Bbp’de Bayramlaşma

Bbp’de Bayramlaşma
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Türkiye’de gündem bir anda değişiyor. Şimdi Ergenekon davası gündemde. Tamamen Türkiye’nin gündemi buraya çevriliyor. Güneydoğu Anadolu’muzda, Suriye sınırımızda, Kuzey Irak sınırımızda her türlü

- Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Türkiye’de gündem bir anda değişiyor. Şimdi Ergenekon davası gündemde. Tamamen Türkiye’nin gündemi buraya çevriliyor. Güneydoğu Anadolu’muzda, Suriye sınırımızda, Kuzey Irak sınırımızda her türlü iş oldubittiye getiriliyor” dedi.

BBP Genel Merkez önünde bayramlaşma töreni düzenlendi. Tören öncesi açıklama yapan Destici, Suriye’deki olaylara değinerek, “Biz zorda kalan insanların, yaralı olan insanların düşmanımız da olsa tedavi edilmesine bir şey demeyiz. Bunun pazarlık konusu yapılmasını asla kabul etmeyiz. Biz zorda kalan insana, vicdani, insani ve İslami olarak yardım edilmesini destekleriz. Ama bu yardım özellikle PKK tarafından PKK’nın belediyeleri tarafından milletten zorla toplanan ya da Kızılay’ın topladığı yardımlar daha sonra kamyonlar üzerinde Türk bayrakları ve Kızılay amblemleri çıkartılarak PKK ve Apo’nun bayrakları ile PYD’ye gönderiliyorsa biz bunu Büyük Birlik Partisi olarak bunu kabul etmiyoruz. Bunu milletimize havale ediyoruz. Büyük Birlik Partisi’nden başka bunları kimse konuşmuyor. Bizim bildiğimizi hepsi biliyor. İktidarı, ana muhalefeti ve meclisteki diğer siyasi partiler de biliyor. Ama buna rağmen hiç seslerini çıkartmıyorlar. Türkiye’de gündem bir anda değişiyor. Şimdi Ergenekon davası gündemde. Tamamen Türkiye’nin gündemi buraya çevriliyor. Güneydoğu Anadolu’muzda, Suriye sınırımızda, Kuzey Irak sınırımızda her türlü iş oldubittiye getiriliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgemiz Kuzey Kürdistan olarak ilan ediliyor, bayraklar asılıyor, şehir yapılanmaları oluyor, güvenlik birimleri oluşturuluyor ve her türlü hukuksuzluk işleniyor” şeklinde konuştu.

"SURİYE’NİN KUZEYİNDE PKK YAPILANMASI VAR"

Suriye’nin kuzeyinde PKK yapılanması olduğunu savunan Destici, “Türkiye’yi yönetenlerden ne duyuyoruz. ‘Defakto bir duruma müsaade etmeyeceğiz. Bir oldubittiyi kabul etmeyeceğiz.’ Bizde Büyük Birlik Partisi olarak milletimiz adına diyoruz ki, biz söze itibar etmiyoruz artık. Bizim bu sözlere karnımız tok. Biz icraat bekliyoruz. Bundan üç beş sene öncede aynı sözleri cümlesi cümlesine, kelime kelimesine biz Kuzey Irak’taki Barzani kontrolündeki yapılanması ile ilgili duyduk. O zamanda aynen bir defakto kabul etmiyoruz, bir oldubittiye müsaade etmeyiz, Irak’ın toprak bütünlüğünün yanındayız diyende sizdiniz. Acaba üç beş sene sonra bugün Kuzey Irak’ın Barzani’nin olduğu gibi PYD’nin de orada özerk bir kukla devlet yapılanmasında korucusu ve kollayıcısı mı olacaklar? Bizim cevabını aradığımız ve cevabını istediğimiz soru bu” ifadesinde bulundu.

“PYD, PKK’NIN YAN KOLU”

PYD’nin PKK’nın yan kolu olduğunu ifade eden Destici şöyle devam etti:

“PYD başkanını Türkiye’ye çağırdılar. Basına yansıdığı kadar ‘kendilerini uyardık’ diyorlar. Türkiye’ye çağırdığınız kim? Apo’nun emrinde olan PKK’nın yan kolu. Kandilden talimat alan bir yan kuruluş. Siz bunlarla hangi pazarlığı yaptınız. Aynen PKK ile çözüm süreci dedikleri, bizim başından bu yana müzakere süreci dediğimiz süreç ile ilgilide sormuştuk. O zamanda bir pazarlık yok, birinci aşama, ikinci aşama, üçüncü aşama yok denildi. Ama daha sonra birinci, ikinci ve üçüncü aşamanın olduğu bir pazarlık süreci olduğu ortaya çıktı. Şimdi aynı şeyler PYD ile sürdürülüyor. Oraya bir PYD, PKK bayrağı çekilmişti. Yaralıların Türkiye’de tedavi edilmesi karşılığında bir pazarlık sonucu o bayrak oradan indirildi. Eğer bunu büyük Türk milleti kabul edebiliyorsa bizim diyebileceğimiz hiçbir şey yok. Şuanda Türkiye’nin bir bölgesi adeta yarı özerk hale dönüştürüldü. Bayraklar çekiliyor, her türlü hukuksuz işlem yapılıyor.”

“İKİ KONUYA ÇOK ÜZÜLDÜM”

Ergenekon davasında çıkan kararları da değerlendiren Destici, Türkiye’de Genelkurmay Başkanlığı yapmış, kuvvet komutanlığı yapmış, üst düzey bürokrasi, sivil bürokraside, iş dünyasının, siyasetin önemli isimlerinin, basının önemli isimlerinin ceza almasına insani duygularla üzüldüğünü vurgulayarak şöyle devam etti:

“İkinci üzüntüm, bu derece üst seviyeye gelmiş insanların, hala demokrasi dışı yollarla hükümet kurma veya hükümeti devirme organizasyonu içinde olmasıdır. Türkiye’de darbe girişimlerine müsaade edilmemeli. Türk toplumu bu darbeler yüzünden özlediği bir ülkeye kavuşamamıştır. Kimse darbe suçuna tevessül etmemesi gerektiğini artık bilmelidir. Siyasi partiler, sandığa, millet iradesine karşı bir darbe girişimi varsa buna ortak tavır sergileyip darbelerin karşısında durmalıdırlar. Ben buna inanıyorum. Bir daha kimse darbeleri aklından geçirmemelidir. Buna müsaade etmeyecek düzenlemelerde yapılmalıdır. Suçun karşılığının mutlaka hakkaniyet içinde verilmelidir. Bundan kimsenin şüphesi olamaz. Savcı ve hâkimlerin haksızlık yaptığını iddia edemeyiz. Daha hukukun birinci aşaması sona ermiştir. Yargıtay aşaması vardır. Bu kararlar bazılarının hoşuna gitmemiş olabilir ama yargının verdiği karara herkes saygılı olmalıdır.”

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.