Bağımsızlıklarının 20. Yılında Türk Cumhuriyetleri Uluslararası Toplantısı
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türk Cumhuriyetlerinin işbirliği içinde olmaları gerektiğini vurgulayarak, "Biz artık dünyada belirleyici olacağız, etken olacağız, sözümüz olacak. Onun için de küresel alana çıkacağız. Böylesi bir jeopolitiğe, böylesi güçlü bir kültürel arka plana sahip bir devletler topluluğunun dünyada etkin olmaması mümkün değil, yeter ki bir araya gelsinler, yeter ki birlikte geleceği planlasınlar" dedi.
Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü ve Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından organize edilen 'Bağımsızlıklarının 20. Yılında Türk Cumhuriyetleri Uluslararası Toplantısı' Rixos Otel'de başladı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Bakan Davutoğlu, toplantının açılışında yaptığı konuşmada her yıldönümünün bir muhasebe imkanı olduğunu belirterek, toplantıyı Orta Asya'daki Türk
Cumhuriyetlerinin bağımsızlık coşkularını paylaşmak, bu coşkuları gelecek nesillere aktarmak ve gelecek yılların planlamasını yapmak üzere düzenlediklerini söyledi. Son 20 yılda bölgede jeopolitik, jeokültürel ve jeoekonomik olmak üzere 3 büyük dönüşümün gerçekleştiğini ifade eden Davutoğlu, bu dönüşümlerin 1989'da çift kutuplu yapının dağılmasının ardından Balkanlar, Kafkaslar, Doğu Avrupa ve Orta Asya'da kendisini gösterdiğini ifade etti. Orta Asya ve Kafkaslar coğrafyasının, İngiltere ve Rusya arasındaki
büyük oyundan ve soğuk savaş dönemi kutuplaşmadan en çok etkilenen bölge olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bugün burada yeni jeopolitik fırsatların ortaya çıktığını, bölgenin ilk kez kendi bağımsız jeopolitik alanını oluşturduğunu dile getirdi. Şimdi yeni bir dönüşümün eşiğinde olduklarını kaydeden Davutoğlu, İpek Yolunu bu kez tren yolları, enerji boru hatları ile yeniden uyandırmak zorunda olduklarını belirtti. 20 yıl önce Orta Asya'daki halkların bağımsızlıklarına kavuştuklarını belirten Davutoğlu, bütün bu
ulus devletlerin ulusal egemenliklerini ve toprak bütünlüklerini sağladıklarını, bunun tek istisnasının Dağlık Karabağ olduğunu bildirdi. Davutoğlu, "İnşallah bu işgal de yakın zamanda bitecek" diye konuştu.
Türk Cumhuriyetlerinde ulusal egemenliğin daha güçlü demokratik kurumlarla güçlendirilmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, kendi halkına güvenmeyen, onların tercihini yansıtan yapıları kurmayan ve bu demokratik yapılanmalara intibak edemeyen ülkelerin hayatta kalamayacağını söyledi. Hiçbir ulus devletin, bir diğerinden bağımsız olarak başarılı olamayacağına işaret eden Davutoğlu, bir ülkedeki siyasi istikrarsızlığın diğerini de etkileyebileceğini, o yüzden ortak bir siyasi istikrar kültürünün bölgeye
hakim olması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, "Bu konudaki en ciddi atılım Türk konseyinin oluşturulmasıdır" dedi.
Ülkelerin kendi içinde ne kadar güçlü olurlarla olsunlar, bu gücü küresel alana da yansıtmaları gerektiğine işaret eden Davutoğlu, küresel jeopolitiğin kalbinin Orta Asya'da olduğunu belirtti. Davutoğlu şunları kaydetti:
"Biz artık dünyada belirleyici olacağız, etken olacağız, sözümüz olacak. Onun için de küresel alana çıkacağız. Böylesi bir jeopolitiğe, böylesi güçlü bir kültürel arka plana sahip bir devletler topluluğunun dünyada etkin olmaması mümkün değil, yeter ki bir araya gelsinler, yeter ki birlikte geleceği planlasınlar. Bizim dışişleri bakanlığımızı kendi dışişleri bakanlığınız gibi kullanabilirsiniz. Benim büyükelçilerime kendi büyükelçileriniz gibi talimat verebilirsiniz. Afrika'da büyükelçiliğiniz olmadığını
biliyoruz. O büyükelçilikleri kendi vatandaşlarınız için, kendi büyükelçilikleriniz, kendi eviniz gibi kullanabilirsiniz."
Toplantının Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Osman Horata ise Türk Cumhuriyetlerinin bir taraftan devletlerini, bir taraftan kimliklerini inşa ettiklerini söyledi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından zengin doğalgaz ve petrol yataklarına sahip bu ülkelerin kısa sürede dağılıp gideceklerinin düşünüldüğünü hatırlatan Horaca, bu ülkelerin 20 yılda büyük zorlukları aşarak kendi ayakları üzerinde durmayı başardıklarını ifade etti.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.