Ak Parti Tbmm Grup Toplantısı

Ak Parti Tbmm Grup Toplantısı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa ülkelerindeki ekonomik krize değinerek, "Avrupa'nın bugün yaşadığı kriz, geçmişte atılması gereken adımların atılmamasının neticesidir. Atılacak adımların niteliği kadar alınacak tedbirlerin içeriği kadar, bunların ka

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa ülkelerindeki ekonomik krize değinerek, "Avrupa'nın bugün yaşadığı kriz, geçmişte atılması gereken adımların atılmamasının neticesidir. Atılacak adımların niteliği kadar alınacak tedbirlerin içeriği kadar, bunların kararlılıkla ve bir an önce yapılması da önemlidir. Avrupalı liderler, şahsi beklentilerini, siyasi beklentilerini bir kenara koymalı ve Avrupa ekonomisinin geleceğini öne çıkarmalı" dedi.

Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında, gündeme yönelik değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonominin zor bir dönemden geçtiğini belirten Erdoğan, küresel ekonomide krizin son dönemde Avrupa merkezli olarak tezahür ettiğini, İspanya ve Yunanistan'ın ardından şu anda İtalya'nın da krizin etkilerini çok sıcak şekilde hissettiğini kaydetti. Avrupa'da birçok ülkede borç stoku ve bütçe açıklarının yüksek seviyelere çıktığını, finans sektörünün çok zor bir süreçten geçtiğini kaydeden Başbakan

Erdoğan, Avrupa liderlerin ede tavsiyelerde bulundu. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tüm bunların olduğu bir süreçte, hamd olsun Türkiye, etkili bir şekilde ve yere sağlam basarak bu süreci şu anda yürütüyor. Biz AB üyelik müzakereleri noktasında AB liderlerine her zaman bir şey söyledik; popülizmden kaçınma çağrısı. Esasen bu çağrı, sadece Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili değil, Avrupa'nın geleceğiyle de çok yakından ilgili bir çağrı. Türkiye, popülizmden sıyrılarak, popülizmi tarihe gömerek 9 yılda reformlarını kararlı şekilde gerçekleştirdi. Milletimizle gerçekten samimi bir iletişim

dili kurduk. Gerçekleri çok net, çok şeffaf şekilde milletimizle paylaştık. Eğer fiyat artışı yapacaksak, sosyal kesintiye gideceksek, bir reform gerçekleştireceksek bunu milletimize çok açık bir dille ifade ettik. Milletimizden aldığımız güçle, bugünlere ulaştık. Örneğin sosyal güvenlik ve sağlık sisteminde gerçekleştirdiğimiz tarihi nitelikteki reformu, konunun tüm taraflarıyla, işçi işveren sendikalarıyla, ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla, medyayla, üniversitelerle istişare ederek uygulamaya koyduk.

Milletimizde bu noktada bizi anladı, bize tam destek verdi. Bankacılık, finans sektörü, vergiler, maaş artışlarıyla ilgili düzenlemelerde, IMF ile ilişkilerde, enflasyonla mücadelede, her konuda milletimizin desteğini alarak yürüdük."

Türkiye'de ekonomi konusunda kararlı bir duruş sergilerken, Avrupa'ya ve Avrupalı liderlere de popülizmden her alanda kaçınma çağrısında bulunduklarını belirten Erdoğan, bugün de Avrupa'ya aynı çağrıyı yaptığını dile getirdi. Erdoğan, "Avrupalı liderler, şahsi beklentilerini, siyasi beklentilerini bir kenara koymalı ve Avrupa ekonomisinin geleceğini öne çıkarmalı" diye konuştu.

"EURO BÖLGESİ'Nİ ZOR GÜNLER BEKLİYOR"

AB'nin bugün hala ciddi bir merkez bankasının olmadığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunun için Euro Bölgesi'ni zor günler bekliyor. Uzak görüşlü liderler, böyle zor günlerde zor kararlar alarak Avrupa'nın geleceği adına çok önemli adımları atmış ve isimlerini de tarihe kaydetmiş olurlar. Ama günübirlik politikalarla hareket edenler, sorunları gizleyenler, erteleyenler, önlemleri almakta gecikenler, kendi halklarına, kendi ülkelerine büyük haksızlık yaparlar. Avrupa'nın bugün yaşadığı kriz, geçmişte atılması gereken adımların atılmamasının bir neticesidir. Sorunlar ertelenmiş,

saklanmış, birikmiştir. Bugün de devasa boyutta, daha yıkıcı bir boyutta açığa çıkmaktadır. Şunu da Avrupalı liderlere, Avrupalı dostlarımıza hatırlatmak durumundayım; atılacak adımların niteliği kadar alınacak tedbirlerin içeriği kadar, bunların kararlılıkla ve bir an önce yapılması da önemlidir. AB'nin bugün her zamankinden çok daha fazla ortak mekanizmalara ihtiyacı var. Özellikle Euro Bölgesi'nde çok daha güçlendirilmiş ortak maliye politikası kaçınılmaz hale gelmiştir. Ortak para birimini

kullanan 17 ülkenin, özellikle ortak bir maliye politikasının olmaması önemli bir zaaftır. Bakınız İrlanda'da bankalar iyi şekilde denetlenmiyor, faturayı İrlanda ile birlikte İngiltere de ödüyor. Yunanistan'ın mali tablosu, Yunanistan kadar Fransa'yı da tehdit ediyor. Portekiz reformları ağırdan aldıkça, bundan İspanya'nın büyümesi de etkilenir. Küresel ekonomide sorunlar nasıl ortaksa, çözümler de ortak. Avrupalı liderlerin artık bunu görüp tavır almasını bekliyoruz, tavsiye ediyoruz. Biz işte bu

görüşlerimizi Fransa Cannes'te gelişmiş ülkelerin liderlerine aktardık. Ümit ediyoruz ki Avrupa bu süreçten en az hasarla çıkar. Türkiye olarak güçlü ekonomimizle, krizden en az etkiyle atlatan ülke olarak kriz içindeki ülkelerle deneyimlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz."

Erdoğan, son dönemdeki sıkıntılara rağmen TC Merkez Bankası'nın döviz rezervinin altın dahil 96,6 milyar dolar olduğunu da vurguladı. Avrupa'nın mevcut sorunları aşabilmesi için Türkiye olarak katkılarını sürdüreceklerini belirten Erdoğan, "Umut ediyorum ki Avrupalı liderler, son kriz sürecinde Türkiye'nin önemini çok daha iyi anlamışlardır. 'Türkiye yük olmayacak, yük alacak' dedik. Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı vardır. Bu son kriz Avrupa'nın Türkiye'ye ne kadar ihtiyacı olduğunu da bir kez daha

göstermiştir. Popülizmde ısrar eden liderlere Türkiye'nin bu krizden nasıl sapasağlam, dimdik ayakta olduğunu görmelerini, Türkiye ile ilgili değerlendirmelerini yeniden gözden geçirmelerini şiddetle tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.