Başbakan Erdoğan: "Şu Anda Ana Muhalefet Partisi Kendi Belediyelerini Bir Araştırsın"

Başbakan Erdoğan: Şu Anda Ana Muhalefet Partisi Kendi Belediyelerini Bir Araştırsın
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda ana muhalefet partisi kendi belediyelerini bir araştırsın. 'Sizin hanginiz Alman vakıflarından herhangi biriyle kredi görüşmesi içerisindesin' diye sorsun. Bunlar ufak belde belediyesi ve ilçe belediyesi değil. Bir

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda ana muhalefet partisi kendi belediyelerini bir araştırsın. 'Sizin hanginiz Alman vakıflarından herhangi biriyle kredi görüşmesi içerisindesin' diye sorsun. Bunlar ufak belde belediyesi ve ilçe belediyesi değil. Bir araştırsın. Bunlar ufak belde belediyesi ve ilçe belediyesi değil. Bir araştırsın" dedi.

Bakanlar ve işadamlarından oluşan bir heyetle Güney Afrika'ya giden Başbakan Erdoğan, hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, ziyaretin Perşembe sabahı sona ereceğini belirterek, "Yapacağımız heyetler arası görüşmelerle geleceğe yönelik adımlarımızın, mevcudun değerlendirilmesi, geleceğin de bir planlaması mahiyetinde bir çalışmayı gerçekleştirmiş olacağız. Hükümet olarak Güney Afrika Cumhuriyeti ile karşılıklı olarak ilişkilerimizin geliştirilmesi yönünde çaba

harcıyoruz. İhracatımızda ciddi bir gelişme söz konusu. Güney Afrika Cumhuriyeti'nin tüm Afrika kıtası içerisinde çok farklı bir konumu var. Onlar da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde geçici üye olarak görev yapıyor" dedi.

Türkiye ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nin dünya siyasetinde ağırlığı olan iki ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, "Güney Afrika'daki yatırımlarımız 400 milyon dolara ulaşmış durumda. Bu tablo yeterli değil. Bunu çok daha ileriye taşımamız gerekli" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, açıklamasının ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Türkiye'de faaliyet gösteren Alman vakıflarıyla ilgili açıklamaları ve muhalefetin "Ortaya belge konulsun" çağrısı sorular Erdoğan, "Benim ne konuştuğumu maalesef medya tam manasıyla aynen söylediğim gibi yansıtmıyor. Burada da maalesef bu yansıtmada bazı cımbızlamaların olduğunu ifade edeceğim. Bu görüşmemiz aynı zamanda teyp kaydına alınmıştır. Şimdi burada tekrarlıyorum. Bu görüşmemiz esnasında ben 'bu

Alman vakıfları nelerdir' diye sorduklarında 'isim vermeyeceğim, arar bulursunuz' dedim. Türkiye'de de bazı CHP belediyeleri ki, kredidir ve bu kredi ile ilişkilerde hazine teminatı gerektiği için bunlar hazineye de müracaat etmişlerdir. Hazine teminat verdi mi, vermedi mi ayrı bir konu ama dediğim diğer BDP'li belediyeler noktasında, aldıkları krediler vardır ve bu kredilerin yatırımı devam ediyor. Ben ne demişim. 'PKK'ya para gönderiyorlar' ifadesini kullanıyor. Ben para değil, 'belediye ile kredi

sözleşmesi yapıyor' ifadesini kullandım. Konunun aslı, çerçevesi bu" ifadelerini kullandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vakıflar konusunun daha önce de gündeme gelmiş bir konu olduğunu söyledi. "Bu söylenen vakıflar, benim konuşmamla da gündeme gelmedi" diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Türkiye'de bu konu daha önce medya vasıtasıyla gündeme gelmiş konular. Alman vakıflarını uzun zamandır Türkiye'de ne yazık ki buna benzer bazı girişimleri var. Ana muhalefet partisine bu şekilde yardım konusu tartışma konusu da olmuştur. Tartışılmıştır. Medyada bu yayınlanmıştır. O gündür, bugündür bu iş üzerine gidilmediği için belli bir noktada kalmıştır. Şu anda ana muhalefet partisi kendi belediyelerini bir araştırsın. 'Sizin hanginiz Alman vakıflarından herhangi biriyle kredi görüşmesi

içerisindesin' diye sorsun. Bunlar ufak belde belediyesi ve ilçe belediyesi değil. Bir araştırsın. Özel bir konuda bilgi isterse lütfederler, kendisiyle bunu da ayrıca görüşürüz. Onu da medya aracılığıyla yapmamıza gerek yok. Kendilerine yardımcı oluruz .Kapıya koyup koymaması kendi bileceği iş. Bu tür şeyler olduğunu bilmeleri lazım. Türkiye'de bu tezgah yeni çalışmıyor. Özellikle ağırlıklı BDP'li belediyelere bu söylediğim vakıflar bu tür kredi, hibe mekanizmasını çok çalıştırıyorlar."

Başbakan Erdoğan, istihbarat paylaşımı konusundaki bir soru üzerine, "NATO üyesi olarak bizim bu tür özellikle anlık istihbarat paylaşımı gibi bu tür çalışmalarımız gerek NATO ile gerekse Amerika ile devam ediyor. Bundan sonraki süreçte de son Sayın Obama ile yaptığımız görüşmede de bundan asla taviz yok, kararlı şekilde devam edecektir mutabakatını kendileriyle sağladık. Bunlar aynı kararlılıkla devam edecektir. NATO mensubu bir ülke olarak Türkiye'ye karşı NATO'nun da takınması gereken tavır bu olmalı.

Buradaki süreç, Türkiye'nin İsrail'le ve Türkiye'nin Güney Kıbrıs'la ilgili bir sorunudur. Burada Güney Kıbrıs yanlış hareket içindedir. Bu, müzakere sürecini adeta sabote eden bir süreçtir. İsrail'i seçmesi ayrı bir sabote sürecidir. Yanına farklı güçleri almak için attığı bir adımdır" dedi.

İsrail ile ilişkilere de değinen Erdoğan, "Türkiye gibi bir dostunu kaybetmek suretiyle İsrail bölgede yalnızlığı tercih etmiştir. İsrail halkı değil, mevcut yönetimi böyle bir yanlışın içine düşmüştür. Bizim bu noktadaki açıklamalarımız asla İsrail halkına yönelik değildir. Hele hele ülkemdeki Musevi vatandaşlarıma yönelik hiç değildir. Bütün açıklamaların muhatabı İsrail yönetimidir. İsrail yönetimi kendi içindeki çatışmasını ne yazık ki, İsrail'e bir bedel olarak ödetmek durumuyla ülkeyi karşı karşıya

bırakmıştır. Amerikan Bakan'ın yapmış olduğu açıklama isabetlidir" ifadelerini kullandı.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.