Bakan Bağış'tan Asala'nın Paris'te Şehit Ettiği Turizm Müşaviri Çolpan İçin Anma Mesajı
Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, "Ne acıdır ki bugün Yılmaz Çolpan'ın acısını halen yüreğimizde hissederken ve ölümünün 32. yıldönümünü idrak ederken aynı zamanda Fransa Parlamentosu'nda görüşülecek bir yasa tasarısının etkileriyle meşgul olmak durumunda kalıyoruz" dedi.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ermeni terör örgütü Asala'nın saldırısı sonucu Paris'te şehit edilen Turizm Müşaviri Yılmaz Çolpan'ın ölümünün 32. yılı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Bağış, mesajında Yılmaz Çolpan'ı bir kez daha rahmetle andıklarını ve bütün şehitler gibi Yılmaz Çolpan'ın da bu milletin gönlündeki müstesna yerini her zaman muhafaza edeceğini belirtti. Bağış, Türk milleti tarafından Çolpan'ın hizmetlerinin şükranla hatırlanmaya devam edileceğini kaydetti. Bağış
mesajında şunları kaydetti:
"Ne acıdır ki bugün Yılmaz Çolpan'ın acısını halen yüreğimizde hissederken ve ölümünün 32. yıldönümünü idrak ederken aynı zamanda Fransa Parlamentosu'nda görüşülecek bir yasa tasarısının etkileriyle meşgul olmak durumunda kalıyoruz. Bir ülkede bulunan yabancı vatandaşları korumak, o ülkenin onurudur, namusudur. Fransa, Yılmaz Çolpan'ı ve onunla birlikte İsmail Erez, Talip Yener, Reşat Morali, Tecelli Arı, Cemal Özen ve diğer diplomat ve vatandaşlarımızı Ermeni terör örgütüne karşı koruyamadığı için
Türkiye'ye tarihi bir özür borçludur. Türkiye'den özür dilemesi gereken bir Fransa'nın, bu erdemi göstermediği gibi bugün farklı bir siyasi istismar çabasının içine girmesi düşündürücüdür ve bir suçluluk psikolojisinin yansımasıdır."
"Şu bilinmelidir ki söz konusu tasarı herkesten önce Fransız halkının bir sorunudur" diyen Bağış, şunları kaydetti:
"Böyle bir tasarının yasalaşması sadece özgürlüklere vurulmuş bir pranga olarak kalmayacak, Fransa'nın kendi tarihini, kendi milletini, kendi geleneklerini inkar eden bir gelecek inşası öngördüğünü de gösterecektir. Fransa Meclisi bu tasarıyı kabul ettiği takdirde, olmayan bir soykırımı inkar edenleri cezalandırırken kendi geçmişini de böylece inkar etmiş olacaktır. Parlamentolar ve siyasetçiler, tarihçilerin bile üzerinde uzlaşamadığı geçmişe ait meseleleri siyasileştirerek değil, ancak ülkeleri ve
milletleri için ortaya koydukları vizyonla, eserleriyle ve hizmetleriyle tarih yazabilir. Bu anlayışın aksi yönde hareket eden, istismar ve popülizme teslim olan siyaset anlayışı tamamen bir acziyetin göstergesidir ve aciz siyaset, aciz siyasetçi, aciz siyaset anlayışı da her zaman dışlanmaya mahkumdur. Türkiye tarih boyunca zulme, şiddete, baskıya ve etnik temizliğe maruz bırakılan insanlara kapısını açan, tarih boyunca büyük bir misafirperverlikle bu insanları evinde ağırlayan, hamurunda kardeşlik, barış
ve hoşgörü mayası olan bir medeniyetin temsilcisidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta barış, dünyada barış' ilkesi her zaman Türkiye Cumhuriyeti'nin rehberi olmuştur. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan BM bünyesindeki Medeniyetler İttifakı Girişimi'nin Eşbaşkanıdır. Fransa'nın böyle bir tarihi ayıbın içerisine girmeyeceğini, söz konusu tasarının Meclis'ten geçmeyeceğini, Meclis'ten geçse bile Senato sürecinde yasalaşmayacağını umuyoruz. Aksi takdirde, Fransa'nın kendi tarihini yeniden gözden
geçirmesi, düşüncelerine ket vurulan halkını sakinleştirmesi ve yaralanan vicdanları tamir etmesi gerekecektir. Türk halkının bu sürece duyarsız kalmayacağı, Türkiye Cumhuriyeti'nin de devletçe ve milletçe topyekün bir kararlılık ortaya koyarak süreçte yaşanabilecek olumsuzluklara karşı kendi planlarını uygulayacağı da unutulmamalıdır. Fransız siyasetini bir kez daha aklıselime davet ediyor, Fransa halkını da özgürlüklerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Şehit edilişinin 32. yıldönümünde Yılmaz Çolpan'ı ve
bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, onların ülkeleri için ortaya koyduğu kahramanca mücadelenin bugünümüze olduğu gibi geleceğimize de ışık tutacağına inanıyorum."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.