Bdp Boykotuna Çözüm Arayışları (2)
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, BDP ile üzerinde mutabakat sağlayacakları ortak bir metnin ortaya çıkmadığını belirterek, "Esas itibariyle ortak bir mutabakat metninin ortaya çıkmamasındaki en büyük faktör, neden tutuklu milletvekilleriyle Sayın Hatip Dicle'nin konumuna ve onlar açısından sorun olarak ortaya çıkan bu durum için somut adım atılması ve çözülmesi talepleri olmuştur" dedi.
BDP'nin Meclis boykotunu sona erdirmek üzere dün başlayan AK Parti ve BDP yöneticilerinin görüşmesinin ikinci gününde de uzlaşma sağlanamadı. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, BDP yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerin olumlu ve yapıcı bir ortamda geçtiğini belirterek, "Fakat birlikte üzerinde mutabakat sağlayacağımız bir metin oluşmadı. Ama bu, görüşmelerin katkı sağlayıcı olmadığı ve gelecekle ilgili Türkiye'nin sorunlarının çözülmesi noktasında
birlikte çalışılmasına engel teşkil edeceği anlamına gelmez. Tam aksine her iki taraf da TBMM'nin, Türkiye'nin tüm sorunlarının tartışılıp değerlendirileceği, çözüm bulunacağı yegane ortam olduğu konusunda kanaatlerini ortaya koydular" diye konuştu.
Canikli, kendilerinin hazırladığı metnin evrensel ilkeleri içerdiğini, özellikle yeni, sivil, özgürlükçü bir anayasa yapılması konusundaki kanaat ve iradelerini yansıttığını, BDP'nin de bu metnin katkı sağlayıcı, destek verici bir metin olduğu kanaatine vardığını ancak 'eksik' bulduğunu söyledi.
UZLAŞMAYA HATİP DİCLE ENGELİ
Canikli, BDP'nin ortaya koyduğu metinde yer alan bazı konuların mutabakat metninde mutlaka yer alması gerektiği şeklinde bir iradesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Biz ise özellikle belirli olaylara, belirli spesifik olaylara atıf yapılması şeklinde ortaya çıkan bu hususun mevcut anayasa ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini ifade ettik. Özellikle yargıya müdahale anlamına gelebilecek ve mevcut kuralların ihlali sonucunu ortaya çıkarabilecek bir adımın atılmaması, bir tavrın ortaya konmaması gerektiğini ifade ettik. Esas itibariyle de ortak bir mutabakat metninin ortaya çıkmamasındaki en büyük faktör, neden tutuklu milletvekilleriyle Sayın Hatip Dicle'nin konumuna
ve onlar açısından sorun olarak ortaya çıkan bu durum için somut adım atılması ve çözülmesi talepleri olmuştur."
Hatip Dicle'nin durumu ile ilgili bir ifadenin metinde yer almasının yargıya müdahale olacağını belirten Canikli, AK Parti'nin hazırladığı metni okudu. Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplandıran Canikli, BDP'nin metnine itirazları olup olmadığının sorulması üzerine, "Bahsettiğimiz hususlara elbette itirazlarımız oldu. Zaten eğer itiraz olmasaydı mutabakat sağlanırdı. Özellikle tutuklu milletvekilleri ve Hatip Dicle'nin durumuyla ilgili atıf yapılması ve bu konuların çözülmesine yönelik önerilerin
yer alması ve buna benzer konulara itirazımız olduğu tartışmasız bir şekilde" dedi.
BDP'lilerin ekim ayında mı yemin edeceklerinin sorulması üzerine Canikli, "Onu bilemiyoruz, onunla ilgili gerekli görüşmeleri kendi aralarında, kendi organlarında yapacaklar. Bu konudaki kararlarını bilahare vereceklerini ifade ettiler. Dolayısıyla o konudaki yaklaşımlarını tam olarak bilmiyoruz" diye konuştu.
Canikli, Meclis'in cuma ve cumartesi günleri de çalışacağı bilgisini BDP yetkilileriyle paylaştıklarını da söyledi. Canikli ayrıca, tekrar görüşme konusunda şu an itibariyle bir kararları olmadığını dile getirdi.
ERGENEKON HAKİMİNİN BOLU'YA TAYİNİ
Ergenekon davasına bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın Bolu'ya tayini ile ilgili bir soru üzerine Canikli, "Yargı bünyesinde ve çerçevesinde verilmiş bir karardır. HSYK'nın bir tasarrufudur. Yani yargıçlarla ilgili tayin, terfi atama konusunda tek yetkili özerk ve bağımsız bir kurum olan HSYK'nın bir icraatıdır. Dolayısıyla herhangi bir değerlendirme yapmak doğru değil, mümkün değil" dedi.
CHP'nin tayinle ilgili itirazının hatırlatılması üzerine Canikli, "CHP'nin her istediğini kurumlar elbette yerine getirmek mükellefiyetinde değildir. Kendi açılarından değerlendirir, kendi kararlarını uygularlar" şeklinde konuştu.
AK PARTİ VE BDP METİNLERİ
AK Parti'nin metninde yeni anayasanın uzlaşma içinde yapılması gerektiğine vurgu yapılırken, TBMM'de temsil edilen siyasi partilerin Meclis zemininde birlikte çalışma, diyalog kapısını açık tutma ve sorunları birlikte çözme konusunda gereken hassasiyeti göstermesi gerektiği belirtildi. Metinde ayrıca, seçimlerle oluşan TBMM'deki yüksek temsil oranının yeni anayasa yapılması için tarihi bir fırsata dönüştürülmesi gerektiği belirtilerek, "Ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren yeni anayasada yer alması
istenilen konular, anayasa için Meclis çatısı altında kurulacak komisyonda tartışılmalı ve değerlendirilmelidir" denildi.
BDP metninde ise, halen tutukluluğu devam eden TBMM üyelerinin en kısa zamanda fiilen görevlerinin başında olmalarının önemsendiği vurgulanarak, "Yasaları evrensel hukuka uygun hale getirme konusunda yetkili tek mercii TBMM'dir. 12 Haziran 2011 seçimlerinde seçmen desteğini alarak milletvekili seçilmesine rağmen parlamentoya girmesi engellenen Sayın Hatip Dicle örneğinde olduğu gibi bu ve benzeri haksızlıkları gidermek, benzer durumların tekerrürünü engellemek için uluslararası hukuk da dikkate alınarak
parlamento içinde çözüm arayışları olmalıdır" denildi.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.