Bakan Davutoğlu'ndan Büyükelçilere Akşam Yemeği
Büyükelçiler onuruna verilen yemekte konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "ASALA tarafından öldürülen Türk diplomat Yılmaz Çolpa'nın katledildiği gün o yüz kızartıcı yasayı çıkartan Fransız Ulusal Meclisi'ni bir kez daha kınıyorum" dedi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 4. Büyükelçiler Konferansı'na katılan büyükelçilere Marriott Otel'de akşam yemeği verdi. Ukrayna Dışişleri Bakanı Kostantin Grişenko'nun da katıldığı akşam yemeğinde, Türkiye'nin Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu, Edirne Valisi Gökhan Sözer, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve birçok büyükelçi hazır bulundu.
Yemekte konuşan Bakan Davutoğlu, yıllık düzenlenen toplantılarla diplomasi ailesini bir araya getirdiklerini söyleyerek, dışişleri camiasının dünyanın her yanına yayılmış çok büyük bir aile olduğunu söyledi. Konuşması sırasında kısa bir süre önce hayatını kaybeden Büyükelçi Hilmi Dedeoğlu'nun ailesinin de salonda bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, Dedeoğlu'nun annesine ve babasına teşekkür ederek, salonda bulunan bütün büyükelçilerin onların evladı olduğunu belirtti.
"FRANSIZ MECLİSİ'Nİ BİR KEZ DAHA KINIYORUM"
Ermeni terör örgütü ASALA'nın Türk diplomatlara yönelik gerçekleştirdiği katliamlara da değinen Bakan Davutoğlu, 1979 yılında Fransa'da teröristlerce şehit edilen Türk diplomat Yılmaz Çolpan'ı unutmadıklarını, Fransa Parlamentosu'nun ise Çolpan'ın katledildiği bir günde teröristleri tebrik edercesine sözde Ermeni soykırımıyla ilgili tasarıyı kabul ettiğini söyledi. Davutoğlu, Çolpan'ın katledildiği gün Fransa parlamentosunun yasa tasarısını onaylamasına şu sözlerle tepki gösterdi:
"O da ailemizin bir ferdiydi, birçok şehit diplomatımız gibi. O acıyı paylaşmak yerine, o acının yaşandığı gün, o acıyı yaşayan aziz milletimize ve onun ailesine bu acıyı tekrar hatırlatırcasına ve o acıyı yaşatan teröristleri sanki tebrik edercesine, ASALA Ermeni teröristlerini, aynı gün onun ölümünün yıl dönümünde, dün o yüz kızartıcı yasayı çıkaran Fransız Ulusal Meclisi'ni bir kez daha burada kınıyorum. İnsanlık vicdanı, onuru bu tür terör faaliyetlerine karşı, hele hele dünyanın en eski mesleği
olan, en kadim kültürlerde de büyük bir saygı gören ve 'elçiye zeval olmaz' sözüyle anılan bir mesleğin temsilcisine, bir milleti temsil eden bir diplomata bu saldırının gerçekleştiği gün, böyle bir yasa tasarısını kabul eden Fransız Meclisi'ni de bir kez daha, sadece Türk diplomasisi değil, bütün diplomasi ailesi adına telin ediyorum."
DAVUTOĞLU'NUN UNUTAMADIĞI İKİ ANISI
Bakan Davutoğlu, büyükelçilere yaptığı konuşmasında unutamadığı iki olayı salondakilerle paylaşmak istediğini belirterek, ilk olarak kısa süre önce Almanya'ya yaptığı seyahat sırasında 2001-2006 yıllarında şehit edilen vatandaşların aileleriyle yaptığı buluşmayı anlattı. Seyahat sırasında tanıştığı ailelerden bir tanesinin hikayesinin hem kendisini çok üzdüğünü hem de iftihar duyduğunu belirten Davutoğlu, bahsettiği aileden Gönül ve Tülin hanımın da salonda olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Acı yanında gerçekten millet olarak direncimizi gösteren, benim de iftihar ettiğim iki kahraman hanımı bugün aramızda misafir etmekten de onur duyuyorum. Bundan yedi yıl önce ırkçı Nazi örgütlerinin katliamıyla eş ve babalarını kaybettiler. Büyük acılar yaşadılar. En büyük acı da, onun ölümünden sorumlu tutuldular ve soruşturma o bazda yürüdü. O bazda DNA testleri alındı, birçok çalışmalar yapıldı. O acıyı uzun yıllar yaşadılar ama bizim milletimizin zor şartlarda nasıl direndiğinin güzel bir örneği,
gurur verici bir örneği olarak, boyun eğmediler, şartlara teslim olmadılar. Anne ve kız birlikte Almanya'ya nasıl entegre olunması gerektiğini de gösterdiler. Gururla Türk olduklarını her yerde savundular ama aynı zamanda Almanya'da büyük bir direnç göstererek, Alman toplumu içinde kızımız en iyi bir şekilde eğitimini aldı ve o toplum içinde başı dik bir şekilde hayatlarını sürdürdüler. Geriye dönmeyi düşünmeden, birbirlerine dayanarak hayatlarını sürdürdüler. Ben Gönül hanıma ve Tülin hanıma hoş geldiniz
diyorum. Bütün Almanya'daki vatandaşlarımızı ve bu şekilde katledilen vatandaşlarımızı da temsilen aramızda bulundukları için kendilerine teşekkür ediyorum. Gerçekten bir kahramanlık öyküsüdür. Bir milletin zor şartlarda nasıl direnebildiğinin öyküsüdür."
CENGİZ DAĞCI'NIN KIRIM'A DEFNİ
Yemekte yaptığı konuşmada Ukrayna Hükümetinin ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Grişenko'nun kısa süre önce vefat eden ünlü Türk edebiyatçı Cengiz Dağlı'nın Kırım'a defnedilmesi için verdikleri izni de anlatan Bakan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Rahmetli Cengiz Dağcı'nın vefat haberi ulaştığında, Londra'da defnedileceğini öğrendiğimde, Ukrayna'ya ve Ukrayna'nın çok değerli Dışişleri Bakanı Grişenko'ya tam bir güven içinde ailesine bir mesaj gönderdim. Mümkünse Ukrayna'da, Kırım'da, hayatı boyunca hasretini çektiği topraklarda defnedilmesi için izin vermelerini talep ettim. Ailesi izin verdi, daha sonra da gerçekten büyük bir insaniyet örneği gösterip, Ukrayna Devleti, Hükümeti ve Sayın Grişenko bu cenazenin Kırım'da defnine izin verdiler."
"UKRAYNA VE TÜRKİYE'NİN YAN YANA DURMASININ VAKTİ GELMİŞTİR"
Bakan Davutoğlu'nun konuşmasının ardından kürsüye gelen Ukrayna Dışişleri Bakanı Kostantin Grişenko, Türkiye'de diplomasi alanında mevcudiyetini gittikçe önemli bir duruma getirdiğini belirterek, her iki ülkenin Dışişleri Bakanları olarak Davutoğlu ile son 2 yıldır iyice yakınlaştıklarını söyledi. "Şuanda Ukrayna ve Türkiye'nin yan yana durmasının, Doğu ile Batı'yı birleştirmelerinin vakti gelmiştir" diyen Grişenko, Türkiye ile Ukrayna arasında gerçekleştirilecek stratejik ortaklığın her iki ülke için de
iyi olacağını kaydetti. Avrupa Birliği'nin durumunu da değerlendiren Grişenko, "Avrupa Birliği'nin günümüzde hasta adam olduğu söylenebilir ama ben AB'nin kronik olarak öldüğünü düşünemem" dedi.
Konuşmaların ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu'ya bir plaket takdim etti. Programın ardından büyükelçilerin yemeği basına kapalı olarak devam etti.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.