Bdp'nin 'Başörtüsü' Teklifi
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, BDP'nin başörtüsü teklifini 'fırsatçılık' olarak değerlendirerek, "Samimi olup olmadıklarını komisyonda göreceğiz" dedi.
Elitaş, TBMM'de gazetecilerin sorusu üzerine, BDP'nin başörtüsü teklifini ve yaşanan tartışmaları değerlendirdi. BDP'nin önergesinin çok aceleyle hazırlandığını ve teknik eksikleri bulunduğunu belirten Elitaş, "Aslında şu anda varolan fiili durumu düzeltme amaçlı değil, sadece fırsatçılık amaçlı yapılan bir düzenleme ki, biz Anayasa Komisyonunda yapılan konuşmaları değerlendirdiğimizde başka siyasi partilerinde bu konuda böyle bir niyetlerinin olduğu kanaati oluştu" dedi.
"KİMİN SAMİMİ OLDUĞUNU KOMİSYONDA GÖRECEĞİZ"
Dün görülen tablonun, CHP ve MHP'nin BDP'nin verdiği önergeyi destekliyor nitelikte olduğunu ifade eden Elitaş, şunları kaydetti:
"Eğer böyle bir niyetleri varsa, Anayasa Komisyonu'nda bu teklif tamamen yeniden görüşülüp, herkes yüreğindekini, niyetini açık bir şekilde ifade etmiş olur. Kim samimi, kim gayri samimi Anayasa Komisyonu'nda yapılan tartışmalarda görülmüş olur. Şimdi bu önergenin bazı kelimeleriyle kabul edilebilir şeyler var ama bazı kelimeleriyle reddedilmesi gereken durum söz konusu. Hatta çoğu şeyin tartışılması gereken durum söz konusu. Mesela şu anda, kadın Meclis Başkanvekillerinin kıyafetleri İçtüzüğe rağmen,
Meclis Başkanlık Divanı'nın almış olduğu karar gereğince, kıyafetleri yeniden düzenlendi. O İçtüzük değişikliği gerekiyordu. O değişikliğin yapılması da gerekiyordu. Onunla ilgili meseleler olunca biz bunu komisyonda tartışalım, çünkü bunu reddetme konumuyla karşı karşıya kalırsanız, 5 dakika savunma imkanınız var. Muhalefetin 15 dakika size saldırma veya sizi eleştirme durumuyla karşı karşıya kalacaksınız. Oysa komisyonda zaman süresi yok. Mademki bu kamuoyuna maloldu. Artık komisyon gündemini yaptıktan
sonra da tüm siyasi partiler gerçek niyetleri orada ortaya koymuş olurlar."
"BAŞÖRTÜSÜ YASAK DEĞİL"
AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, bir soru üzerine, Türkiye Cumhuriyeti yasalarının hiçbirinde, Anayasanın hiçbir maddesinde, kılık-kıyafetle ilgili, başörtüsüyle ilgili yasak bir düzenleme olmadığına işaret ederek, Anayasa Mahkemesi'nin 1991 yılında YÖK kanunun 16. maddesine ilişkin verdiği kararın Anayasa hükmüne ve kanunların yerine geçtiğini hatırlattı. 1991'den bu tarafa Türkiye'de başörtüsü meselesinin tartışıldığını ve 20 yıldır gündemden düşmediğini vurgulayan Elitaş, şöyle devam etti:
"Son zamanlarda bu konu gündemden düşmeye başladı. BDP'nin böyle bir düzenlemeyi getirmesi bizim için önemlidir. Dün CHP'nin, MHP'nin, BDP'nin önergesini destekler mahiyetteki bize karşı duruşları da, bizim için anlamlıdır, önemlidir. Çünkü Türkiye'de bazı siyasi partiler başörtüsü meselesini rejim sorunu haline getirmişken bugün BDP'nin önergesi içerisinde geçen başörtüsü kelimesinde mutabık kalıyor izlenimi uyandırması, bizim için önemlidir. Çünkü Türkiye'de yaşayan vatandaşlarımızın yüzde 99'u
Müslüman olarak tanımlanıyorsa, kendilerini o şekilde ifade ediyorlarsa, inançları gereği kılık-kıyafetlerini düzenlemek veya onlarında o şekilde giyinmek haklarıdır. En azından TBMM bu konuda niyet beyan etmesi de, çok önemli bir gelişmedir diye düşünüyorum."
"MERVE KAVAKÇI OLAYI HALA YÜREĞİMİZDE BİR SIZIDIR"
Bir gazetecinin, 'BDP'nin teklifine neden siz destek vermediniz?' yönündeki soruya Elitaş, "Kanun tekliflerinin görüşülmesine başlanmadı. Belge birdenbire geldi. Gelen önergeyi incelemek-irdelemek gerekir" karşılığını verdi.
Konuya ilişkin tartışma ortamının Anayasa Komisyonu olduğunu ifade eden Elitaş, 'TBMM Genel Kurulu'nda başörtüsüne ilişkin bir yasak var mıdır ki, böyle bir yasağın kalkması için teklif veriliyor?' sorusu üzerine, şunları söyledi:
"Yasak, ne İçtüzük'te...İçtüzük kadınların nasıl giyeceklerini sınırlamış. Tayyör giyerler, koyu renk elbise giyerler diye...Erkek milletvekillerine kravat takmak mecburiyetini getirmiş. Ama ayakkabıyı tanımlamamış. Yani terlikle girersiniz diye söylememiş, şartlar neyse ona göre yapmış. Kadın milletvekillerinin sadece görüntü açısından tayyör giymelerini, başörtüsüyle ilgili herhangi bir engel yok. Neyi giyeceğini tarif etmiş, ondan sonra serbest bırakmış. Merve Kavakçı'nın milletvekili seçilmesiyle
birlikte, gözlerimin önüne geldiğinde tüylerim hala diken diken oluyor. Bir kadın milletvekilinin, Meclis kürsüsünden yemin etmesini engellemek için uğraşan bir başbakanın, 'haddini bildirin bu kadına' diye söylemesi, hala yüreklerimizde bir sızıdır. Hala beyinlerimizden silinmemiştir. Türkiye'de böyle meselelerin gündem oluşturmaması gerekir. Artık, milletin gelenekleriyle, milletin inancıyla ters düşen meseleler siyasetin konusu olmamalıdır."
"SAMİMİ OLDUKLARINA İNANMAK İSTİYORUM"
Elitaş, 'BDP'nin teklifini samimi buluyor musunuz?' şeklinde bir soruya, "Samimi olduklarına inanmak istiyorum. Onların samimiyetleri komisyon tartışmalarında ortaya çıkacaktır. Ama BDP'li bir temsilcinin, 'İşte AK Parti'yi köşeye sıkıştırmak için bunu verdik' demesi samimiyetlerinin ne derece olduğunu kamuoyuna bırakmak istiyorum" karşılığını verdi.
Bir gazetecinin, 'Kravat zorunluluğunun kaldırılmasına yaklaşımınız ne? sorusuna ise Elitaş, "Kamuoyunun algısı ne olur bilmiyorum. Ama ülkemizde maalesef hala çağdaşlık kravatla ölçülüyor. Nasrettin Hoca'nın ifadesiyle 'Her şey kürke göre' değerlendiriliyor. Bir tertip düzen olmalı mı bilemiyorum. Kamuoyu bu konuda ne der, ne söyleyebilir, benim bu durumdan da hoşnudum. Eğer TBMM serbestlik getirirse, o konuyla da rahat ederiz diye ümit ediyorum. Şekilcilik, hiçbir zaman hiçbir yere götürmez. 12 Eylül
öncesi yaşananlar ortada. Türkiye, şekilcilikten çok çekti" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.