Arınç, Başbakan Erdoğan'ı Espri İle Karışık Cumhurbaşkanı Adayı Gösterdi
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bursa'da AK Parti teşkilatı ile bayramlaştı. "Gül gibi, lale gibi, sümbül gibi cumhurbaşkanı seçeceğiz" sözleri üzerine salondaki bir grubun "Tayyip Erdoğan" diye slogan atması üzerine Bülent Arınç, "açık etmeyin" dedi.
Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde AK Parti teşkilatları ile bir araya gelen Bülent Arınç, tüm partililerin Kurban Bayramı'nı tebrik etti. Program, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın banttan bayram mesajının dinlenmesi ile başladı. Erdoğan, mesajında Van'da yaşanan deprem nedeniyle buruk bir bayram yaşandığını ancak milletin azmi ve kararlılığıyla depremin halkın daha da çok kaynaşmasına vesile olduğunu belirtti.
Daha sonra mikrofonu alan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, insanların çocuklarıyla, eşleriyle, aileleriyle ne kadar üzüntülü de olsa, kederli de olsa bu bayramı kutlamaya çalıştıklarını belirterek, "Tüm Türkiye'nin ve İslam aleminin kurban bayramlarını kutluyorum. Diğer partilerin il başkanlarının aralarında olmasından, bayram kutlamasına katılmalarından ötürü mutluluk duyuyorum. MHP İl Başkanı aramızda, CHP İl Başkanı'na da geçtiğimiz bayramda aramızda olduğu için teşekkür etmiştim. Hangi partiden
olursa olun insanların bayramlaşması hemşeriliğin insanlığın gereğidir bu sevgiyi de, dostluğu da, dayanışmayı da arttırır. Bursa da bayramları bu yüzden çok seviyorum. Bursa da bayramlaşmanın birçok anlamı var, eskisini yenisini saymak doğru da değil eski milletvekillerimiz aramızda, belediye başkanlarımız, ilçe başkanlarımız da aramızda" diye konuştu.
İktidara geldikleri günden beri Türkiye'de önemli gelişmelerin olduğu lider ülke konumuna geldiğini hatırlatan Arınç, "Bugün 7 Kasım'dayız, 3 Kasım 2002 önemli bir yıldönümüdür. Bu AK Parti'nin iktidara geldiği ilk gündür. 15 günlükken seçimlerden tek başına birinci parti olarak çıktığı bir gündür. O günler koalisyonlar vardı. Enflasyon yüzde 65'lere dayanmış, 20 bankayı batırmışlardı. 40 katrilyon borcu sırtımıza yüklemişlerdi. Devalüasyon vardı, 1 milyar dolar borç almak için kapı kapı başbakanlar
dolaşıyordu. Çok hamasi laflar söyleyecek değilim, ancak siyasetin bittiği yerde AK Parti doğdu. AK Parti kuruldu sizlerle birlikte, dünyaya geldi. Bu günleri herkes hatırlasın, unutmayalım. Gelişmeler kolay olmadı, önümüze çok engeller çıktı. Kasetler ortaya çıktı iftiralarla 15 ayımız geçti. Ancak dimdik ayakta kaldık 40 yıllık partilerle başa çıktık Biz sıfırla başladık yüzde 35'le iktidara geldik. Allah gururdan saklasın ama her seçimde oyunu arttırıp iktidara gelmiş bir partiyiz sevinmeye hakkımız yok
mu. Biz dik durduk ilkeli ve kararlı bir siyaset yaptık ve millet desteğiyle oyumuzu arttırdık. O yüzden 2002'yi unutmayın, o gün doğan çocuk 9 yaşında. Allah'a şükür secdesi etme görevimiz var. Yolumuz uzun daha çok işimiz var. Durmak yok yola devam" dedi.
Bülen Arınç, konuşması sırasında salondaki bir balonun gürültü ile patlaması üzerine, "Rahmetli hocam konuşurken trafolar patlardı. Ben konuşurken balonlar patlıyor. Şu yollara şu sanayiye bakın. Türkiye çok değişti. Hastanelere, okullara, üniversitelere bakın, dış politikaya bakın. 2002 öncesi nedir 2002 sonrası nedir adeta milat gibi. Büyüme hızında eksi 9.9 'dan artı 9.9'a çıkmak demek AK Parti demektir" şeklinde konuştu.
Van depremini ve şehitleri her an yüreklerinde taşıdıklarını belirten Arınç, "Bu acı olayları hatırlıyoruz ancak Türkiye 1999'da da deprem geçirdi, Elazığ'da da yaşadık. Türkiye fay hattı ve deprem kuşağında bulunuyor. Acımız hep taze ve sıcaktır. Şehitlerimizi unutmadık. Onları da bir bayram gününde yetimleriyle, aileleriyle hatırlıyoruz. Allah rahmet eylesin, Cenabı Hak ailelerine ve milletimize sabırlar versin. Eşkıyanın beli kırılmış hükümet tüm güvenlik güçleriyle onlara ders vermek için gözünü
budaktan ayırmamaktadır. Bütün imkanlarımızla terörle mücadele etmekteyiz. Bütün kahramanlara selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Allah onları korusun, bu zalimlerle mücadele de güç versin" dedi.
"BÜTÜN AYASOFYALAR İBADETE AÇILMALI"
Son günlerde basında ibadete açılmasıyla ilgili tartışmaları devam eden İznik'teki Ayasofya Camii ile ilgili olarak da Arınç, "İznik'teki Ayasofya'yı ibadete açtık. Bu çok mu önemli hadise diyenler var. Bu çok önemli. Örnek vereyim başkalarını da ibadete açılması lazım. Burası kayıtlarda cami olarak görünüyor. Bunun tarih olarak önemi nedir. M.S 787 yılında buranın kilise olduğu biliniyor. 1330-31 tarihinde Orhan Gazi Bursa'yı fetih ediyor ve fetih hakkı olarak kiliseyi cami yapıyor. Müslümanlar ibadet
etsin diye vakfediyor. Üzerinden 700 sene geçmiş ve bu yıldan beri burası cami. Kilise de Allah'a ibadet edilen yerler, camiler de. Bizim camilerimiz Balkanlar'da cami olmaktan çıkarılmıştır. Orhan Gazi'nin vakfiyesi Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün elindedir. Burasını camiden çıkarırsanız beddua Allah'ın laneti onun üzerine olsun diye bir beddua var. Bu bütün vakıflarda vardır. Orayı hangi amaçla vakfettiyseniz o amaçla kullanırsınız. Bazı medya da yazıyor Ayasofya kilisesi cami mi olacak diye. Burası 1330
yılından beri camidir. Halk da böyle bilir buraya kilise diyemezsiniz. Eğer bunu bilmiyorsanız büyük bir cehaletin içindesiniz, burası müze de değil burası camidir. Hiçbir kayıtta burasının müze olduğunu dair bir kayıt yok. Birileri işgüzarlık yapıp 3-5 kuruş toplayarak içeriye vatandaşları almış olabilir. Biz elimizden geleni, doğrusuyla yaptık. Allah hayırlı uğurlu etsin. Biz burayı ibatete açtık. Yanlışlıkla kilise ve müze diyenleri maruz görebiliriz. Ancak cami olduğunu bile bile burasının cami olmaması
için çaba içerisinde olanlar çıktı. Cami olduğunu bile bile buranın ibadete açılmaması için çaba gösterenleri Orhan Gazi'ye şikayet ediyorum. Ağzımızı tatlı açtık bozmayalım" diye konud geldik. Allah gururdan saklasın ama her seçimde oyunu arttırıp ştu.
Teşkilatlara hedef koyan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Niye AK parti Bursa'da Nilüfer dahil bütün belediyeleri kazanmasın. Niye yüzde 65 oy almasın. Niye 18 milletvekilinden 15'ini çıkartmasın. 19-20 Kasım'da ilçe kongrelerine yapacağız. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı acılarımız nedeniyle belli ölçüler içinde kutladık. Maalesef CHP, sadece o parti cumhuriyete sahip çıkıyorum görüntüsü altında. Hükümetimiz aldığı bu kararı hoş karşılamadı ama düşünün, Bülent Ecevit merhumun Başbakanlığı döneminde yayınlanmış 2 genelge var. 17 Ağustos'taki deprem felaketi
nedeniyle 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 26 Ağustos Malazgirt Meydan Muharebesi'nin yıl dönümü kutlamasız yapılmıştı. Bunların vesikaları var. Yine Ecevit'in tamimiyle 19 Ağustos'tan sonraki Cumhuriyet Bayramı kutlamaları da törensiz yapılmıştı. Bunu ilk defa biz düşünmedik. Demek ki hükümetler halkın hissiyatını dikkate alarak belli törenlerin dışındakilere müsaade etmemişler. CHP sadece cumhuriyeti ama demokrasisiz, demokrasiyle taçlanmamış bir cumhuriyeti, cumhursuz cumhuriyeti, halkın dışında belli
zamanlara münhasır bir cumhuriyet anlayışını 10. yıl marşlarıyla kutlamayı adet edindiği için yine adedinden uzak kaldı. Alışmışlar deprem de olsa bir başka şey de olsa yine istediklerini yapacaklar. Ben onları samimiyete davet ettim."
Arınç, "Kılıçdaroğlu dedi ki 'Bu Cumhuriyettir. Bunu Erciş'te de, Van'da da kutlamalıyız'. Be ey Kılıçdaroğlu madem bunu söylüyorsun da kendin niye yapmadın. İstanbul'da Bağdat Caddesi'nde kutlayacağına Van'a gidip kutlasaydın. Senin samimiyetini bizzat görmüş olsaydık. Bursa'nın bir caddesinde yürümek yerine Erciş niye aklına gelmedi. Gideydin oraya, yanına 3 kişi bulur muydun bilmiyorum ama en azından sözünü yerine getirmiş olurdun. Hangi birimiz cumhuriyet kelimesine cumhuriyet mefhumuna karışı
çıkabiliriz. En faziletli rejime cumhurun kendi adına ülke yönetiminde söz sahibi olmasına hangi AK Partili karşı çıkabilir. Cumhuriyeti ilan eden başta büyük Atatürk olmak üzere 1. Meclis'ten, 2. Meclis'in milletvekillerine ve cumhuriyetin tek sahibi olan aziz milletimize hangi AK Partili karşı çıkabilir. Biz cumhuriyetin gerçek manasını ve mefhumunu biliyoruz. O yüzden Cumhurbaşkanı denen kişinin cumhur tarafından seçilmesine AK Parti karar verdi. Millet karar verdi. İnşallah ömrümüz olursa şu
kadar yıl sonra, bu millet sandığa gidecek ve inşallah gül gibi lale gibi, sümbül gibi Cumhurbaşkanlarını seçecek" dedi. Bu sözler üzerine salondaki bazı gençler, "Tayyip Erdoğan" diye slogan atmaya başladılar. Arınç gençleri ikaz ederek, "Dur otur yerine açık etme her şeyi kereta. Sadece gül demedim, sümbülleri laleleri de kattım. Ne olur ne olmaz. Millet başka şeyden hava kapmasın. Bu millet seçecek inşallah. Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler. 2007 yılında söylemiştim bu sözleri birileri
huylanmıştı. Bir bir çıkıyor hamdolsun. Güneşli güzel günler geliyor" diyerek sözlerini tamamladı.
Bülent Arınç, daha sonra Beşevler Küçük Sanayi Sitesi'ndeki esnaf odaları birliği temsilcilerine giderek buradaki bayramlaşmaya katıldı.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.