Bakan Çağlayan Mersin'de
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, bölücü terör örgütü PKK'nın saldırılarının asla cevapsız kalmayacağını, Türkiye'nin üç-beş çapulcuya kalacak kadar küçük bir ülke olmadığını, devletin tüm unsurlarının terör örgütüyle sonuna kadar kararlılıkla mücadeleye devam edeceğini söyledi.
Yarın kutlanacak 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Ramazan Bayramı öncesinde Mersin'e gelen Ekonomi Bakanı ve Mersin Milletvekili Zafer Çağlayan, Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Mezarlığı içindeki Mersin Şehitliği'ni ziyaret etti. Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Deniz Kurmay Kıdemli Albay Hayrettin İmren, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Kemal Sığırcıkoğlu, AK Parti, CHP ve MHP Mersin milletvekilleri ile çok sayıda kişinin de katıldığı Şehitlik ziyaretinde Bakan Çağlayan, tüm
şehitlerin mezarlarını tek tek gezerek karanfil bıraktı. Şehit aileleri ve çocuklarla da yakından ilgilenen Çağlayan, kimi zaman sarılarak kimi zaman tokalaşarak başsağlığı diledi ve bayramlarını kutladı. Şehitlikte İl Müftüsü Ali Melek tarafından okunan duaya da katılan Çağlayan, mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlarla da bayramlaştı.
Şehitlik çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çağlayan, bölücü terör örgütünün son dönemdeki saldırılarına sert dille karşılık verdi. Herkesin bayramını kutlayarak sözlerine başlayan Çağlayan, Türkiye'nin önemli günlerden, birlik beraberliğin, kardeşliğin, dayanışmanın en fazla olması gereken günlerden geçtiğini kaydederek, "Türkiye'nin büyümesinden, gelişmesinden, Türkiye'deki birlik ve beraberliğin gelişmesinden endişe eden gerek dış güçler gerek onların destekçisi içerdeki hainler zaman
zaman tabi ülkemizin gerek güvenliğini gerek bizleri üzüntüye sokacak şeyler yapıyor. Dün de yine 3 şehidimiz vardı, Allah rahmet eylesin. Tabi onların acısı hepimizin acısı. Milletimizin başı sağ olsun. Ama şunun çok net bilinmesi gerekiyor; yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı. Bu ülke kendisine kurulmuş olan her türlü komploya rağmen, en sıkıntılı olduğu dönemlerde bile düşmanları yenmiş, alt etmiş, birlik ve beraberlik içinde nice zaferler geliştirmiş olan bir ülke. Ne mutlu ki, bu ülkenin mensupları olan
bizler de her zaman birlik, beraberlik içinde her türlü tehlikeyi bertaraf etmiş olan bir milletiz. Onun için bu konuda, bugün Türkiye'nin geleceği ile oynayan, bu konuda namusumuzu, onurumuzu, sınırlarımızı, hürriyetimizi, her şeyimizi bekleyen ve vatanı etmiş olduğumuz gençlerimize yapılan bu saldırılar cevapsız kalmamıştır, kalmayacaktır" dedi.
Bu konuda gerek Hükümetin gerek Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerek emniyet mensuplarının kararlılığının kesinlikle sonuna kadar devam edeceğinin altını çizen Çağlayan, bu işi sonuna kadar kararlılık ve azim içinde sürdürmenin zaten görevleri olduğunu vurguladı. Çağlayan, "Şunu herkes bilmelidir ki, Türkiye, üç-beş çapulcuya kalacak kadar küçük bir ülke değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir ülkedir. Büyük bir millettir bu millet. Bu milletin daha fazla sabrıyla oynanmadan bilinmesi lazım ki,
teröre gereken cevap nerede olurlarsa olsunlar, nereye gizlenirlerse gizlensinler, hangi mağaraya, hangi ine girerlerse girsinler sonuna kadar kararlı bir şekilde mücadelemiz devam edecektir, devam ediyor ve bu noktada hiçbir taviz verilmemiştir, verilmeyecektir. Bu milletin birlik ve beraberliğini, kardeşliğini bozmaya kimsenin hakkı yoktur" diye konuştu.
Bu anlamda Mersin'in de çok önemli bir il olduğuna işaret eden Zafer Çağlayan, Mersin'in, Kürdün, Türkün, Alevinin, Lazın, her türlü etnik kökenin birlikte yaşadığı, her türlü inanç çeşitliliğinin yaşandığı bir il olduğunu ifade ederek, Hıristiyan ve Müslüman'ın aynı mezarlık içinde bulunduğu Mersin Şehir Mezarlığı'nı örnek gösterdi. Birlik ve beraberliğe kast eden her türlü sorunun da yine birlik ve beraberlik içinde çözüleceğini dile getiren Bakan Çağlayan, "İnsanların etnik kökeni, inanç kökeni ne
olursa olsun bizim için asıl olan, her zaman ifade ettiğimiz gibi bu ülkenin tekliğidir, vatanın bölünmez bütünlüğüdür, bayrağımızın tekliğidir, resmi dilimizin tekliğidir. Hiçbir zaman için bu konuda taviz vermedik. Bunları tartışmak dahi asla kabul edeceğimiz şeyler değildir. Ben de böyle bir günde tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. İnşallah bunlar son olur ve bu konuda devletimiz her türlü gücün üzerindedir, her türlü güce, etkinliğe sahiptir. Bu konuda kararlılıkla devam eden mücadelemiz sonuna kadar
devam edecektir. Hepimizin başı sağ olsun" ifadelerini kullandı.
Bölücü terör örgütünün, bayramda eylem yapmayacağını açıklaması da sorulan Çağlayan, "Biz onların açıklamalarını ciddiye almayız. Terör örgütüyle bu konuda bizim herhangi bir şekilde temasımız olmaz. Bu konuda Hükümetimizin, silahlı kuvvetlerimizin belirlemiş olduğu program neyse o aynen devam edecektir ve bu konuda kararlı çalışmalarımız inlerine, nereye saklanırlarsa saklansınlar sonuna kadar devam edecek. Hiç kimsenin bu milletin kaderiyle oynamaya hakkı yoktur. Bu millet, bu devlet destanlar yazmış
kahramanlıktadır. Kurtuluş Savaşı vermiş olan bir ülkenin evlatlarıyız ve bu ülkenin bu konuda kararlılığı sonuna kadar devam edecektir" dedi.
"GENELKURMAY'IN E-MUHTIRA'YI INTERNET SİTESİNDEN ÇIKARMASI GEÇ KALINMIŞ AMA DOĞRUDUR"
Genelkurmay Başkanlığı'nın, 2007 yılında yayınlanan 'e-muhtıra'yı resmi internet sitesinden kaldırmasını nasıl değerlendirdiği yönündeki soruya ise Bakan Çağlayan, Türkiye'de her şeyin normalleştiği yanıtını verdi. Çağlayan şöyle konuştu: "Türkiye'de işte her şey normalleşiyor. Demokratikleşme dediğimiz şey bu. Bu konuda atılmış olan tedbirler son derece önemli. Yarın 30 Ağustos'u gene büyük bir mutluluk içinde, büyük heyecanla, zevkle kutlayacağız. Ve böyle bir kutlama tabii ki Cumhurbaşkanımızın yani
Başkomutanımızın gıyasetinde yapılması son derece önemlidir. Silahlı Kuvvetlerimiz zaten görevinin başında, ne yapacağını biliyor, görev alanının ne olduğunu biliyor ve Türkiye normalleşiyor, Türkiye sivilleşiyor. Bu anlamda, bundan yıllar önce yapılmış olan bir açıklamanın; herhalde unutulmuştu zannediyorum, en azından o düzeltmeyi yapmış olması da bana göre önemli. Silahlı Kuvvetler bizim göz bebeğimiz, bizim başımızın tacıdır ve birlikte bu ülke için pozisyon aldığımız ve beraber hareket ettiğimiz bizim
en önemli unsurlarımızdan biridir. Bu noktada yapılmış olan şey; geç kalınmıştır ama doğru olmuştur. İnşallah bundan sonra bu tür şeyler asla olmayacak. Çünkü Türkiye artık demokratikleşmeyi iyi bir şekilde kavradı ve süratle tüm gereklerini yerine getiriyor. Türkiye, ileri demokrasiye gidecek atılımlar yapmaya başlamıştır. Türkiye, bir taraftan zenginleşirken bir taraftan demokratik zenginleşmeyi de beraberinde gerçekleştiriyor ve çok daha fazla demokratik bir düzen içinde ümit ediyorum ki ,Türkiye'miz ve
Türk halkı en mutlu şekilde refahını devam ettirecektir."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.