Ak Parti Tbmm Grup Toplantısı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta TBMM Genel Kurulu'nda CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ve TBMM İdare Amiri AK Parti Milletvekili Salim Uslu arasında yaşanan gerginliğe atıf yaparak, "Meclis İdare Amiri görevini yaparken, ilk oradaki yanlış fiili durum malum milletvekilinden geliyor. Tabii ki İdare Amiri de görevini yapıyor" dedi. Konuya ilişkin eleştiride bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da tepki gösteren Erdoğan, "Ana muhalefetin Genel Başkanı, görevini yapan
Meclis İdare Amirine hakaret etmeyi bıraksın, önce Genel Kurulu terörize eden, kendi partisi içindeki şovmenlere, küfürbazlara ahlak dersi versin'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında, gündeme yönelik değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Erdoğan, CHP'nin TBMM Genel Kurulu'nu terörizme etmekten kaçınmadığını belirterek, geçen hafta TBMM Genel Kurulu'nda CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç ve TBMM İdare Amiri AK Parti Milletvekili Salim Uslu arasında yaşanan gerginliğe değindi. Erdoğan, "Malum bir milletvekilleri var, Meclis kürsüsünü adeta işgal ediyor. Meclis Başkanvekili kendisini uyarıyor, çekinmiyor hala devam ediyor" dedi.
TBMM Başkanvekilinin Meclis İdare Amirini göreve çağırdığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Meclis İdare Amiri görevini yaparken, ilk oradaki yanlış fiili durum malum milletvekilinden geliyor. Tabii ki İdare Amiri de görevini yapıyor. Ne oldu? Bunların malum özel destek kıtaları da var, hepsi devreye giriyor. Çıkıyor bu genel başkan, milletvekilimizin geçmişteki sendikacığından bahsediyor, ta bindiği arabaya kadar başlıyor onları konuşmaya. Geç bu işleri geç. Siyaset bu kadar basit, küçük değil. Geçen dönem parlamentoda da senin, Türkiye'nin en büyük sendikası diye bilinen sendikanın genel
başkanı üyendi. Onun nelere bindiği, nelere sahip olduğunu bu ülke, işçiler dünyası çok iyi bilir. Bu işlerle uğraşma. 'Yok Mercedes'e biniyormuş, yok şunu yapıyormuş, bunu yapıyormuş.' 'Ben Mercedes'e binmiyorum ama Audi'ye biniyorum.' Marka farklılığından başka ne var? Onun fiyatı da aynı, onun fiyatı da aynı. Bununla bu milleti aldatamazsın, geçti bu işler geçti. Onun için Anadolu'da vatandaşlar diyor ki 'Sayın Başbakanım bunların demesine bakmayın, sür eşeğini Niğde'ye.' Bu duruma geldik. Dokuz yıl
boyunca her fırsatta Genel Kurulu engelleme çabası içinde oldular. AK Parti, milletin sorunlarına TBMM Genel Kurulu'nda çözüm üretmek için mücadele verirken, ana muhalefet ve diğer muhalefet partileri Genel Kurulu yavaşlatmak, engellemek, Genel Kurulu çalıştırmamak için çabalıyorlar. AK Parti, millet adına yasama faaliyeti yaparken, onlar şahsi çıkarları adına Genel Kurulu tahrik etmek, provoke etmek, çalışmaları duracak noktaya getirmek için her yolu deniyorlar. 'Yemin etmeyeceğiz' dediler. Biz 'kuzu kuzu
gelecekler' dedik. Ne oldu, geldiler mi? Geldiler. Şimdi de 'bizimle özel protokol yaptılar' diyorlar. İktidar partisi onlarla protokol yapmış. Eline diline dursun ya ne protokolü yapmış? Böyle bir protokol mecburiyetimiz mi var? Hangi protokol yapıldı, neyin sözünü vermişiz? Onların çıkarılacağına dahil bir sözümüz mü oldu, böyle bir şey mi var, nereden çıktı? Bunu çıkaracak olan merci yargıdır, bunun bizimle ne alakası var? Eğer çıkmayı hak ediyorlarsa yargı gereğini yapar çıkarır. Tutukluluk sürelerinin
uzun olması meselesi. O ayrı mesele, bu ayrı mesele. Eğer uzuyorsa bu da yine sizin yüzünüzden. Bu anlayışta, mantıkta, zihniyette, devam ettiğimiz sürece zaten bu süreçler kısalmaz. Hiçbir düzey ve kalite kaygısı olmayanlar, şov yapmayı, hakaret etmeyi, Meclis'i kilitlemeyi siyaset tarzı sanabilenler netice alamazlar. Meclis'in itibarını beş paralık etmekten çekinmeyen bu milletvekillerinin sergiledikleri manzara, emin olun ki milletimiz tarafından eleştirilmekte, şiddetle kınanmaktadır. Meclis İdare Amiri
Salim Uslu'nun tamamen yetkisi sınırları içerisindeki müdahalesini kampanyaya dönüştürmek için bu gayretlerine devam ediyorlar. Biz bu bayat senaryolara asla aldırış etmeyeceğiz. Bunlar da patinaj yapmaya devam edecekler. Ana muhalefetin genel başkanı, görevini yapan Meclis İdare Amirine hakaret etmeyi bıraksın, önce genel kurulu terörize eden, kendi partisi içindeki şovmenlere, küfürbazlara ahlak dersi versin."
KKTC'NİN 28. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ
Başbakan Erdoğan, 15 Kasım 1983'te kurulan KKTC'nin bugün 28. kuruluş yıl dönümünü kutladığını belirterek, tanınma konusundaki sıkıntılara rağmen KKTC'nin bağımsız bir ülke olarak her zaman diyalog ve uzlaşmayı savunarak 28 yılı geride bıraktığını söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin, KKTC'nin kuruluşuna büyük destek verdiğini ve KKTC'nin tanınması için her türlü çabayı gösterdiğini belirterek, AK Parti hükümetleri döneminde KKTC'nin kalkınması, refahı, ekonomik ve siyasi olarak güçlenmesi için çok büyük
destekler sağladıklarını söyledi. AK Parti'nin kuruluş yıldönümüne de işaret eden Erdoğan, AK Parti'nin 9 yıllık başarısı ve millet nezdinde her gün artan teveccühü karşısında ne yapacağını bilemeyenlerin 'AK Parti vesayeti' iddiası ile geçmişe olan özlemlerini dile getirdiklerini kaydetti. Erdoğan, şöyle konuştu:
"Biz statükoya, vesayete karşı yoğun mücadele verirken, başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere vesayete kol kanat geren, bizim çetelerle mücadelemizi her adımda engellemeye çalışanlar çıkıyor. CHP vesayeti, statükoyu muhafaza etmek için 9 yıl boyunca yoğun gayret gösterirken, aslında kendisinin, yani CHP'nin de nasıl bir vesayet altında olduğunu topluma ispat ediyor. CHP'nin yeni genel başkanı, CHP üzerindeki o vesayetin bir ürünü, tasarımıdır. 22 Haziran seçimlerinde CHP Genel Başkanı, genel
başkanlığının gereğini yerine getirmiş, Ergenekon zanlılarını kendi listelerinden milletvekili adayı göstermekten kaçınmamıştır. Neticesini bile bile, göre göre kaçınmamıştır. Niye? Ergenekon'un avukatı olduğunu açıklayan, bunu bizzat söyleyen bir kişi. 'Nerede bu Ergenekon, gidip üye olacağım' diyen CHP, önceki gün de Silivri'ye gidip oradaki mahkemeye tiyatro benzetmesi yapmak gibi bir gafletin içerisinde olmuştur. Türkiye'nin bağımsız mahkemelerine tiyatro benzetmesini yapmak, bağımsız hakimleri
vicdansız diye nitelendirmek, ana muhalefet partisi CHP için talihsizlikten öte bir şey değildir. Demokrasiye, hukuk devletine ve seçilmiş hükümete karşı girişim içinde oldukları iddiasıyla yargılanan kişilerin sözcüsü gibi hareket etmek, demokrasiyi ve milli iradeyi önemsememek ve gereken ihtimamı göstermemek demektir. Silivri Cezaevini toplama kampı olarak ilan eden Kılıçdaroğlu, toplama kampının ne olduğunu siz çok iyi bilirsiniz. CHP zihniyeti. Eğer toplama kampları oluşturmak varsa bu ülkenin tarihinde
bu işi onlar çok başarılı bir şekilde yapmışlardır. Türkiye'nin her yerinde bu toplama kamplarını oluşturmuşlardır. Bunu CHP zihniyeti yapmıştır, inim inim inletmişlerdir. O işkenceler tarihin sayfalarına geçmiştir. Kılıçdaroğlu, senin dedelerindir onlar."
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.