Alkış’tan Samimi Açıklamalar

Alkış’tan Samimi Açıklamalar
KİMLİK GAZETESİ sahibi Mehmet Fiskeci’nin, Türkiye Partisi kurucu il başkanı İsmail Ş.Alkış ile yaptığı röportaj:

 

M. Fiskeci: Sayın İsmail Ş.Alkış, çiçeği burnunda, Türk siyasi tarihinin en yeni partisi olan, Türkiye Partisi’nin il başkanısınız. Yeni bir siyasi oluşum, yeni bir parti, yeni bir görev. Nedir duygularınız?

 

İsmail Alkış : Öncelikle böylesine, merkeze oynayan, yeni bir oluşum hareketinin içinde olmamdan ve bu görevin bana tevdi edilmesinden çok mutluyum. Ülkemize, milletimize ve ilimize hayırlı olmasını diliyorum.

 

Sayın Başkan, bildiğim kadarı ile daha önce DYP’de başkanlıklarınız oldu ve geçtiğimiz dönem, AK Parti’den Belediye Başkan aday adayı oldunuz. Bu çıkışınız çevrenizde, ailenizde nasıl karşılandı?

 

Mehmet Bey 1987’den bu yana siyasetin birçok kademesinde bulundum. O günkü çizgimden asla değişen bir şey yok. Demokrat insanların bu ülkede, Allah (C.C) yokluğunu vermesin. Bakın, Demokrat Parti arkasından, rahmetle andığım Turgut Özal ve bugün benimde aday adayı olduğum Ak Parti Merkez sağ partileridir. Şuan il başkanlığını yaptığım Türkiye Partisi herkesi kucaklayan, Merkez Partisidir. Globalleşen yeni dünya düzeninde, siyasetinde bu çizgide olduğunu, merkeze oynayan siyasi birlikteliklerin seçmen nezdinde kabül göreceği tartışılmazdır. Zaten partimizin ambleminden de anlaşıldığı gibi Türkiye haritası üzerinde, sağdan ve soldan gelen eller birleşiyor. Galiba bu da her şeyi anlatmaktadır.

 

Yönetiminizi basınla tanışma toplantısında, bir gazeteci arkadaşımızın (Mehmet Taş) size eleştiri mahiyetinde ’’Talep olmadan alternatif olunur mu?’’ şeklindeki sorusunu ne cevap vermek istersiniz? Gerçekten Türkiye Partisi’nin yeni bir gelecek vaad eden bir siyasi oluşum olarak görüyor musunuz?             

 

Sayın Fiskeci, özellikle siz basın mensupları beni tanırsınız, yapıcı her soru ve eleştiriye ve de eleştiri kapımın açık olduğunu herkes bilir. Yer-yer bu eleştirilerin olması iyidir. Biz de kendimizi ifade etme imkânı varsa, eksiğimizi, onu düzeltme imkânı buluyoruz. Tabii ‘’ARZ-TALEP’’ ilişkisinden biraz bahsedeyim. Siyaseti realist olarak yapan bir insanım, geçmiş dönem bunun aksini yapanlar şu an siyaset arenasında hiçbiri ama hiçbiri kalmadı. Dolayısı ile siz tüketicinin (seçmen) ihtiyacını bilip, imalatı o yönde yaparsanız, o talebe zaten arz kendiliğinden olur. İktisat literatüründe de bu böyledir. Siyasi konjoktörde bunun bir adı da, arkana rüzgâr almaktır. Benim aday adayı olduğum siyasi yapının da başlangıcı aynen bu ana fikir doğrultusunda olmuştur. Tabii yine böyle bir arza, talebin başarıya ulaşması için o talebe hazırlıklı olmak zorundasınız. Yani amiyane bir tabir ile, ’otobüse binmek için önce abonman alman lazım.’ ’’Tarih hazırlıklı olanları ödüllendirir.’’ Gelecekte görüldüğü için burada cem olduk.

 

 

 

*

 

 

 

Daha önce bunun örneklerini gördük, mevcut iktidar il-merkez ilçe başkanları bile lider tavırlı oluyorlar, yani Liderin ağzının içine bakıyorlar, sizde liderin sesi olacak mısınız?

 

Bakın, ekip olma kültürünün olmazsa olmazı, ortak tavır, ortak harekettir. Bu anlamda gerçek, lider insanlar, zaten bu yanlışa izin vermezler. Bizde bu yapı çok güzel oluşmuş durumda, tabii demokratik bir hiyerarşik düzen çerçevesinde. Bir örnek vereyim; bir ilçemizin ilçe başkanı atamasında, genel merkez bir isim verdi ama siz takdir ederseniz diye de belirtilmesi, bizim siyasi yapımızda lider il, İlçe başkanlarının ilişkisi, surunuza tam cevap olur kanaatindeyim.

 

Bir basın toplantısı ile yönetiminizi açıkladınız. Gerçekten genç donanımlı pırıl pırıl insanlar. Sizin ifadeniz ile ekip çalışmasını seven bir topluluk. Partinize çok talep olduğunu, seçici davrandığınızı söylediniz. Sahiden, Türkiye Partisi’ne teveccüh çok mu?

 

Siyasette gerçekçi olmak ve programlarınızı bu minvalde yaptığınızda hayal kırıklığına uğramazsınız. Yeni bir oluşum, yeni bir yapı bunun inşası tabiî ki kolay değil. Hem şu anki ülkenin içinde bulunduğu zor süreç, hem de yeni bir oluşum. İnsanlara, anlatmak ve projelerden bahsetmek gerekiyor. Zaten şu an böyle bir yapı bizim lehimize işliyor. Bunları anlattığımızda pek de bir problem kalmıyor. Özellikle insanlarımızın, benim de anlamakta zorluk çektiğim, nedense halkımız, çok çekince içinde. Önceki siyasi dönemlerde hiç böyle bir şey yaşanmamıştır. Tabii söz konusu ülkenin bekası varsa gerisi malum… Şu an ülkede, 70 ilde kurucu başkanından, sandık görevlisine kadar teşkilatlanma tamamlanmıştır. Önümüzdeki ayın (Kasım) 15’ine kadar tüm ülkede, Türkiye Partisi tamamıyla teşkilatlanmasını tamamlanmış olacaktır. Bu da partimize teveccühün ne denli olduğunun ispatıdır.

 

 

*

 

 

Parti binanız, Şelale Park karşısındaki MHP binasının üzerindeki apartmandan ayarlamışınız. Bu bir tesadüf mü? Şunu demek istiyorum, siz topluma partililerinize ve liderinize mesaj verme anlamında ‘’bakın biz muhalefet partisinden bile büyüğüz’’ mü demek mi istediniz?

 

Mehmet Bey, bu soruyu bir esiri mahiyetinde algılamış olayım. Sonuçta demokratik ortamda, biz siyasi partiler ülkemizin en iyi programlarla, iyi kadrolarla yönetme yarışı içinde olan yapılarız. Birbirimize üstünlüğümüz bu anlamda olabilir, ama dediğiniz anlamda değil, tamamen tesadüfü bir durum. Tabii bir de bizim bu yeni oluşum ülkeyi yönetme orjinlidir. Muhalefet ve muhalefet yardımcılığı bizim programımızda yok.

 

Parti Binanızı, ne zaman hizmete açacaksınız? Lideriniz Sayın Doç Dr. Abdüllatif ŞENER de gelecekler mi?

 

Parti binamızın, dekorasyon işleri tamamlandı, 29 Ekim 2009’de tabelamızı asarak bu işi de tamamlamış olacağız. Genel Başkanımız, tabiî ki Kahramanmaraş’a çok önem veriyor. Önümüzdeki ayın 21’inde (Kasım), büyük bir coşku ile açılışımızı yapacağız.

 

Başkanım, ağaç dalı ile gürler. Partinize teveccüh çok diyorsunuz. Bundan şu anlamı çıkartabilir miyiz? Katılımlar sürecek…

 

Türkiyenin Partisi, Türkiye Partimize büyük bir teveccühün olduğu gerçek, kurulduğundan bu yana 4 ay içinde teşkilatlanmanın tamam noktasına gelmesi, herhalde bunu açıklıyor. Genel Başkanımız yaptığı Samsun, Sivas ve Antalya mitinglerini lütfen internetten (http://www.turkiyepartisi.org.tr/) bakınız, o zaman bu oluşumun ne aşamalar geldiğini görürsünüz. Bu mitinglerin kalabalığı, katılımları hızlandırdı. Ama maalesef yazılı ve görsel medyanın bazı çekinceleri olsa gerek, pek haber verme anlamında böyle değil. Özellikle Kahramanmaraş medyasını bunun dışında tutuyorum, hiçbir şeyden çekinmeden ilgi ve alaka gösteriyorlar. Burada sizin vesileniz ile hepsine müteşekkir olduğumu da belirtmek istiyorum.

 

Kahramanmaraş’ta, siyasilerimizde bir huy var, nedense basın önüne çıkmaya korkuyorlar. Örneğin AK Parti il ve ilçe başkanları, göreve geldikleri günden bu yana basın önüne çıkamadılar. Kahramanmaraş halkı ile yüzleşemediler. Söyleyecek bir şeyleri yok herhalde. Sizin de böyle bir kaygınız, çekinceniz ve telaşınız olacak mı?

 

Mehmet Abidiyeceğim, yaşça benden büyüksünüz, buraya kadar ne siyasetçiler görmüşünüzdür. Beni de yakinen bilen birisi olarak derim ki, gerçekten çok telaşlı bir yapım var, ama telaşım ülkemin ve Kahramanmaraş’ımın meselesi ise gerisi ayrıntıdan başka bir şey değildir. Aldığım ve bana tevdi edilen görevleri geçmişte sınırları zorlayarak yaptığımızı ve bunu ekibimizle, ortak istişare kültürünün gücü ile yaptığımızı herkes bilir. Her zaman basınla beraber bunlara şahit olduk bakın bundan sonrada yine sizlerle ekip kültürü ile bunları sizin önünüzde hiçbir çekincemiz olmadan, birlikte götüreceğiz.

 

*

 

 

Son olarak, Kahramanmaraş halkına ve partililerinize bir mesajınız var mı?

 

Özellikle kurulan bu yeni olum hareketimizin, yani TÜRKİYE PARTİSİ’nin ülkemize, ilimize hayırlı olmasını diliyorum. Oyunu kuralının siyasetten geçtiğini bu yapıya muhakkak sahip çıkılmasını, eleştiren değil, taşın altına elini koymanın gerekliğini belirmek istiyorum. Nüfusumuzun yaklaşık yarısı bayan, ama katılım anlamında bu oran böyle değil, yine genç kardeşlerimizin de, kendi gelecekleri söz konusu olduğundan bu yapıya gerek siyasi, gerekse sivil toplum örgütlerine sahip çıkılmaya davet ediyorum. Seviyeli siyaset düsturu çerçevesinde, ama herkes muhakkak kendi görüşündeki siyasi yapılara sahip çıksınlar. Siz çıkmaz iseniz, sizin eleştirdiğiniz insanları o zaman eleştirme hakkınız olamaz. Demokratik düzenin gereği de budur. Teşekkür ediyor, tüm halkımıza selam ve saygılar gönderiyorum.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.