Bakan Bayraktar'ın Dünya Habitat Günü Mesajı

Bakan Bayraktarın Dünya Habitat Günü Mesajı
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Kentlerdeki yaşamı 'sürdürülebilir' kılabilmek ve gelecek nesillere yaşanabilir çevreler, kentler bırakmak için iklim değişikliğinin yol açtığı sorunlar çözülmek zorundadır" dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Kentlerdeki yaşamı 'sürdürülebilir' kılabilmek ve gelecek nesillere yaşanabilir çevreler, kentler bırakmak için iklim değişikliğinin yol açtığı sorunlar çözülmek zorundadır" dedi.

Dünya Habitat Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Bakan Bayraktar, bu yılki kutlamaların merkezinin Meksika'da olacağını, ana temasının ise "Kentler ve iklim değişikliği" olarak belirlendiğini ifade etti. Mesajında, bugün itibariyle dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde barındığını ve bu nedenle iklim değişikliğine karşı verilen mücadelenin kentlerde kazanılacağı ya da kaybedileceğinin çok açık olduğunu kaydeden Bayraktar, "Günümüzde kentler dünya enerjisinin yüzde 75'ini tüketmektedir.

Ayrıca sera gazı emisyonlarının yüzde 80'inden sorumludur. Dolayısıyla dünya enerji tüketiminin büyük kısmı ya kentlerde oluşur ya da kentsel fonksiyonların doğrudan sonucudur. İklim değişikliğinin yavaşlatılması ve durdurulmasında kentler özelinde alınacak tedbirler de büyük önem kazanmaktadır. İnsan yerleşimlerinin sağlıklı, güvenilir ve sürdürülebilir ortamlar durumuna getirilmesi, dünyanın öncelikli sorunları arasında yer alırken, kentlerimizin iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirilmesi ve

adaptasyonu ülkemiz açısından da büyük önem kazanmaktadır. Kontrolsüz ve plansız kentsel yayılma, geri dönülemez çevresel, toplumsal ve ekonomik maliyetleri gizlemektedir. Özellikle toprak ve su kaynaklarının sınırsızmış gibi kullanımı başta gıda güvenliği olmak üzere iklim değişikliğine karşı doğanın savunma sistemlerini de zorlamaktadır. Modern yaşam tarzından da kaynaklı olarak ortaya çıkan kentsel saçaklanma ile artan ulaşım talebi ve enerji tüketimi atmosfere salınan karbondioksit emisyonlarının da

artmasına yol açmaktadır" dedi.

Bu salım düzeylerini özel araç kullanım oranı, sanayi aktiviteleri ve yerel iklim koşullarının da etkilediğini hatırlatan Bayraktar, "Dolayısıyla çevresel maliyetleri yükselten kentsel saçaklanmanın denetlenmesi için başta toprak ve su olmak üzere tüm doğal değerlerin akılcı kullanımını gerektiren, kent planlama ve kent yönetimi politikaları giderek önem kazanmaktadır. Kent formunu oluşturan mekansal faktörler çok çeşitli olmakla beraber sera gazı emisyonları üzerinde doğrudan etkili olanlar, arazi

kullanımı ve ulaşım başlıkları altında toplanabilir. Yer seçim kararları, özellikle de günlük ihtiyaçlara yönelik işlevlerin yer seçim kararları kişi başı araç kullanımı ortalamalarını etkilemektedir. Karma kullanımlı alanlar oluşturularak, iş, alışveriş ve diğer günlük ihtiyaçların bir arada bulunması ile emisyonların düşürülmesi mümkündür. Bu sayede kişisel araç kullanımı düşecek hatta insanlar belli mesafeleri yürüyerek ya da bisikletle kat edebileceklerdir. Kent merkezinde konut alanları tasarlanarak

karma kullanımlı alanlar desteklenmesi müspet sonuçlar doğuracaktır. Yürümeyi özendiren kentsel mimari, yaya yolu ağı, yeşil koridorlar ve yeşil alanlar oluşturulması ise daha alt ölçekte alınacak tedbirlerdir" ifadelerini kullandı.

Türkiye olarak kaynak ve imkanların "iklim değişikliği" dikkate alınarak değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Bayraktar, mesajında şunları kaydetti:

"Bu sayede iklim değişikliğinin durdurulması ve iklim değişikliğinin yol açacağı olumsuzluklara karşı önlemler alınması sağlanmış olacaktır. Bu süreçte iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı olumsuzluklara karşı, bütün çalışmaların, paralel yürütülmesi şarttır. Diğer taraftan küresel iklim değişikliğinin kısa vadede durdurulması mümkün değildir. Ancak, değişikliğin uzun vadede durdurulması için şimdiden etkin tedbirler alınması ve uygulanması zorunluluğu vardır. Bu nedenle Türkiye uzun vadeli hedefi

olarak "küresel ısınmanın durdurulması için" bütün dünya ile birlikte ve vakit kaybetmeden etkin önlemler almak için çalışmalara başlamıştır. İklim değişikliğine karşı mücadelenin odak noktaları olan kentler ve daha geniş anlamda yerleşmelerdeki kirlenme önlenmeden, büyük oranda yerleşmelerde ortaya çıkan emisyonları azaltmadan, kentlerde, temiz ve sağlıklı ortamlar kurulması olanaklı görünmemektedir. Kentlerdeki yaşamı sürdürülebilir kılabilmek ve gelecek nesillere yaşanabilir çevreler, kentler bırakmak

için iklim değişikliğinin yol açtığı sorunlar çözülmek zorundadır."

Bakanlık olarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak mevcut çalışmaları destekleyici ve yeni çalışmaların ortaya çıkmasını teşvik edici politikalar izleneceğini kaydeden Bayraktar, "İklim değişikliği konusu 2023 yılı vizyonlu sürdürülebilir bütünleşik kentsel gelişmeyi ve yerleşmelerde yaşam ve mekan kalitesini artırmayı amaçlayan Bütünleşik Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Planı (KENTGES) 2010-2023 strateji belgesinde de önemli bir yer almaktadır. KENTGES'te doğru stratejilerle geliştirilmiş

kentsel arazi kullanım kararları ile iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi, kentsel alanlarda enerji tüketiminin azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması, biyolojik çeşitlilik, tarım toprakları, orman alanları, koruma alanları ve ekosistemler üzerindeki baskıların ortadan kaldırılması konularına ağırlık verilmiştir. Bu kapsamda mekansal planlama sisteminin güçlendirilmesi, yerleşmelerde sürdürülebilir mekansal gelişmenin sağlanması ve sürdürülebilir kentsel ulaşım sistemlerinin

oluşturulması hedefleri ortaya konulmuş ve çok sayıda strateji ve eylem önerilmiştir. Bakanlığımızca çalışmaları tamamlanan İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı'nın da Türkiye için iklim değişikliği politikalarını kalkınma politikalarıyla bütünleştiren, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttıran ve 'özel şartları' çerçevesinde milletlerarası iklim değişikliği müzakerelerine aktif katılım sağlayarak yüksek yaşam kalitesi ve refahı tüm vatandaşlarına düşük karbon yoğunluğu ile sunabilen

bir ülke olma vizyonu konmuştur. Yerleşmelerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması ile ilgili olarak yeni yerleşmelerde yerleşme ölçeğinde sera gazı emisyonunun mevcut yerleşmelere göre en az yüzde 10 azaltılması, kentsel ulaşımın sürdürülebilir ulaşım ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması, kent içi ulaşımda bireysel araç kullanımından kaynaklı emisyon artış hızının sınırlandırılması hedefleri konmuş ve bu amaçlarla ilgili eylemlerin hayta geçirilmesine başlanmıştır.

Şehirlerimizde enerji, ulaşım, konut, arazi planlaması, atık yönetimi, katı atık yönetimi ile geri dönüşüm, atık azaltımı, kompostlaştırma ve metan gazı kullanımının altyapısının hazırlanması ile halk sağlığı gibi konuların iklim değişikliği kapsamında ele alınarak, iklim dostu şehirler oluşturma yolunda ilk somut uygulamaları gerçekleştirmeye yönelik adımlar atılmaya başlanılmıştır. Yapacağımız bu çalışmalar ile birlikte kentlerimizin çağdaş yaşamın sunduğu tüm olanakları halkımıza sunan mekanlar olması

noktasında çalışmalarımız devam edecektir'' dedi.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.