Bdp, Çözüm Turuna Hazırlanıyor

Bdp, Çözüm Turuna Hazırlanıyor
BDP Grup Başkanvekili İdris Baluen, BDP ve diğer siyasi partlerin Kürt sorununa ilişkin çalışmalarını ortaklaştırabilmek için birkaç hafta içinde siyasi partilerle görüşmeler yapacaklarını açıkladı. Baluken, görüşme programının parti organlarında netleşti

- BDP Grup Başkanvekili İdris Baluen, BDP ve diğer siyasi partlerin Kürt sorununa ilişkin çalışmalarını ortaklaştırabilmek için birkaç hafta içinde siyasi partilerle görüşmeler yapacaklarını açıkladı. Baluken, görüşme programının parti organlarında netleştirileceğini kaydetti.

Baluken, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, 2013 Nevruz’unun verdiği barış, kardeşlik ve ortak gelecek mesajıyla tarihi bir Nevruz olduğunu belirterek, “Önümüzdeki yıllarda tarih kitaplarına 2013 Nevruzu ortak bir geleceğin miladı olarak geçecektir” dedi.

Kürt sorunun çözümüne ilişkin diğer siyasi partilerin de önerileri olduğunu belirten Baluken, Meclis’te barışla, demokratikleşmeyle ilgili süreci yönetecek bir komisyonun oluşmasının önemli olduğunu söyledi. BDP olarak bu konuda daha önce teklif verdiklerini, CHP’nin de Toplumsal Uzlaşma Komisyonu önerisi olduğunu hatırlatan Baluken, AK Parti hem CHP’nin sivil toplum ağını örmek üzere akil adamlar komisyonu önerileri olduğunu hatırlattı.

Tüm bu çalışmaların bu süreç içinde ortaklaştırılabileceğini belirten Baluken, “Bizler önümüzdeki bu birkaç haftalık süre içerisinde hem hükümetle hem siyasi partilerle bu yönlü bazı görüşmeler yapacağız. Bu çalışmaları nasıl ortaklaştırabiliriz. Bu çalışmaları nasıl Meclis’in inisiyatif alabileceği bir şekle dönüştürebiliriz diye yoğun bir çaba içinde olacağız.

“BÜTÜN SİYASİ PARTLER İÇİN RİSK”

BDP, CHP ve AK Parti’nin önemli teklifleri olduğunu ifade eden Baluken, şunları kaydetti:

“Bütün bu tekliflerin ortaklaştırılarak Meclis’in tarihi bir misyonu yerine getirecek şekilde kendi rolünü oynamasını son derece önemsiyoruz. Eğer bu süreçler sağlıklı işlerse Kürt sorunun yasal ve anayasal demokratik, siyasi yollarla çözümüyle ilgili tarihi gelişmeleri yaşayacağımız çok önemli süreçleri birlikte yaşayacağız.

Bunlar ortaklaştırılması zor olan çalışmalardır, tartışmaları güçlü yapılması gereken, riski yüksek çalışmalardır. Bütün siyasi partiler için risk barındıran çalışmalardır. Ama bu riskin büyüklüğü ile doğru orantılı olarak tarih içinde üstleneceği misyon ve ülke tarihine, Ortadoğu tarihine kazandıracağı misyonla ilgili de aynı büyüklükteki önem ortadadır.

Eğer süreci başarıya ulaştırırsak, sadece ülkede Kürtler ve Türkler için değil; bütün farklı etnisiteler ve inançlar için bir özgürlük kapısını aralayacağımızı vurgulamak istiyorum. Hatta bu ülkeyi de aşan, Ortadoğu’da şu anda bütün kaotik süreçlerin sonlanmasına model olabilecek yeni bir arayışı kazandırabilir.”

“BÖLÜNME PARANOYASI ORTADAN KALKTI”

Yıllardır Kürt sorunuyla ilgili demokratik yollarla bir çözüm önerisi geldiği zaman, bunun ülkeyi bölme projesi olduğu şeklinde bir algı yaratılmak istendiğini belirten Baluken, “Özellikle bu birkaç haftalık tartışmanın bu bölünmeyle ilgili bütün paranoyaları ortadan kaldırdığını düşünüyoruz Yeni çözüm projesinin ülkeyi bölmeyi değil, bütünleştirmeyi, büyütmemeyi ve gerçek bir bölgesel güç haline getirmeyi artık bütün halkımız da kabul etmiş durumda” dedi.

“MHP ÇÖZÜMSÜZLÜKTEN YANA”

Görüşecekleri siyasi partilerin içinde MHP’nin olup olmadığına ilişkin bir soruyu cevaplandıran Baluken, “Tabii ki bütün partilerle görüşmeyi önemsiyoruz ama MHP’nin bugüne kadarki yaklaşımları maalesef çözümden çok çözümsüzlüğe katkı sağlayacak şekilde ilerliyor. MHP sorunun çözümüyle ilgili bir alternatif proje, farklı bir yol, yöntem ortaya koymuyor; sadece mevcut çözümsüzlüğün derinleşmesin istiyor. Yaklaşım bu olursa tabii ki biz MHP ile ilgili olan tutumumuzu gözden geçiririz. Neticede biz çözüme katkı sağlamak amacıyla bu görüşmeleri önümüze koyarız. Eğer çözümsüzlükte bir ısrar varsa, tabii ki o durumda biz de kendi kararlarımızı gözden geçiririz. Ama bütün siyasi partilerin katkı vermesinin önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Baluken ayrıca, ‘akil adamlar’ değil ‘akil insanlar’ komisyonu nitelemesini önemsediklerini belirterek, bu komisyonda hangi isimlerin olacağına ilişkin parti organlarında çalışma yapacaklarını söyledi.

“KÜRT SORUNUNU ÇÖZEN TÜRKİYE, BÖLGESEL GÜÇ OLACAK”

Nevruz kutlamasının hemen ardından İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi konusundaki zamanlamaya ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Baluken, “Süreçle zamanlama açısından örtüşmesiyle ilgili bir yorum yapmak sağlıklı olmayabilir. Ama şöyle bir durum var; Kendi içinde Kürt sorununu çözmüş, kendi içindeki kanayan yarayı sarmış bir Türkiye Ortadoğu’da güçlü bir bölgesel aktör olacak ve diğer ülkelerin Türkiye ile ilişkileri de bu bölgesel güç ekseninde yeniden şekillenecek” dedi.

“BAŞKA PARTİLERDEN MİLLETVEKİLLERİ DE ÖCALAN’LA GÖRÜŞEBİLİR”

İmralı’ya 4. heyetin gidecek olmasına ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine Baluken, bu konuda yeni bir bilgi olmadığını ancak İmralı yolunun sürekli açık olmasını savunduklarını söyledi. Öcalan’ın tüm siyasal ve toplumsal kesimlerle görüşmesi gerektiğini belirten Baluken, “Sadece BDP değil Meclis’te grubu bulunan diğer siyasi partilerden milletvekillerinin gidip görüşmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Belki önümüzdeki günlerde şekillenirse bu akil insanlar komisyonunda yer alan çevrelerin İmralı’da Öcalan ile görüşmesini önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

PKK’NIN GERİ ÇEKİLMESİ

PKK’nın geri çekilmesi konusunda bir çalışma yapıp yapmadıklarını sorulması üzerine Baluken, “Çekilmeyle ilgili bir yasal düzenleme herkesi rahatlatır. Geri çekilecek silahlı güçlerin yaşam hakkıyla ilgili bir rahatlama getireceği için, sürecin kendisini rahatlatır” dedi.

Baluken, çekilmenin somut olarak nasıl gerçekleşeceği konusundaki önerilerinin sorulması üzerine, “Bizim zihnimizde somut bazı şeyler var ama bir basal düzenleme yapılacaksa, bütün partilerle ortaklaşmayı esas almak önemlidir. Eğer 30 yıldır devam eden bir isyanın sürdürücüsü olan silahlı güçler ‘can güvenliğimiz sağlandığı takdirde sınır ötesine çekileceğiz’ beyanında bulunuyorlarsa; bunun kendisi zaten son derece önemli, değerli ve kaşı çıkılamaz bir irade beyanıdır. Buna karşı çıkmak demek, ‘siz sınır ötesine çekilmeyin, silahlarınızla burada bulunun’ demektir. Bunu savunmanın da siyasi, ahlaki, insani açıdan karşılığı olmadığını düşünüyoruz. Silahlı güçlerin geri çekilmesiyle beraber doğacak olan boşluğa farklı bir takım unsurların yerleşmesiyle ilgili riskler her zaman vardır. Yapılacak bir yasal düzenleme böylesi yeni bazı tehlikelerin devreye girmesiyle ilgili kaygıları da giderecek şekilde olmalıdır” dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.