Bdp Meclis Grup Toplantısı (2)
- BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, erkek egemen zihniyetin bir hastalıktır olduğunu ve bu zihniyetten kurtulmak gerektiğini belirterek, “Erkek milletvekili arkadaşlarımız gülüyorlar, biz bunu bir espri konusu olarak söylemiyoruz, büyük bir ciddiyetle söylüyoruz. Erkeklik duygusu olarak şimdiye kadar empoze edilen, öğretilen hatta dayatılan bu duygunun kendisi despotizmdir; bundan kurtulmazsanız siz de özgür olamazsınız, kadınlar da özgür olamaz” diye konuştu.
Kışanak, partisinin Meclis grup toplantısında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu yıl BDP olarak 8 Mart dolayısıyla kadınların görünür olması, kadın iradesini açığa çıkması, ayrımcılığın farkına varılması ve bu konuda mücadele edilmesi için çeşitli eylem ve etkinlikler yapacaklarını belirterek, bu etkinlikleri Paris’te öldürülen 3 Kürt siyasetçiye adayacaklarını söyledi. Kadınlar olarak bütün cinayetlerin, karanlıkta kalan olayların aydınlatılmasını istediklerini belirten Kışanak, “Ama Paris cinayetinin aydınlatılması, katillerin adalet önünde, kadınlara hesap vermesi bizim için en temel mücadele gerekçelerimizden birisidir. Bu üç arkadaşımız şahsında tüm kadınlara gözdağı verilmek istenmiştir. Kadın özgürlük mücadelesi katledilmek istenmiştir. Kadınların barış ve çözüm çabalarına darbe vurulmak istenmiştir. Buna yanıtımız da daha fazla özgürlük mücadelesi barış ve çözüm mücadelesi olacaktır. Katillerin ve onun arkasındaki güçlerin bunu akıllarına yazması gerekiyor. Kadın özgürlük mücadelesine inanan Kürt kadınları bu katliamın hesabını soracak; bunu herkes aklının bir kenarına yazsın” dedi.
“BARIŞ SÜRECİNDE KADINLAR DA YER ALMALI”
Kışanak, kadınların, barış ve müzakere süreçlerinde resmi taraf, gözlemci, arabulucu, danışman, yorumcu, tanık, hangi sıfatla olursa olsun yer almak ve doğrudan iradelerini katmak istediklerini belirtti. Tüm dünya örneklerinde olduğu gibi kadınların güçlü katıldığı barış süreçlerinin çok daha hızlı yol aldığını ve çok daha kalıcı sonuçlar ürettiğini belirten Kışanak, “Biz bu müzakere sürecinde de kadınların güçlü temsil edilmesi, hem resmi heyetlerin içinde, hem gözlemci heyetler oluşturulacaksa onun içinde yer almaları hem de danışmana arabulucu gibi sıfatlarla bu sürece katkı yapacak oluşumlar içinde kadınların eşit katılımının gerekli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
TÜRKİYE 126. SIRADA
Türkiye’nin dünyada 134 ülke içinde cinsiyet eşitliği konusunda 126. sırada olduğunu kaydeden Kışanak, “Bu kadar büyük bir ülke olduğunu, Ortadoğu’ya yön vermeye çalışan, ekonomide 16. sırada yer almasıyla övünen bu ülkede durum budur. Bu konudaki devlet yaklaşımı, iktidar politikalarını görerek mücadele etmek lazım. AKP’nin 12 yıldır iktidarda yokmuş gibi konuşması anlaşılır değildir” dedi.
Türkiye’de her gün yaklaşık 5 kadının öldürüldüğünü belirten Kışanak, “Konu sadece kadına yönelik şiddetin daha görünür olması değil, kadının daha şiddet mağduru olmasıdır. Buna karşı çıkmak gerekiyor, zihniyeti değiştirmek gerekiyor. Kadın ikinci sınıf değildir, erkekten daha eksik değildir, daha yeteneksiz değildir, daha ikincil pozisyonda kalmasını gerektiren hiçbir vasıfla adlandırılamaz. Kadınlar da en az erkekler kadar beceriklidir, yeteneklidir, iradelidir, her şeyi yapma hakkına sahiptir. Bu kadar net bir eşitlik yaklaşımına sahip olmayan hiçbir iktidar kadınlara yönelik şiddeti önleyemez. Biz öncelikle hükümete, yönetim erkini elinde bulunduranlara, tüm toplum adına idare makamlarına hükmedenlere sesleniyoruz; bahane üretmeyin, kadın hareketinin, muhalefetin eleştirilerini haksız görmeyin. Bu eleştirileri anlamaya çalışın, bu erkek egemen zihniyetinden bu ülkeyi kurtarmaya çalışın” diye konuştu.
“ERKEK MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLARIMIZ GÜLÜYOR AMA BİZ CİDDİYİZ”
Erkek egemen zihniyetin kurtulunması gereken bir illet ve hastalık olduğunu belirten Kışanak, konuşmasını gülerek izleyen milletvekili arkadaşlarına seslendi. Kışanak, “Erkek milletvekili arkadaşlarımız gülüyorlar, biz bunu bir espri konusu olarak söylemiyoruz, büyük bir ciddiyetle söylüyoruz. Erkeklik duygusu olarak şimdiye kadar empoze edilen, öğretilen hatta dayatılan bu duygunun kendisi despotizmdir; bundan kurtulmazsanız siz de özgür olamazsınız, kadınlar da özgür olamaz. Bu illetten, bu ayıplı halden kurtulmak lazım.
Kışanak’ın konuşmasının ardından toplantıya katılan kadın örgütlerinden temsilciler kürsüde kadın haklarına ilişkin konuşmalar yaptı.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.