı görüşlerin tartışılır duruma gelmesi" dedi.
Bir gazetecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, CHP Dersim konusunda bu dönem değil de hangi dönem yüzleşecek sorusuna ise Güler, şöyle yanıt verdi:
"Genel Başkanın açıklaması dün tarihlidir ve çok nettir. Bu mesele tarihçiler tarafından araştırılması gereken, onlar tarafından tartışılması gereken meselelerde\'f0ildir, serbest bırakılmalarının yolu açılndir dedi kendisi ve ekledi, bugünün siyasi tartışmalarına malzeme edilmesi yanlıştır dedi. Zaten Sayın Aygün'ün savunması da bu görüş doğrultusunda kendisinden talep edilmiştir."
CHP'de yaşanan parti içi gerilim nedeniyle Gürsel Tekin ve Bihlun Tamaylıgil'in istifa edeceği yönünde ki haberlerin sorulması üzerine Güler, "Her iki arkadaşımız bu konuyu yalanladı" diye cevap verdi.
Bedelli askerlik konusuna da değinen Güler, "Daha önceden bu konuyla ilgili yapılmış bir öneri vardı. Bedelli askerlik, parası olanların parası olmayanlara attıkları büyük bir gol olarak uygulanıyor Türkiye'de. Bu kabul edilemez. Yalnızca yoksul oldukları için kolaylıktan yararlanamamak son verilmesi gereken bir uygulamadır denmişti. Ve hatta bu seçim sürecinde de dile getirilmişti. Bedelli askerlik uygulamasını parası olan ve olmayan arasındaki uygulama halinden çıkarılması gerektiği söylenmişti" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.