Bilim, Sanayi Ve Teknolojileri Bakanı Ergün:
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, "İstanbul'da yaşanabilecek büyük bir depremin, sadece Türkiye'yi değil, tüm dünyayı etkileyeceği de bir gerçektir" dedi.
Bakan Ergün, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Küresel Yer Gözlem Grubu (GEO) 8. Genel Kurul Toplantısı'na katıldı. Amerika, Rusya, Japonya ve Avrupa Birliği Komisyonu'ndan da katılımcıların yer aldığı toplantıda konuşan Bakan Ergün, Küresel Yer Gözlem Grubu'nun, küresel yer gözlem sistemlerini oluşturmak amacıyla kurulan gönüllü bir organizasyon olduğunu hatırlattı. Ergün, "Üzerinde yaşadığımız dünya ve içinde bulunduğumuz evren, bize bilginin bir sınırı olmadığını ve olamayacağını hatırlatacak
kadar büyüktür. Bu dünya üzerinde birlikte yaşıyoruz, birlikte nefes alıyoruz, yeryüzünün nimetlerinden birlikte istifade ettiğimiz gibi, külfetlerine de birlikte göğüs geriyoruz. Deprem Van'da olunca canları yaktığı gibi, Hint Okyanus'unda yaşanan Sumatra Depremi'nde de canlar yanmıştı. Katrina Kasırgası ABD'nin bir bölümünde hayatı felç ederken, Sidr Kasırgası da Bangladeş'te binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştu" dedi. Dünyanın hemen her coğrafyasında yaşanan bu tür doğal felaketlerin,
insanlığın nasıl ortak bir kadere sahip olduğunu açıkça gösterdiğinin altını çizen Nihat Ergün, bu nedenle dış dünyayı anlamak ve gelecek tahminlerini daha doğru bir şekilde yapabilmenin, herkes için son derece önemli olduğunu vurguladı. Ergün, "Bu tür felaketleri belki önleyemeyiz, ancak doğanın yol açtığı tahribatı minimize edebiliriz.Yeryüzünün ve doğanın davranışları hakkında bilgi sahibi olmak, kentleşmeden trafiğe, ticari ilişkilerden ulaşıma, nüfus yapılanmasından sanayileşmeye kadar her türlü
etkinliğimize de ışık tutacaktır.
Daha doğru, daha hızlı ve daha fazla bilgiye sahip olmak için, diğer birçok alanda olduğu gibi ortak hareket etmemiz, ortak bir bilinç oluşturmamız gerekmektedir. Enerjimizi, bilgimizi, maddi imkanlarımızı birleştirmek, yapılan her türlü gözlem faaliyetinin niteliğini artıracak, hepimizin yaşam kalitesini yükseltecektir. Uzayda, havada, yerde ve denizde gözlem yapan, farklı ülkelere ait 10 binlerce aygıtın entegre edilmesi, bu açıdan son derece önemlidir.
Böyle bir entegrasyonun; doğal felaketlerin etkisini sınırlandırmak, su, gıda ve enerji kaynaklarını daha iyi idare etmek, insan sağlığını etkileyen çevresel faktörleri daha iyi takip etmek ve dünyadaki biyolojik çeşitliliği korumak gibi çok çeşitli faydaları olacaktır" diye konuştu.
Türkiye'nin, özellikle son yıllarda hayatın her alanında çok önemli bir ilerleme yaşadığını ifade eden Bakan Ergün, şunları söyledi:
"Ülkemiz siyasi, sosyal, ekonomik ve teknolojik gücünü sürekli artıran, dünya ülkeleri arasında üst sıralara doğru tırmanan bir ülkedir. Bugün Türkiye güçlü ekonomisiyle, tarihi birikimiyle, coğrafi konumuyla, genç ve büyük nüfusuyla, bulunduğu her platformun değerini artırmaktadır. Ülke olarak, dünyanın sorunlarına çözüm üretmeye yönelik her türlü platformun içinde yer almaya büyük önem veriyoruz. Böylece bir yandan kendi sorunlarımıza çözüm üretirken, bilgimizi ve tecrübemizi dünya ülkeleriyle
paylaşmayı ve küresel sorunların çözümüne katkı sağlamayı da amaçlıyoruz. Asya ile Avrupa'nın arasında yer alan coğrafyamız, özellikle deprem açısından çok faal bir bölgeyi oluşturuyor. İstanbul'da yaşanabilecek büyük bir depremin, sadece Türkiye'yi değil, tüm dünyayı etkileyeceği de bir gerçektir. İstanbul, bugün boğaz trafiğiyle, güçlü ekonomisiyle, büyük nüfusuyla dünyanın da önemli metropollerinden birisidir."
Ergün, Van depremine dikkat çekerek, "Hükümet olarak, özellikle Van Depremi'nden sonra, artık daha köklü adımlar atmamız gerektiğini düşünüyoruz. Doğal felaketlerin etkisini azaltmak ve coğrafyamızın imkanlarından en üst düzeyde yararlanmak için atacağımız adımlarda, bilim adamlarımızın yapacakları çalışmalar büyük önem taşıyor.
Felaket öncesi ve sonrası senaryoların hazırlanmasında, simulasyonların tasarlanmasında, farklı verilerin bir arada değerlendirilmesinde, bilim dünyamızla işbirliği içinde hareket edeceğiz" dedi.
Türkiye'de yürütülen yer gözlem faaliyetlerini daha etkin hale getireceklerini ve yeni projeler üreteceklerini ifade eden Bakan Nihat Ergün, Türkiye'de kurulu birçok gözlem sistemi ile güncel verilerin toplandığını belirtti. Ergün, 2005 yılında başlatılan Ulusal Uzay Araştırmaları Programı bünyesinde, Yer Gözlem Araştırma ve Uygulama alanının da yer aldığını hatırlatarak, "TÜBİTAK, bu program kapsamında ülkemizdeki üniversitelere, araştırma enstitülerine, sanayi ve askeri kuruluşlara finans desteği
sağlamaktadır.
Son 5 yılda bu alana yönelik olarak yaklaşık 200 Yer Gözlem temelli projeye 160 milyon Lira bütçe tahsis ettik. Yine TÜBİTAK tarafından tasarlanıp üretilen yer gözlem uydusu RASAT'ın çektiği görüntüleri almaya başladık. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü bünyesinde de önemli projeler yürütüyoruz. Bu projeler, ülkemizdeki deprem faaliyetlerinin incelenmesi ve olası sonuçların analiz edilmesi için önemli gözlem çalışmalarıdır. Geleceğin Türkiye'si özellikle bilgi ve uzay
teknolojileri alanında önemli bir atılım yapacaktır, yapmalıdır. Bu alanlar, her türlü ekonomik faaliyetin gelişmesi ve ülkelerin rekabet gücünün belirlenmesi açısından da büyük önem taşımaktadır.
Ülkemiz yer gözlem teknolojilerini kullanmak konusunda iyi bir noktadadır. Ancak ülkemizdeki deprem etkinliğini düşündüğümüzde, bu teknolojileri üreten bir ülke de olmak durumundayız" açıklamasında bulundu.
Bakan Ergün, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugün özellikle çevre sorunları, iklim değişikliği, gıda güvenliği gibi sorunların asıl kaynağının insanoğlunun ihtirasları olduğunu kabul etmek gerekiyor.
Kızılderili bir Reis'in şu uyarısı hepimizin kulağında küpe olmalıdır: Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacaksınız. Eğer akıl ve idrak sahibiysek, paranın yenmeyen bir şey olduğunu, daha erken kavrayabileceğimize inanıyorum. İnsan doğanın rakibi olmadığı gibi, birbirinin rakibi de değildir."
Toplantıda konuşmaların ardından sergi açılışı gerçekleştirildi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.