Başbakan, İl Başkanları toplantısında konuştu

Başbakan, İl Başkanları toplantısında konuştu
Başbakan Erdoğan, AK Parti İl Başkanları toplantısında konuştu.

Erdoğan"ın konuşmasının satırbaşları:

Hukuk devletini sabote etmek, provokasyonlarla huzuru kundaklamak, yıllarca milli iradeyi rehin almak isteyenlerin, geçmişte bu ülkeye kurdukları tuzaklar bugün daha aşikar olarak görünüyor.
 
Millet eliyle millet iradesiyle demokrasinin barışın mümkün olduğu AK Parti iktidarıyla görüldü. Son 29 Mart 2009 seçimleriyle de kazanan milletimiz oldu. Daha önceki 3 seçimde milletin mesajını doğru okuyamayanlar bu seçimin sonuçlarını da yanlış anlamakta ısrar ediyorlar.
 
Ama dünya eski dünya değil, Türkiye eski Türkiye değil. Hayat akıyor, ülkemizin yürüyüşü devam ediyor. Geriye doğru tek bir adım atmayacağız ve sadece ileriyle gideceğiz.
 
Türkiye’nin küresel ve bölgesel barış konusunda en küçük bir tereddüdü yoktur. Türkiye her zaman için “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini hayata geçirmeye çalışıyor. Biz düşman değil dost kazanmaya gayret ettik. Ancak gösterdiğimiz bu hassasiyetin iyi algılanmadığını da zaman zaman görüyoruz.
 
1915 olaylarıyla ilgli önceki gün yapılan açıklamaları gerçeği yansıtmayan bir tarih yorumu olarak görüyorum. Açıklama metninin olayların bir bölümünün kaleme alındığını görüyorum. Tarihe ve tarih bilimcilerine bırakılması gereken böyle bir uzmanlık konusunun sürekli olarak kullanılması, her yıl lobilerin istismar meselesi haline getirilmesi, ülkeler arasındaki ilişkilerin normalleşmesini engelliyor.
 
Türkiye olarak tarihçiler tarafından incelenmesi için her zaman samimi bir gayret içerisinde olduk. 2005’te bizzat yazdığım mektupla bu mektubun da cevabını almış değilim. İyi niyetli önerilerimiz karşılık bulmadık.
 
1915 olayları üzerinden bir çok siyasetçinin oy kazanma yarışına girmesinden büyük üzüntü duyuyoruz. Tarih iç politika malzemesi yapılamayacak kadar saygın bir bilim daldır. Tarih tarihçilere bırakılmalıdır. Konuyla ilgisi olmayan ülkelerin durumdan vazife çıkarmaktan vazgeçmesi gerekir.
 
AK Parti kurulduğu 14 ağustos 2001’den bugüne kadar bu konudaki kararlılığını hep ortaya koymuştur. Dolayısıyla yapılan açıklamayı bizleri tatmin eden bir açıklama olarak görmüyoruz ve ABD’deki bu açıklama sadece seçim meydanlarında verilmiş sözün adeten yerine getirilmesidir.
 
Biz her tür ifadenin söylemin adaletle yapılmasından yanayız, yoksa basit bir seçim çıkarını sağlamak için değiliz ve Türkiye bu noktada el bebek gül bebek okşanacak bir ülke değildir.
 
SEÇİM SONUÇLARI DĞERLENDİRMESİ
 
AK Parti seçimlerde kendisini izleyen ikinci partiye 16 puan fark atmıştır. Durumumuzu iyi tahlil edin. Her seçime girilirken, her şeyden önce seçimi kazanmak için çalışın. Tabiî ki bir önceki seçimden daha iyi bir noktaya gelmek ideal olandır. Fakat hiçbir siyasi parti ben ikinci parti olayım, burada oyum bir iki puan artarsa ben başarılı olurum diyerek hareket edemez, etmemelidir. Bunlara da başarı puanı vermek akıl alır bir şey değil. Ortada bir gerçek var, bu seçimin birincisi AK Parti’dir. İkincinin üçüncünün toplamı kadar oy almıştır.
 
İl Genel meclisi’nde ne almış? AK Parti yüzde 39 oy almış. İkinci ve üçüncü partinin toplamı da 39. CHP’nin yüzde 23 MHP’nin yüzde 16 aldığı bir oyu görüyoruz. AK Parti 16 büyük şehirden 10 tanesini kazanıyor. 65 ilimizden de 35 tanesinde milletimizden yetki alıyor. Yani 81 vilayetin 45’inde milletimiz yetkiyi AK Parti’ye vermiştir.
 
Herkes seçim vaatlerini yerine getirsin. Kuyruklar başladı. Hadi alın bakalım, alın. Yerleştirin bakalım belediyeye bu insanları nasıl yerleştireceksiniz. Halkımızı aldatarak oy toplama gayreti içerisine girenlere, benim işsiz vatandaşım müracaat etsin. On bin kişi alacağım, otuz bin kişi alacağım. Gittiğim illerde ben bunları görüyorum şaşırıyorum. Nasılda aldatma siyasetiyle karşılarına çıkıyorlar. Bu oyunu oynadılar ama bir kere sıçrarsın, iki kere sıçrarsın.
Seçim sonuçlarını milletin değişim iradesinden vazgeçmiş olarak yorumlamak yanlıştır.
 
Rakamlar ortadayken yorumcular seçim sonuçlarını tuhaf bir biçimde değerlendiriyor. Mukayeselerin siyasetle ilişkisi olamaz. Bunların hedefi AK Parti"yi halk nezdinde nasıl demoralize edebiliriz? Hedef bundan sonraki milletvekili seçiminde de halk AK Parti"yi o çıtaya oturtacaktır. AK Parti"nin oylarının geniş bir tabana yayılmasına karşılık diğer partilerin kendilerini bölge partisi olmaktan kurtaramaması. Bazı partiler Güneydoğu ve Doğu Anadolu"daki bazı illerimizde, bazıları Ege, Akdeniz ve kısmen Marmara"da varlık gösterdi. CHP 26 ailde yüzde 10 oy oranının altında. 31 ilin hiçbir ilçesinde seçimi kazanamayan CHP, bir belde belediyesi bile elde edememiş. Onlar 1005 belediyede hiç aday çıkarmamıştır. CHP kendisi için hedef koymak yerine AK Parti"nin oy oranları üzerinden kendilerine oy istemiştir. Buna karşılık AK Parti 81 vilayetin tamamında belediye başkanlarına verilen oylarla Türkiye Partisi olduğunu net olarak ortaya koymuştur. Kimlik siyasetiyle siyaset yapılmaz. Bunu yaparsanız ayrımcılık yapmış olursunuz..
 
Birilerinin bulanık havalardan hoşlanması, Türkiye’yi istikametinden çeviremez. Milletçe mutabık olduğumuz sürece aşamayacağımız meselemiz yoktur. Öyleyse gelin bu ülkenin demokrasisine hep birlikte sahip çıkalımİktidar partisi olarak diyoruz ki hangi partiye oy vermiş olursanız olunuz, bu ülkenin seçilmiş bütün belediye başkanları bizim başkanlarımızdır. Bu ülkenin demokrasisine hep birlikte sahip çıkalım. Diyalog ve uzlaşma kapılarını kapatarak, güvensizliği sürekli olarak yaygınlaştırarak bir yere varmak mümkün değil. Eski tabular, eski beyinler artık eski dönemlerde olduğu gibi siyaset meydanını rehin alamıyor. Herkes eski ezberlerini gözden geçiriyor. Herkes yenilenme ihtiyacı hissediyor. Hayatın ve dünyanın değişen dinamikleri de yenilenmeyi zorunlu kılıyor. Kötümser senaryolar boşa çıkıyor. ABD"den AB"ye komşularımız olan dost ülkelerden yakın zamana kadar bize yan gözle bakan ülkelere kadar herkes Türkiye"nin dostluğundan medet umuyor. Yeter ki bu ülke kendi dinamiklerine sahip çıksın. Yeter ki ülkemizi küçük düşüren bir fotoğraf vermeyelim. Toplumsal hayatın dinamizminin gerisinde kalan bir siyaseti kabul etmemiz mümkün değil.
 
Değerli belediye başkanlarım bir kısmınız ilk kez böyle bir sorumluluk aldı, göreve devam eden arkadaşlarım var. Mutlaka adaleti sağlamalısınız, hayat sıtandartlarını yükseltecek hizmetler üretmelisiniz. Tasarruf edeceğiniz her kuruş bu ülkeye aittir. Ulaşılmaz başkan olursanız bunun hesabını milletten önce biz sorarız. Gurura, kibire, makam sevdasına kapılırsanız hesabını biz sorarız. AK Parti"li belediye başkanları kimsesizlerin sesi, fakir fukaranın yardımcısı olmak zorundadır. Yönetim bizim işimiz, kalkınma bizim hedefimiz. Yola çıkarken bunu çok açık, net söyledik. Ne merkezi yönetimde ne de belediyede ayrıştırıcı tuzaklara düşmedik, düşmeyeceğiz. Türkiye"nin partisi olarak bu ülkenin hiçbir meselesini küçümseme durumunda olmadık.
 
ORTALIĞI KARIŞTIRIYORLAR
 
Biz fitne unsurlarını takip ediyoruz. Bakıyorsunuz Azerbaycan’dan buraya gelenler oluyor, onlar yalan yanlış şeylerle ortalığı karıştırıyorlar. Buradan da oraya gidip ortalığı karıştırmaya çalışıyorlar.
 
6.5 yıllık AK Parti iktidarında özellikle Azerbaycan ile ilgili politikalarını, bir milli dava olarak gören bir partiye bu tür yakıştırmalar yapılmasını kabul edemeyiz.
 
Bunu kabul etmemizde, bunun karşısında da susmamız mümkün değil. Onun içinde söylenecek ne varsa bunu yaparız, ama değerlerimiz üzerinde oynanmasına da müsaade edemeyiz. Bir yandan bu ülkede yaşayan kimse aç ve açıkta kalmasın diye, gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Bir taraftan da bu ülkelerle olan münasebetlerimizi nasıl geliştiririz onun gayreti içerisindeyiz.

(İHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.