Babacan: "Önümüzde Daha Sıkıntılı Bir Tablo Ve Daha Farklı Bir Dünya Konjektörü Görebiliriz"

Babacan: Önümüzde Daha Sıkıntılı Bir Tablo Ve Daha Farklı Bir Dünya Konjektörü Görebiliriz
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, hem hükümetin, hem bütün devlet kuruluşlarının farklı senaryolara hazır olması gerektiğini belirterek, "Önümüzde daha sıkıntılı bir tablo ve daha farklı bir dünya konjektörü görebiliriz. Bu dönemde, hiçbir şey sürpriz olma

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, hem hükümetin, hem bütün devlet kuruluşlarının farklı senaryolara hazır olması gerektiğini belirterek, "Önümüzde daha sıkıntılı bir tablo ve daha farklı bir dünya konjektörü görebiliriz. Bu dönemde, hiçbir şey sürpriz olmamalı. 'Ya biz bu kadarını beklemiyorduk' dememeli kimse. Öyle bir dönemden geçiyoruz. İçinden geçmiş olduğumuz bu durum, daha önce hiç yaşanmamış karmaşık bir durumdur" dedi.

İstanbul'da basın toplantısı düzenleyen Babacan, 2011'in son rakamları ve 2012 beklentilerini açıkladı. Babacan, siyasi istikrar olmadıktan sonra ekonomik istikrarın sağlanmasının zor olduğunu söyledi. Türkiye'nin yapmış olduğu siyasi reformlarda, Avrupa Birliği'nin hep bir çaba teşkil ettiğini belirten Ali Babacan, "Bugün hala Avrupa Birliği konusunda ısrarlı, inatla yolumuza devam etmek istememizin en büyük göstergesi de, 20 milyon avro para verip Brüksel'de daimi temsilcilik binası almamızdır.

Dünyanın güçlü bir Avrupa'ya ihtiyacı var. Güçlü bir Avrupa olabilmesi için, Türkiye'nin de Avrupa Birliği'nde yer alması gerekmektedir. Geçtiğimiz günlerde G-20 Zirvesi için Fransa'ya gittik. Salona girdiğimizde hemen OECD Genel Sekreteri yanımıza geldi ve dedi ki; 'Şöyle bir etrafınıza bakın. Burada sizin haricinizde 19 lider var ama hiçbirisi gülmüyor. Sadece siz gülüyorsunuz. Biraz acıyı, sorunları paylaşarak hafif etrafınızı kontrol ederseniz, iyi olacak. Bu kadar tebessümle etrafa bakmazsanız,

buradaki havaya daha uygun olacak' dedi.

Babacan, dünya ve Avrupa açısından sıkıntılı olan tablonun, Türkiye açısından son derece iyi olduğunu söyledi. Cari açıkta en kötünün geride bırakıldığını belirten Ali Babacan, "Krizin en tepe noktası ile bugünü karşılaştıracak olursak, Türkiye'de 3.5 milyon istihdam artışımız var. Sayın Obama'nın Çin ile ilgili söylediklerine bakın. Dünyanın birinci büyük ekonomisiyle ikinci büyük ekonomisi arasında çok büyük görüş ayrılıkları var. Böylesine bir kriz ortamında uçuruma doğru sürükleniyoruz. 'Ortak bir

tavır alalım, ortak çözümler üretelim' bile diyemiyorlar. G-20 Zirvesi'nde ilk dört saat sadece Yunanistan'da referandum diye bir şey ortaya atmışlardı, o tartışıldı. Dünya ekonomisinin yüzde 99'u, masa etrafında oturuyor ve dört saat boyunca dünya ekonomisinin binde 3'ü 'şöyle mi olsun, böyle mi olsun' diye tartışıldı. Ben hatta Sayın Başbakanımıza söyledim. Şu 20 ülke masaya biraz para koysa, Yunanistan'ın sorunu zaten çözülür. Önümüze bakalım, daha büyük meseleler var. Arkadan İtalya ve Fransa geliyor"

diye konuştu.

Ali Babacan, önümüzdeki süreçte sıkıntılar yaşanabileceğini söyledi. Uluslararası işbirliği ve politika koordinasyonunun son derece önemli olduğunu ifade eden Babacan, "Önümüzde daha sıkıntılı bir tablo ve daha farklı bir dünya konjektörü görebiliriz. Hem hükümetin, hem bütün devlet kuruluşlarımızın, hem şirketlerimizin farklı senaryolara hazır olması gerekecek. Bu dönemde, hiçbir şey sürpriz olmamalı. 'Ya biz bu kadarını beklemiyorduk' dememeli kimse. Öyle bir dönemden geçiyoruz. İçinden geçmiş

olduğumuz bu durum, daha önce hiç yaşanmamış karmaşık bir durumdur. Bugün Avrupa Birliği'nde 'euro devam etsin mi, etmesin mi?' sorgulanır hale geldi. Avrupa'nın ve demokratik sistemin bile iyi olup olmadığı bazı ülkelerce sorgulanır hale geldi. Geçtiğimiz günlerde Almanya'da katıldığım bir toplantıda, Ortadoğu ülkesinden bir temsilci 'Avrupa'ya bakıyorum, fakat şu sonuçlara var. Ülkemize gidip bunları düşüneceğiz. Demokrasi demek ki, iyi sonuçlar vermeyebiliyormuş' dedi. Bunlar dillendiriliyor artık.

Dolayısıyla baştan da söylediğim gibi, ne olursa olsun Avrupa'nın başarılı olmasını, güçlü olmasını istiyoruz. Türkiye'nin de içinde olacağı bir Avrupa'nın, dünyanın barışı, istikrarı ve güvenliği için de son derece hayati bir önem taşıdığını düşünüyoruz. Yoksa 'oranın bir parçası olalım, illa kapağı atalım da rahat edelim' diye bir düşüncemiz yok. Çünkü biz katkı vereceğiz. Sonuç olarak daha güçlü bir Avrupa ama daha farklı bir Avrupa olacak. Çünkü Türkiye Avrupa Birliği'ne üye olduğu anda Avrupa daha

farklı bir Avrupa olur."

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.