Bakan Çağlayan Mersin'de Çinli İşadamlarıyla Buluştu

Bakan Çağlayan Mersinde Çinli İşadamlarıyla Buluştu
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çin ile Türkiye arasındaki ilişkilerin her geçen gün arttığını belirterek, Çin'in Türkiye için bir tehdit değil, fırsatlar içeren ülke olduğunu, Türkiye'nin de gerek Çin, gerek diğer ülkeler açısından en kolay ve en rahat ya

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çin ile Türkiye arasındaki ilişkilerin her geçen gün arttığını belirterek, Çin'in Türkiye için bir tehdit değil, fırsatlar içeren ülke olduğunu, Türkiye'nin de gerek Çin, gerek diğer ülkeler açısından en kolay ve en rahat yatırım yapılabilen çok ciddi bir fırsatlar ülkesi olduğunu söyledi.

Bir dizi ziyaret kapsamında Mersin'de bulunan Ekonomi Bakanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Çağlayan, krom madeni ihracatı için kente gelen Çinli işadamlarıyla görüştü. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'nda Çinli heyetle buluşan Bakan Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, Çin'in Türkiye için önemi, Türkiye'nin de Çin açısından nasıl bir fırsat olduğunu anlattı. Çin'in dünyanın en büyük ekonomisi olması noktasında çok emin ve kararlı adımlarla ilerlediğini, dünyanın ihracat şampiyonu olduğunu ama aynı zamanda

dünyanın ikinci büyük ithalatçısı konumunda bulunduğunu bildiren Çağlayan, geçmiş yıllarda yok denecek kadar az olan Türkiye-Çin arasındaki ticari ilişkilerin her geçen gün arttığını kaydetti. Çin ile olan ticaret hacminin giderek arttığını vurgulayan Çağlayan, "Çin bu noktada Türkiye için bir tehdit değil, fırsatlar içeren ülkedir. 1,5 trilyon dolara yakın ithalat yapan bir ülke son derece önemli bir fırsattır. Bu noktada Çin ile ilişkilerimizi her noktada hep üst düzeyde tutuyoruz. Çin ile olan

ilişkilerimiz her anlamda her geçen gün gelişiyor. Onun için sizlerin bugün buraya gelmesini fazlasıyla önemsiyorum" dedi.

2012 yılının Türkiye'de 'Çin Yılı' olarak ilan edildiğini, 2013 yılının da Çin'de 'Türkiye Yılı' olacağını ifade eden Bakan Çağlayan, bunun geleceğin dünyasında Çin ile Türkiye açısından çok önemli birliktelikler ve kazanımlar getireceğinin altını çizdi. Bu çerçevede Çinlilerin Türkiye'de daha fazla yatırım yapmalarını fazlasıyla önemsediklerini dile getirdi. Çinli firmaların dünyanın birçok yerinde çok önemli yatırımlar yaptığına işaret eden Çağlayan, yatırım açısından Türkiye'nin önemine değindi.

Çağlayan, "Şunu çok net ifade etmek istiyorum ki, Türkiye gerek Çin açısından, gerek dünyanın birçok ülkesi açısından en rahat, en kolay yatırım yapılabilir ülkedir. Gerek genç nüfusumuz, gerekse lojistik ve coğrafi konumumuz bu noktada Türkiye'yi çok önemli fırsatlar ülkesi haline getiriyor. Çinli bir firmanın Türkiye'de yatırım yapması; içinde bulunduğu bu coğrafyada Türkiye'nin önemli bir üs olarak kullanılması sağlar. Diğer taraftar Türkiye'de yatırım yapan bir Çin firması, Türkiye'nin başta AB ve

Gümrük Birliği olmak üzere 17 ülkeyle yapmış olduğu serbest ticaret anlaşmasının bütün imkanlarından faydalanabilir" diye konuştu.

"ÇİN İÇİN AVRUPA'NIN YOLU TÜRKİYE'DEN GEÇER"

Çin için Türkiye'nin önemini de anlatan Bakan Çağlayan, özellikle Avrupa ülkelerine ulaşma ve bağlantılar konusunda Türkiye'nin konumunun altını çizdi. Çağlayan, şöyle konuştu:

"Avrupa'nın yolu Türkiye'den geçer Çin açısından. Bunu söylerken laf olsun diye söylemiyorum. Bu, tarihte çok geçmiş yıllarda da böyleydi. Tarihi İpek Yolu Pekin'den başlardı, Avrupa'ya Türkiye üzerinden giderdi. Şimdi tarihi İpek Yolu'nu yeniden canlandırıyoruz, Pekin'den Londra'ya Türkiye üzerinden gidip gelecekler. Çinli firmaların Türkiye'ye gelmesi demek, Londra'ya 4 saatlik mesafeye gelmiş demektir. Türkiye çok ciddi fırsatlar ülkesi. Bulunduğu coğrafyada Türkiye'nin etrafında 4 saatlik uçuş

mesafesinde 56 ülke var. Bu 4 saatlik mesafedeki 56 ülkede dünya nüfusunun dörtte biri yaşıyor. Dünyanın milli gelirinin üçte biri bu coğrafyada oluşuyor. Bu çerçevede Türkiye'de olan bir yatırım ve yatırımcı 4 saatlik mesafede 56 ülkeye, bu ekonomiye ve bu nüfusa ulaşma imkanı sağlar."

"TÜRKİYE'YE GELEN DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMIN YÜZDE 91,9'U AVRUPA'DAN"

Çinli konuklara yeni Yatırım Teşvik Sistemi'nden de bahseden Çağlayan, bu sistemle Türkiye'nin Çin'den daha iddialı bir konuma geleceğini savundu. Bu yılsonuna kadar yeni bir Yatırım Teşvik Sistemi oluşturacaklarını belirten Çağlayan, bu sistemin yatırımcılar açısından çok ciddi fırsatlar sağlayacağına dikkati çekti. Çağlayan, "Yapacağınız bu yatırımlarda çok önemli vergi ve yanınızda çalışan elemanlar açısından sosyal güvenlik imkanlarına sahip olacaksınız. Maden ihracatı yapan firmalarımızla çok daha

yakın iş ilişkisine girebileceksiniz, belki birlikte bazı yatırımları gerçekleştirebileceksiniz. Bu noktada Türkiye yatırım teşvikleri konusunda Çin'den daha iddialı bir sistemi ortaya koyacak. Bunun işaretlerini zaten şimdiden almaya başladık. Şu anda Türkiye'ye dünyadan gelen doğrudan yabancı yatırımın yüzde 91,9'u Avrupa'dan geliyor. Avrupa'dan bu yatırımın gelmesinin sebebi; Türkiye'nin çok uygun yatırım şartlarını oluşturması. Genç ve kalifiye nüfusu, 4 saatlik mesafede 56 ülkeye erişiyor olması, yaş

ortalaması 45 olmuş olan Avrupa'nın artık çalıştıracak insan bulmakta güçlük çekmesi, hatta 2. nüfusu olmadığı için kendi işletmelerini bile devam ettirmekte zorlanması Türkiye'yi çok şanslı bir ülke ve güvenilir bir liman haline getiriyor" ifadelerini kullandı.

"MERSİN, TÜRKİYE'DE CAZİBE MERKEZİ OLDU"

Çinli işadamlarına Mersin'in avantajlarını da aktaran Zafer Çağlayan, Mersin'in artık Türkiye'de bir cazibe merkezi olduğunun altını çizdi. Kentin, uluslararası ciddi bir yere sahip olduğunu ve olacağını vurgulayan Çağlayan, şunları söyledi:

"Bugün siz buradasınız, yarın Mısır İskenderiye'den işadamları gelecek. Uluslararası tüm kuruluşların, işadamlarının bir yerde uğrak merkezi, üssü olacak bir yer olacaktır Mersin. Bugün Dubai'de, Hong Kong'da, Singapur'da ne varsa Mersin'i de aynen o şekilde yapacağts olarak kullanılması sağlar. Diğer taraftar Türkiye'de yatız. Yeni serbest ekonomik alanlar yapılacak, yeni havaalanı yapılıyor, Türkiye'nin ilk ve en büyük serbest bölgesi burada, büyük bir limanımız var. 12 milyon kapasiteli dünyanın en

büyük konteynır limanlarından birini Mersin'de yapmayı planlıyoruz. Bu yapılarıyla Mersin bu bölgede dünyanın merkezinde önemli bir ticaret ve ticaret aktarma merkezi olacaktır."

"TÜRKİYE'YE DIŞARIDAN GELEN MALLARI ENGELLEMEK DEĞİL, HAKSIZ REKABETİ ÖNLEMEK AMACINDAYIZ"

Konuşmasının sonunda, Çinli işadamlarına Mersin'i unutmamalarını söyleyen Bakan Çağlayan, İHA muhabirinin "Ekonomi Bakanlığı, 54 kalem tekstil ve hazır giyim ürününe yüzde 3 ila 30 arasında ilave gümrük vergisi getirdi. Çin açısından bunu nasıl değerlendirirsiniz?" sorusunu yanıtladı. Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü kurallarına sonuna kadar bağlı, uluslararası tüm anlaşmalara sadık bir ülke olduğuna vurgu yapan Çağlayan, yerli üreticinin kendilerine böyle bir müracaatta bulunduklarını anımsattı.

Türkiye'deki üretime karşı haksız rekabete dönüşecek olan her şeyin tedbirini almanın bakanlık olarak görevleri olduğunun altını çizen Çağlayan, "Bu bize kanunen verilmiş olan yetki ve Dünya Ticaret Örgütü'nün vermiş olduğu bir yetki. Bu çerçevede tekstil ve konfeksiyon sektörü, bir takım ülkelerden yapılan ithalatın bizim tekstil ve konfeksiyon sektörümüzü haksız bir rekabete soktuğunu ifade ettiler. Arkadaşlar bunun üzerine çalışmalar yaptılar, aylarca arkadaşlarımız sektörün çeşitli kesimleriyle bir

araya geldi, görüştü, onları dinlediler, uluslararası kuruluşları dinlediler. Daha evvel geçici olarak 4 aylık almış olduğumuz önlemi arkadaşlarımız yeniden çalıştılar, haklı-haksız tüm şikayetleri dikkate aldılar ve bunu geçtiğimiz hafta da kesin bir önleme dönüştürdük. Bu, bizim serbest ticaret anlaşması yaptığımız, gümrük birliği anlaşması yapmış olduğumuz ülkelerin dışında kalan tüm ülkeler için geçerlidir, sadece Çin değil. Bunun temel gerekçesi; birincisi kendi üreticimizi korumak, ikincisi

istihdamımızı korumak, üçüncüsü tüketiciyi korumaktır. Yani üreticinin ve tüketicinin aleyhine olacak, özellikle ithalatı korumak ve ona karşı önlem almak bizim en doğal görevimiz. Daha evvel alınmış olan kapsama müracaat üzerine yenileri eklendi; örme kumaş, ev tekstili, iç çamaşırı ve çocuk giysileri ilave edilen yeni kalemler oldu. Bunlarla ilgili her ülkenin yaptığı gibi biz de belli koruma oranları koyarak, önlemler koyarak diğer ülkelerin Türkiye'ye karşı yapmış olduğu haksız rekabet unsurunu ortadan

kaldıracak olan bir tedbir aldık" dedi.

Bugün birçok ülkede insanların 100 dolar maaşla çalıştırıldıklarına dikkati çeken Çağlayan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bizim böyle bir şeyi yapmamız söz konusu değil. Bugün asgari ücretlinin bir firmaya maliyeti Türkiye'de minimum 600 dolardır, gerek sosyal hakları gerek net maaşına baktığınız zaman. Şimdi 600 dolar minimum maaş veren bir ülke, diğer taraftan köle fiyatlarıyla insan çalıştıran, 80-100 dolara insan çalıştıran ülkelerle rekabet etmek mümkün değildir. Bir asimetrik, haksız rekabet vardır. Bundan dolayı da biz Bakanlık olarak hazırlamış olduğumuz ve tamamıyla özel sektts olarak kullanılması sağlar. Diğer

taraftar Türkiye'de yatörümüzün taleplerini içeren çalışmayı Bakanlar Kurulu kararı olarak geçen hafta çıkardık, şu anda yürürlüktedir. Bunun sebebi; Türkiye'ye dışarıdan gelen malları engellemek değil, haksız rekabeti önlemektir. Tüketicinin ve üreticinin bu haksızlık karşısında mağdur edilmemesi, bir diğeri de bizim ülkemizin lokomotif sektörü olan, yüz akı olan bu sektörümüze dışarıdan haksız bir rekabette zarar ziyan verilmemesi ve bu sektörün daha yapabileceği çok yatırım, çok istihdam, çok ihracat

olduğu için bunlar dikkate alınmıştır. Çukurova Bölgesi özellikle bu konuda son derece öneme sahiptir. Türkiye'nin tamamı için alınmış bir karardır, bütün ülkeler bazında alınmış olan önlem bu şekildedir."

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.