Cemil Çiçek: "Anayasa Değişikliği Konusu Türkiye'nin En Acil, En Öncelikli Meselesidir"
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Anayasa değişikliği konusunun, Türkiye'nin en acil ve en öncelikli meselesi olduğunu belirterek, "Artık ileri demokrasi çağında, güçlü demokrasi çağında, insan hakları ve özgürlükler çağında, antidemokratik yol ve yöntemlerle hazırlanmış bir anayasayla Türkiye'nin yoluna devam etmesi neredeyse imkansızdır" dedi.
Cemil Çiçek, MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan ve beraberindeki heyeti Dolmabahçe'deki Milli Saraylar Daire Başkanlığı'nda kabulü sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 12 Haziran seçimlerinin Türkiye için iftihar edecekleri bir seçim olduğunu belirten Çiçek, "Vatandaşımızın neredeyse tamamı mecliste temsil edilmektedir. Çok az bir kısım hariç. Yüzde 83 gibi yüksek bir katılım. Bu önümüzdeki sorunların çözümü açısından önemli bir demokratik atmosfer oluşturuyor. Bugün karşılaştığımız
bir kısım sorunlar var, bunlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve millet olarak hepimizin çözüm araması, birlikte gayret edip, çözümleri bulup, uygulamaya koyması gereken bir dönem. Üstelik bunları geciktirmek gibi bir lüksümüz de yok. Artık bu sorunları daha fazla öteleyemeyiz. Birlikte bunları bir noktaya getirmemiz gerekiyor. Hem meclisteki partilerimiz, hem meclis dışındaki partilerimiz, hem de sivil toplum kuruluşları olarak" diye konuştu.
Günümüz demokrasisinde siyasi partiler kadar sivil toplum kuruluşlarının da önemli bir yeri olduğunun altını çizen Cemil Çiçek, hatta bazı sorunların çözümünde sivil toplum kuruluşlarının çok daha fazla önemli olduğunu, bunların başında da yeni bir anayasa geldiğini vurguladı. Çiçek, yeni bir anayasayı mecliste partilerin gerçekleştireceğini ancak bu sürecin içerisinde sivil toplum ve meslek kuruluşlarının da aktif bir şekilde yer alıp, temel uzlaşı metni olan anayasanın birlikte yapılması gerektiğini
söyledi. "Önümüzdeki dönemde bu konu ümit ediyorum gündeme gelecektir" diyen Çiçek, şunları söyledi;
"Çokta fazla gecikmeden gündeme gelmesi gerekiyor, zaman aleyhimize işler. Sizlerin de bu manada bu sürece aktif katkınızı bekliyoruz. Hazırlıklarınız olduğunu kısmen biliyorum. Ama bunları güncelleştirerek bu sürece katkı vermeniz arzu edilen bir şeydir. Herkes kendi usulünce bu sürece nasıl katkı verecekse bunu bir fikirler dizisi olarak da sunan sivil toplum kuruluşu olur, bir yazılı bir anayasa metni haline getiren olabilir. Siyasi partilerimiz de, meclis olarak biz de bunlardan azami ölçüde istifade
ederiz ve etmeliyiz."
"TÜRKİYE'NİN BU ANAYASAYLA YOLUNA DEVAM ETMESİ NEREDEYSE İMKANSIZDIR"
Yeni bir anayasa konusunun Türkiye'nin en acil ve en öncelikli melesi olduğunu dile getiren TBMM Başkanı Cemil Çiçek, "Karşılaştığımız başka türlü problemler, hepimizi üzen, zaman zaman yüreğimizi yakan birçok konunun temelinde de bu anayasadaki çarpıklıklar, dengesizlikler, önceliklerdeki çağın gereklerine uymayan hususlar olmak üzere birçok husus yatmaktadır. Onun için bu anayasanın bir an evvel değişmesi, siyasi partilerimizin hem taahhüdüdür, hem de bu dönemin parlamenterleri olarak, meclisi olarak
milletimize karşı borcumuzdur. Artık ileri demokrasi çağında, güçlü demokrasi çağında, insan hakları ve özgürlükler çağında, antidemokratik yol ve yöntemlerle hazırlanmış bir anayasayla Türkiye'nin yoluna devam etmesi neredeyse imkansızdır" dedi.
Çiçek, bugün karşılaşılan birçok gerginliğin ve sıkıntının temelinde anayasal bir kısım sıkıntılar yattığını da belirterek, şöyle devam etti;
"Bu sürece katkı, arzu ettiğimiz bir şeydir. Herkes çerçevesini, içini nasıl dolduruyorsa Türkiye'nin bir Kürt meselesi, terör meselesi var. Bu da bir an evvel üzerine tüm yönleriyle eğilmemiz gereken bir konu. Bunun anayasayla bağlantısı da var. Terör meselesi hepimizin yüreğini yakan bir meseledir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve toplum olarak önümüzdeki öncelikli meseledir. Avrupa Birliği konusu, Kıbrıs konusu, bunları ifade etmeye çalıştık. Bütün bu süreçlerde günümüz demokrasilerinde sivil toplum
her zaman aktif rol oynuyor. Bizim de bu tip çalışmalara, katkılara ihtiyacımız var. Bu manada MÜSİAD'da geriye dönük çalışmalarında, hazırladığı raporlarla, yaptığı ziyaretlerle bir kısım faaliyetlerle gerçekten sorunların çözümüne önemli katkı sağlamıştır."
"TÜRKİYE'DE HİÇ KİMSENİN GÖRÜŞÜNÜN KISITLANMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ"
Meclis TV'nin yayınlarının kısıtlanmasıyla ilgili siyasi partilerden gelen tepkilerin sorulması üzerine ise Çiçek, Türkiye'nin açık bir toplum olduğunu ve hiç kimsenin görüşünün kısıtlanmasının söz konusu olamayacağını bildirdi. Çiçek, "Herkes çok değişik yol ve yöntemlerle, meclis televizyonu yoluyla da, daha önce yapılmış bir protokol var, neticede o protokol çerçevesinde d, başka türlü de konuşulabilir bunlar. Türkiye'de konuşulmadık mesele kalmadı zaten. Ben kendi kendime düşünüyorum birileri ne
söylemek istedi de bu söylenmedi? Bunların hepsi konuşuldu, konuşuluyor, konuşulacaktır. Zaten meclis, bu televizyon olmadan önce de kimsenin sesini kısmadı ki. Basın locası var, orada herkes görüşlerini, düşüncelerini o kanaldan da ifade etmeye çalışıyor. Öyle bir kısıtlama filan söz konusu olmaz. Türkiye'de ben grup toplantılarına bakardım, 31-32 tane kamera vardı. Yani bu kadar çok yayın imkanının olduğu bir yerde insanların görüşleri niye kısıtlanmış olur" şeklinde konuştu.
Cemil Çiçek, yapılan protokole göre 14.00'dan 19.00'a kadar yayın yapıldığının altını çizerek, "Başka ülkelerde de nasılsa, onlara bakıyoruz. Az bir zaman değil. Grup başkan vekilleriyle konuşuruz bu konuları. Ama şunu kabul etmem, 'muhalefetin sesi kısılıyor', bu böyle olmaz. Çünkü bir çomrak biz de bunlardan azami ölçüde istifade ederiz ve etmğumuz başka kanallardan da görüşlerimizi ifade ediyoruz, ederiz. Bu biraz tam maksadı ifade eden şey değil. 'Muhalefetin sesi kısılıyor', eskiden beri söylenen
bir husus" ifadelerini kullandı.
Her meseleyi konuşarak çözdüklerini, bir kısım sıkıntıları da konuşarak aştıklarını anlatan Çiçek, "Konuşmayıp da kavga edecek halimiz yok. Biz her konuyu konuşarak değerlendiririz. Yani Türkiye'deki hiçbir konu kavga sebebi olmamalıdır. Zaten ilk konuşmamda da onu söyledim, 'uygar insanlara yakışan şey vuruşarak değil, konuşarak sorunları çözmektir.' Burada da üsluba dikkat etmeliyiz. 'Muhalefetin sesi kısılıyor' dersek o çok gerçeği yansıtmıyor" dedi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.