Ak Partili Yalçın, Terör Saldırısını Değerlendirdi

Ak Partili Yalçın, Terör Saldırısını Değerlendirdi
Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa İl Başkanı Sedat Yalçın, terör saldırıları ile alakalı olarak, "Mesele Türkiye'nin büyümesidir, güçlenmesidir. Bu bölgede biz güçlü oldukça bize karşı bu operasyonlar sürecektir. Bu gerçeklerle yaşayacağız, bu işi yönetece

Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa İl Başkanı Sedat Yalçın, terör saldırıları ile alakalı olarak, "Mesele Türkiye'nin büyümesidir, güçlenmesidir. Bu bölgede biz güçlü oldukça bize karşı bu operasyonlar sürecektir. Bu gerçeklerle yaşayacağız, bu işi yöneteceğiz" dedi.

Almira Otel'de Bursa'daki AK Parti delege seçimlerini değerlendirmek için basın toplantısı düzenleyen İl Başkanı Sedat Yalçın, gece meydana gelen terör saldırılarını da değerlendirdi. Yalçın, "Yüksekova'da, Çukurca merkezinde 4-5 saat süren bir çatışma sonucunda çok sayıda şehidimiz ve yaralı var. Acımız gerçekten çok büyük. Türkiye büyük bir imtihandan geçiyor. Bu topraklar, tarihin her döneminde, hep fatura ödenilerek üzerinde oturulan topraklar. Türkiye coğrafyası bu kadar önemli, bu kadar değerli.

Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini, birlik ve beraberliğini, dünya kamuoyunda yükselen bir değer olarak ortaya çıkmasını engellemek adına her dönemde büyük operasyonlara muhatap olduk. Bu olayı da böyle değerlendiriyorum. Şehit ailelerine başsağlığı diliyorum. Gelen bilgiler, ordumuzun Kuzey Irak'a girip büyük bir harekat başlattığı yönündedir" diye konuştu.

Demokrasi ve güvenlik konularını yan yana götürmek mecburiyetinde olduklarını anlatan AK Parti Bursa İl Başkanı Sedat Yalçın, "Güvenlik konusunda bir sıkıntı yaşadığımızda demokrasiden taviz vermemeliyiz. Bu sorunları yaşatanlar, devletle vatandaşın barışmasını istemeyenlerdir. Yeni anayasa olduğunda, Türkiye'nin gücünün bir kat daha artacağını biliyorlar. Vatandaşlarımızı sevgi ile kucaklayıp farklılıklarımızı zenginlik olarak görmeliyiz. Vatandaşın devlete karşı yaptığı yanlışlıkları telafi etmenin, bu

coğrafyada ayrılıkçılığın tarihi ve sosyal bir temeli olmadığını bilmeliyiz. Terör örgütü ile tavizsiz mücadele etmek birinci önceliğimizdir" ifadelerini kullandı.

Saldırıların yeni anayasayı engellemeye yönelik olduğunu ifade eden Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye yakın tarihinde sivil anayasa yapmayı bir türlü başaramadı. Kısa kısa aralıklarla mevcut anayasada değişiklikler oldu. İlk kez sivil bir ortamda, Meclis çatısı altında, mevcut siyasi partilerin iradesi ile çalışılıyor. Bu partiler, halkı yüzde 95 oranında temsil ediyor. İlk kez bu kadar yüksek bir vatandaş desteği ile siyasi partiler bir sivil anayasa yapıyor. Bu çalışmalar olurken bu tür saldırıların olması manidar. Türkiye darbe anayasasından kurtulmak için adım atıyor. İktidarı ile

muhalefeti ile çok güzel bir başlangıç yapmaya gayret ediyor. Meclis başkanlığı önderliğinde bir komisyon, eşit temsil, tüm partilerin katılımı ile önyargısız bir başlangıç yapmaya gayret ediyor. Ama hemen önümüze böyle bir engel getiriliyor. Bunları birlikte yapmaya devam edeceğiz. Üzerimize gelen bu pervazsız saldırılara karşı biz daha çok demokratikleşmeye, milletimizle bütünleşmeye gayret edeceğiz. Bu işi buradan çözeceğiz, onlar da buradan çözüleceğini bildikleri için saldırmaya devam ediyorlar."

Yeni anayasanın ferdi esas alacağının altını çizen Yalçın, "Anayasa çalışmasında ferdin hakları esas alınacak. Milli birliğimizi, değerlerimizi koruma altına alacak bir anayasa çıkacak. Toplumun değerlerine saygılı olurken, toplumsal çeşitlilikte zenginlik gören bir anlayışı anayasada hissetmek istiyoruz. Tek sesliliği değil, çoğulculuğu esas alan bir anayasa olacak. Evrensel ilkeleri de içinde barındıracak. Mevcut anayasanın olağanüstü dönemlerde hazırlanması, bütünlüğünün bozulmuş olması, özgürlükçü

olmaması, birçok başlıkta, hatta değişmez maddelerinde dahi muğlak ifadelere yer verilmesi, farklı anlamlar çıkarılacak şekilde dizayn edilmesi handikap olarak öne çıkıyor. Vesayetçi bir anlayış, topluma buyurgan bir anlayıştaki yapısı rahatsız edicidir. Dünyadaki gelişmelere, izlemelere açık olmayan bir yapısı var. Bu çalışmalardan şu sonuca geleceğiz: Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu hissedilecek. Millet iradesi üzerinde bir yönetim anlayışı olamayacağı hissedilecek. Bütün kesimleri

sahiplenecek. Kendisine aidiyet duygusu hissedecek. Devlet ile vatandaşlık bağı tanımlanmalı. Toplumun bir kısmını bünyesinde tutamayan bir tanım, bu anayasada yer almamalıdır. Herkesin 'benim anayasam' diyebileceği bir metin ortaya çıkacaktır. Türkiye normalleşme sürecini yeni anayasa ile tamamlamalıdır" şeklinde konuştu.

Yalçın, bir gazetecinin, AK Parti iktidarında ekonomik göstergelere paralel olarak şehit sayısının da katlanarak arttığı yönündeki sorusuna, "Türkiye'nin yapacağı iki önemli husus var: Birincisi, demokratikleşme yol haritasında hızla mesafe alması gerekiyor. Bu konuda hiç eksik bırakmaması gerekiyor. İkincisi, güvenlikle alakalı çalışmaların hiçbir eksik kalmadan yapılması gerekiyor. Demokratikleşme çalışmalarını anlatmak istesem zaman alır. Ama en önemli adım yeni anayasa olacak. Oradaki vatandaşın,

halkın, terörle birbirinden kesinlikle ayrılması gerekiyor. Oradaki vatandaşın devletle ilişkisinin çok doğru tanımlanıp yönetilmesi gerekiyor. Vatandaşta hiçbir sorun olmadığını, terörün çok farklı gerekçelerle ortaya çıktığını biliyoruz. Türkiye büyük bir kriz ortamında olsa, açmazın içinde olsa, terörün bu kadar şiddetli olduğunu göremeyeceksiniz. Çünkü Türkiye'nin yükselmesinde, uluslararası ilişkilerde de terör etkisi hissediliyor. Türkiye, laiklik sistemini tecrübe edinmiş, bölgesindeki ülkelere örnek

gösterilen bir ülkedir. Mevcut rejimimizin tavsiye edildiği, halkı Müslüman olup, dini inançlarında özgür olduğu bir ülkeyiz. Türkiye'nin enerjisinin boşa harcanması, kaynaklarının heba edilmesi için bu terör hep karşımıza çıkarıldı. Kolay tarafı var, herkes birbirini vatan hainliği ile suçlayabilir. Benim inancım, bütün partilerin bu meselenin çözümü konusunda samimi olduklarıdır. Türkiye'nin şartları çok özeldir" cevabl temsil, tüm partilerin katılını verdi.

Yalçın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ilk defa intikam kelimesini ağzına alarak açıklama yapmasıyla ilgili olarak ise, "Cumhurbaşkanımız o bölgeye yeni gitmişti. Bizzat saldırı yapılan bölgeleri gezdi. O taburda bulundu. Onun tepkileri daha özeldir. Güvenlik güçlerimiz, devletin en üst organları karar verecektir. Ben orantılı olacağı, çok daha ağır olacağı kanaatindeyim. Bu olaylar, bu işin çözümüne ne kadar katkı verecek bilemiyorum ama bir şekilde neticelenmesi, güvenlik boyutunun da bitirilmesi

gerekiyor. Yani 26 tane şehidimiz var. Biz gittik, karşı tarafa 526 zayiat verdirdik, yine bitmiyor. Mesele başka. Sorun Türkiye'nin büyümesidir, güçlenmesidir. Bu bölgede biz güçlü oldukça bize karşı bu operasyonlar sürecektir. Suriye'de belki bu tip organizasyonlar başlayacak. Belki Ermeni terör örgütünü başlatacaklar. Hep yaşadık. Bu gerçeklerle yaşayacağız. Bu işi yöneteceğiz, süreç budur" açıklamasını yaptı.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.