Başbakan Erdoğan, Hak-iş Konfederasyonu 12. Olağan Genel Kurulu'na Katıldı (1)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terör konusunda muhalefetin tutumunu eleştirerek, "Gün slogan atma zamanı değildir, hamaset zamanı değildir, böylesine hassas bir gündemin reytinginden nemalanma günü hiç değildir" dedi.
JW Marriott Otelde düzenlenen Hak-İş Konfederasyonu 12. Olağan Genel Kurulunda konuşan Erdoğan, konuşmasının büyük bölümünü teröre ayırdı. "Bugün isterdik ki, Türkiye'nin kalkınma heyecanını, gelişme ufuklarını paylaşarak sözlerimize başlayalım. Ancak maalesef buna imkan bulamıyoruz. Çünkü sadece bizim değil, bütün milletimizin gündeminde acılar var, kederler var" diyen Erdoğan, yaşana terör saldırılarına değindi. Erdoğan, "Türkiye'yi geleceğe taşıyacak demokratik, adil, özgürlükçü yeni bir anayasa
gündemiyle başlayan bir gün, maalesef yine terörün kirli yüzünü göstermesiyle karardı. Önce Güroymak'ta 5 polisimizi kaybettik. Ardından Çukurca'daki hain saldırıda 24 askerimiz şehit oldu. Dün yine Çukurca'da mayın patlaması sonucu bir askerimiz daha şehit oldu" dedi. Şehitlere Allah'tan rahmet, şehitlerin ailelerine ve yakınlarına sabır dileyen, Türk Milletine baş sağlığı dileklerini ileten Erdoğan, yaralı askerlere de acil şifalar diledi. Konuşmasında üstü kapalı BDP'yi sert bir dille eleştiren
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Elbette üzgünüz, kederliyiz, milletçe yüreğimiz kanıyor, ciğerimiz yanıyor. Acımız çok. Bu insanlık dışı manzaranın müsebbibi olanları, bu menfur saldırıyı gerçekleştirenleri, bu cinayet şebekesine destek sağlayanları lanetliyoruz. Doğmamış bebekleri, küçük yaşta çocukları, düğüne derneğe giden genç kızları, insanları ibadete çağıran din görevlilerini gözünü kırpmadan öldürebilen bir cinayet şebekesiyle karşı karşıyayız. Bizim vicdanlarımızın almadığı, yüreklerimizin kaldırmadığı, işitmekle bile
kederlere gark olduğumuz bütün bu hadiseler, maalesef insanlıktan nasibi olmayan bazı kirli odaklar için basit strateji hamleleri olabiliyor. Ve ne yazık ki bugün hala, her türlü insani tahammül noktasının ötesine taşan bu eylemlerin failleriyle arasına mesafe koyamayan, terörü bütün yönleriyle mahkum edemeyen zihniyetler var. Bu zihniyetler içeride de var, dışarıda da var. Tarih bu zihniyetlerin sahiplerini elbette yazacaktır. İnsanlığın ortak vicdanı, bebek demeden, çocuk demeden, kadın demeden her
hedefi katledebilen bu menfur odaklar karşısındaki bu sessizliklerini, bu tavırsızlıklarını mutlaka kayda geçirecektir. Bu ülkede siyaset yapacaksınız, bu milletten oy isteyeceksiniz, sonra bu milletin yediden yetmişe kan ağladığı bir günde bu ağır insanlık suçunun adını koymaya diliniz varmayacak. Bunun izahı yoktur, anlaşılabilir, kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Milletimiz suçlunun adını koyamayan, terörü mahkum edemeyen, bu menfur cinayetleri işleyenleri lanetleyemeyen bu zihniyeti asla
unutmayacaktır. Yine bu cinayet şebekesinin çeşitli uzantılarının Avrupa'nın pek çok şehrinde elini kolunu sallayarak dolaşmasına göz yumanları da unutmayacaktır. Türkiye'nin sayısız uyarı ve başvurularına rağmen boynunda suç yaftasıyla dolaşan bu cinayet örgütünün faaliyetlerini engelleyemeyen o yönetimler Avrupa için yüz karasıdır. Ellerine geçen her fırsatta Türkiye aleyhinde kanaatler serdetmeyi alışkanlık haline getiren çeşitli ülkelerin yönetimleri, bilsinler ki bu ağır suçtan onların hissesine de
bir kara leke düşecektir."
Türkiye'de ne zaman toplumsal uzlaşmanın ve barışın tesisi, demokrasinin tahkimi, adaletin ve özgürlüklerin geliştirilmesi yönünde adımlar atılsa, hemen akabinde bu türden ağır saldırılara maruz kaldığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Bunu çeşitli örneklerle en çarpıcı biçimde ortaya koymak mümkündür. Türkiye'nin yaşadığı güçlüklerin ardından nefes almaya başladığı, gelecek adına aydınlık hedefler ortaya koyduğu her dönemde bu kahredici hadiseler ortaya çıkmıştır. Yine ülkemizde demokrasiyi geliştirmek,
insanlarımızın hakkaniyetli, adil, eşitlikçi, özgür bir ülkede yaşamaları için ne zaman adım atsak bu örgüt bu türden haince eylemlerde bulunmuştur. Ne zaman bölgelerimiz arasındaki gelir farklılıklarını en aza indirmeye, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin hayat standardını yükseltmeye yönelik projeler hayata geçirsek yine aynı şey olmuştur" diye konuştu.
"GÜN SLOGAN ATMA GÜNÜ DEĞİL, BÖYLESİNE HASSAS BİR GÜNDEMİN REYTİNGİNDEN NEMALANMA GÜNÜ HİÇ DEĞİLDİR"
Yakın geçmişte bir barış ve kardeşlik projesi ortaya koyduklarını belirten Erdoğan, geçmişten bugüne yaşanan haksızlıkları, hukuksuzlukları gidermek, kardeşliği perçinlemek üzere demokratik bir açılım vizyonu ortaya koyduklarını ifade etti. O günlerde de yine bu atılan adımları sabote eden, oluşan iyimser havayı ortadan kaldırmaya yönelik terör hadiselerinin devreye girmekte gecikmediğini kaydeden Başbakan Erdoğan, son olarak da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeni anayasa görüşmelerinin başlayacağı gün
terörün yine karanlık yüzünü gösterdiğini ve vatandaşları acıya boğduğunu söyledi. Erdoğan, "Bütün bunlar elbette tesadüfen olmuyor, bunu her insanımızın çok iyi görmesi, fark etmesi lazım. Medyamızın bu kirli hesabın maskesini somut örneklerle düşürmesi lazım. Aydınlarımızın terörle mücadele eden, etmek mecburiyetinde olan bir devletin zorluklarını daha iyi kavraması, bu konudm'fdn ötesine taşan bu eylemlerin failleriyle arasınaa daha duyarlı olması lazım. Sivil toplum kuruluşlarımızın ortak aklın
oluşmasına katkı sağlaması lazım. Bu yönde her kesimden insanımızda bir bilinç oluşmuştur. Bunun daha da güçlenmesi lazım. İspanya'da ETA 48 yıl sonra silah bıraktı. Zapatero açıklamasını yaptı. İktidarıyla muhalefetiyle, STK'larla bir olduk ve beraber olduk ve bu işi başardık. Eğer biz iktidarıyla, muhalefetiyle, STK'larıyla bir olamazsak, beraber olamazsak bu süreç daha da uzayabilir" diye konuştu.
Dün medyanın üst düzey temsilcileriyle bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve meseleyi onlarla paylaştıklarını anımsatan Erdoğan, "Sağ olsunlar hassasiyet gösterdiler, meselenin önemini onlar da dile getirdiler" dedi. Medya yöneticilerine teşekkür eden Başbakan Erdoğan, meseleyi duygusal boyutlarından tümüyle arındırmak gibi bir imkanın olmadığını ifade etti. Erdoğan, "Meselenin doğru değerlendirilebilmesi adına herkesin aklıselim içinde, sağduyu içinde hareket etmesi lazım. Fakat siyasi partilerimiz ne
yazık ki hala terör örgütünü hedefe koyması gerekirken, iktidar partisi olarak bizi hedefe koymanın gayreti içinde. Bununla bir şey elde edemezsiniz. Halkımızın bu tür oyunlara geleceğini zannediyorsanız bunda da yanılırsınız. Çünkü halkımız neyin, nerede, nasıl cereyan ettiğini çok daha iyi biliyor. Fakat siyaset hala bunu kavramış değil. Onun için biz genel görüşme teklifi ile ilk adımı attık. Dün genel görüşme yapıldı. Kapalı oturumda, 'Buyurun ne söyleyecekseniz söyleyin. Önerileriniz varsa ortaya
koyun. Ama öneri yerine siz hala AK Parti iktidarına vurmak suretiyle buradan bir şeyler elde edelim diyorsanız, buradan bir şey elde etmeniz mümkün değil. Çünkü bu iş çözüm istiyor, çözüm. Fırsatçılığa bu işi dönüştürmeyelim. Gün slogan atma zamanı değildir, hamaset zamanı değildir, böylesine hassas bir gündemin reytinginden nemalanmak günü hiç değildir" dedi. Türk Milletinin, böyle zor zamanlarda sabır ve metanetini koruyabilen, ortak aklı harekete geçirebilen ve soğukkanlılığını muhafaza edebilen bir
millet olduğunu vurgulayan Erdoğan, doğrudan birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, toplumsal huzur ve istikrara yönelen bu türden ağır badirelerden de bu dirayetle metanetle bir bütün olarak çıktıklarını ifade etti. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Üzülerek ifade ederim ki, bu büyük milletin olgunluğundan, insanlarımızın metanet ve dirayetinden kendilerine gerekli dersleri çıkaramayanlar da oluyor. Bu zor zamanlardan kendilerine menfaat devşirmeye çalışanları, bu hassas dönemlerin gerektirdiği olgunluğu gösteremeyenleri ibretle izliyoruz. Terör bu ülkenin sadece bugününe ait bir sorun değil. Ülkemiz onlarca yıldır bu karmaşık meseleyle mücadele halindedir. Bu mücadelenin bir tarafında zaman zaman kılık değiştiren, strateji değiştiren, yöntem
değiştiren bir terör odağı var. O odak görüldüğü üzere baştan beri insani değerlere, izana, insafa, vicdana zerre kadar değer vermiyor, buna uygun davranmıyor. Buna karşılık devletin bir devlet gibi davranmak mecburiyeti var. Mesele sadece askeri bir mesele değildir, sadece bir güvenlik meselesi de değildir."
AK Parti olarak, iktidara geldiklerinden bu güne bu meseleye bu şekilde yaklaştıklarını vurgulayan Başbakan Erdoğan, meselenin diplomatik, sosyo-ekonomik, psikolojik boyutm'fdn ötesine taşan bu eylemlerin failleriyle arasınalarını ele aldıklarını söyledi. Terör örgütüne dış destekleri kesmek için diplomatik adımlar attıklarını belirten Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine tarihinde görülmeyen yatırımları yaptıklarını dile getirdi. 9 yılda yaklaşık 30 katrilyon liraya ulaşan bir yatırımı bu
bölgelerde yaptıklarını aktaran Erdoğan, alt ve üst yapısıyla farklı bir Doğu ve Güneydoğu bulunduğunu ifade etti. Erdoğan, "Düşünebiliyor musunuz? Bir havaalanı inşa edeceksiniz, onu istemeyen bir terör örgütü. Orada insanları tehdit eden bir terör örgütü. Aynı şekilde, açılışlar yapacaksınız, halkını tehdit eden bir terör örgütü. Yollar yapacaksınız, müteahhit firmaların makinelerini yakan bir terör örgütü. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Bunlar hiçbir zaman benim Kürt kökenli vatandaşlarımın
temsilcisi olmadılar. Bunların siyasi uzantıları da benim Kürt kökenli vatandaşlarımın asla temsilcisi değildir. Asla bunların böyle bir derdi yoktur. Buyurun, ellerinde kazandıkları belediyeler var. O belediyelerin olduğu şehirleri, ilçeleri, beldeleri gezdiğiniz zaman altyapıların ne halde olduğunu görürsünüz, kanalizasyonların nasıl caddede aktığını görürsünüz. Yatırım adına hiçbir şeyin olmadığını görürsünüz. Bu bir şeyi gösteriyor. Dertli olmak gerekir, aşık olmak gerekir. Bunların milletinin derdiyle,
halkının derdiyle, vatanının, şehrinin, ilçesinin, beldesinin derdiyle dertlenmek gibi bir derdi yok. Bunlar sadece buradan nemalanmanın gayreti içerisindedir. Tek yaptıkları da budur. Bunlar bu mücadelenin çok boyutlu ele alınmasını, iyi değerlendirilmesini, atılacak her adımın mutlaka önünü kesmenin gayreti içindeler. Gelin ortak adım ile adımlarımızı atalım. Bir yandan hukukun dışına çıkmayacaksınız, bir yandan suçluyla suçsuzu birbirinden ayıracak dikkati göstereceksiniz, bir yandan da terörün faturasını
en ağır şekilde yaşayan bölge halkının refahı için gayret göstereceksiniz" diye konuştu.
Öte yandan, genel kurulun yapıldığı salonda barkovizyondan "Acımız büyük, şehitlerimizi rahmetle anıyoruz" yansıtılması dikkat çekti.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.