Ak Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ:

Ak Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ:
AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, merkez ilçe başkanı Berk Mersinli ve partililerle garaj esnafını ziyaret etti.

AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, merkez ilçe başkanı Berk Mersinli ve partililerle garaj esnafını ziyaret etti.

Ziyaretleri takip eden gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Özdağ, "Türkiye'de ne zaman demokratikleşme süreci hızlanırsa, Türkiye ne zaman bir seçimde demokrasi şöleni yaşamak isterse büyük olaylar olmuştur, tarih bize bunu gösteriyor" dedi.

Özellikle 12 Eylül referandumu öncesinde PKK'nın ciddi eylemler yaptığını gördüklerini anlatan Özdağ, şöyle konuştu: "Ardından bir sessizliğe bürünürler. 12 Haziran seçimleri öncesi yine Hatay'da büyük bir eylem yapıldı. Bu eylem hâla tam olarak açıklığa kavuşmadı. Şimdi Türkiye yeni anayasayı konuşuyor, özgürlükleri konuşuyor, demokrasiyi konuşuyor, fikir hürriyetini konuşuyor, inanç hürriyetini konuşmaya başladı olaylar tekrar arttı. Türkiye güçlendikçe birileri bundan rahatsız olabilir. Türkiye

öncelikle içerideki problemleri halletmek mecburiyetindedir. Bu problemler demokratikleşmedir, fikir hürriyetidir, inanç hürriyetidir. Eğer biz bu problemlerimizi en alt seviyeye düşürebilirsek, bu problemleri giderebilirsek bu istismarlar azalacak. Türkiye'de bu eylemler hak arama noktasında çıkıp dış güçlerin veya içerideki işbirlikçilerin yapmış olduğu eylemler haline dönüşecektir."

Türkiye'de bir Kürt sorunu olmadığını belirten Özdağ, şunları söyledi: "Türkiye'de iki farklı algı vardır. Biri, bölücü terör örgütü ve BDP'nin bir terör algısı. Bu algı devletleşme algısıdır. Demokratik özerklik adı altında Türkiye'yi bölmek, Türkiye'nin zenginleşmesini ve demokratikleşmesini engellemek. Bizim AK Parti'nin Kürt sorunu algısı var. O da insanların Kürtçe konuşabildiği, asimile edilmediği, insanların çok rahat bir şekilde Kürtçe isimler alabildiği buna da AK Parti iktidarı özellikle Turgut

Özal döneminde başlayan süreç AB süreciyle devam etti, AK Parti ile taçlandı. Bu süreç içerisinde Kürtçe serbest bırakıldı, Kürtçe televizyonlar kuruldu. Devlet TRT Şeş yani TRT 6'yı kurdu. Özel bir kanal Gaziantep'te yayın yapıyor."

Türkiye'nin demokratikleştiğini anlatan Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'de bölücü terör örgütünün hedefi demokratikleşme ve kalkınma değildir, adalet değildir. Bölücü terör örgütünün bir tek hedefi vardır o da bir bölgede bir devletleştirme algısı oluşturmaktır. Demokratik özerklik bir paravandır. Federal yapı bir paravandır. Kendileri taşerondurlar. Şu veya bu niyetle daha çıkan çocuklarımızı kandırmışlardır. Hem Türkiye'yi yönetenler buna çanak tutmuştur geçmişte hem de PKK'yı yönetenler

maalesef çocuklarımızın duygularını, etnik kimliklerini, yoksulluklarını istismar etmişlerdir. Türkiye hiçbir zaman birilerinin istediği kiloda kalmayacaktır. Bütün prangaları yıkacaktır. Demokratikleşme önündeki engelleri kaldıracağız. Sivil anayasayı yapacağız. Türkiye'yi zenginleştireceğiz. Türkiye'deki fikir hürriyetinin, teşebbüs hürriyetinin önündeki engelleri kaldıracağız."

MHP ve CHP'li yetkililerin, terör eylemlerine karşı AK Parti'nin sessiz kaldığı, sadece basın açıklamasıyla yetindiği yönündeki bazı eleştirilere cevap veren Özdağ, şunları söyledi: "Türkiye'de 'yok birbirimizden farkımız' ifadesini kullanmak lazım. MHP ve CHP nereden biliyor AK Partililerin bu eylemlere katılmadıklarını. Türkiye'de bu eylemlerde sadece terör örgütü hedef alınmalıdır. Bu eylemleri hedef alırken Türkiye'deki Kürt vatandaşlarımızı hedefe koyarsanız Türkiye'nin bölünmesine çanak tutarsanız.

Türkiye'de PKK'nın ekmeğine de yağ sürmüş olursunuz. Önce toplumu bölmekle kamplaştırmak istiyorlar, sonra da Türkiye'yi bölmekle kamplaştırmak istiyorlar."

Tüm eylemlerde milyonların yürümesi gerektiğini anlatan Özdağ, sözlerine şöyle devam etti: "Protestolar yapılmalıdır. İspanya'da ETA eylemlerinde ayrım gözetmeksizin milyonlar yürümüştür. Hiç kimse kendi partisinin ve ideolojisinin sembolünü kullanmamıştır. Eğer bu eylemlerde kişiler kendi partilerinin, kendi cemaatlerinin işaretlerini, sembollerini kullanırlarsa bu hedefe ulaşmamızı geciktirir. Elimizde bir Türk bayrağı olmalı. 'Kahrolsun bölücü terör örgütü, şehitler ölmez vatan bölünmez' cümleleri

yeterlidir."

AK Parti'nin tüm mensuplarının bu menfur olayı kınadığını anlatan Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başbakanımız başta olmak üzere tüm vekillerimiz bu olayı kınamıştır. İçimiz kan ağlamaktadır. Fatiha'lar gönderdik, Yasin'ler okuduk. Okumaya devam ediyoruz, eğer suçlamaya kalkarsanız ben de size şunu söylemek istiyorum. CHP o zamanki Erdal İnönü başkanlığında kurulan SHP, Leyla Zana'ları, Hatip Dicle'leri kendi partinizden meclise soktunuz diye sorarım. Siz bunları siyasallaştırdınız diye sorarım.

İnsanlar meşru zeminde siyaset yapmalıdır. Ben suçlamıyorum niçin böyle yaptınız diye ama protestolarda siyaseti devşirme aracı haline getirirseniz bende bunu size sorarım. Bugün protesto meydanları siyasi rant devşirme alanları değildir. Türkiye'nin birlik ve beraberliğinin temini alanlarıdır. Oralarda Kürt, Türk, Çerkez, Laz hep birlikte olacağız ve terörü kınayacağız. Terör bir insanlık suçudur. Irkçılık hem İslam dininin haram kabul ettiği bir ifadedir. Aynı zamanda evrensel hukuk kurallarının

yasaklamış olduğu bir ifadedir. Irkçılığa da karşıyız, bölücüye de karşıyız, teröre de karşıyız. Onun için bu tür şeyler yanlıştır yakışıksızdır"

ŞEHİT SAYISI TARTIŞMALARI

Bazı sosyal medya sistemlerinde şehit sayısının daha fazla olduğu ile ilgili söylentilere cevap veren Özdağ, şunları söyledi: "Bugün yapılan eylemlerden dolayı AK Parti'nin suçlanması yanlıştır. Eylemler 1984 yılında başlamıştır. Bölücü terör örgütü 150 yıldır ayaklanma yapıyor. Bu bizim kaçıncı ayaklanma olduğunu bilmiyoruz gibi ifadeler kullanıyorlar. O tarihten bu tarafa Anavatan Partisi, SHP- DYP iktidarı, DYP- Anavatan iktidarı, MHP- DSP- ANAP iktidarı, Refah- DYP iktidarı ardından AK Parti iktidarı

gelmiştir. Olaylar o günden beri devam ediyor. Türkiye'de bu olayları biiikleşme önündeki engellerr partiye indirgemek yanlıştır. Türkiye'de bu olayların sosyal, ekonomik boyutları, dış politika, etnik boyutları vardır. Bugünde sosyal medyada paylaşılan ifadeler yanlıştır. Biz devletimizin ifadelerini güvenmek mecburiyetindeyiz. Kaldırılan şehitlerimizin sayısı bellidir. Biz herhalde bu şehitlerimiz buharlaştırmadık. Sosyal medyadaki gibi 50 idi 26'ya düştü gibi ifadeler yanlıştır."

Bu tür şeylere devletin tenezzül etmediğini anlatan Özdağ, şunları söyledi: "Özellikle AK Parti ile hesaplaşmak isteyenler maalesef belden aşağı ifadelerle, yalan yanlış ifadelerle milletimizin zihinlerinde bulanıklar meydana getirmek istiyor. Ben bunu AK Partiyi seçim meydanlarında yenemeyenlerin bir hileli metodu olarak kabul ediyorum. Ondan dolayı bunları kınıyorum, milletimizin bunlara inanmamasını istiyorum. Orada hem bir güvenlik zafiyetinin olduğu gözüküyor, hem de özellikle birilerinin terörün

tırmanmasını istediklerini tahmin ediyoruz. Çünkü 200 kişilik bir grubun gelerek 8 ayrı noktada eylem yapmış olması güvenlik zafiyetini gösterir. Aynı zamanda birilerinin görevlerini yapmadığını gösterir. Bunlar hakkında da gerekli işlem yapılacak, soruşturmalar yapılacaktır. Türkiye tarihinin hiçbir döneminde özelikle demokratikleşme süreci içerisinde askeriyle, milli istihbaratıyla, polisiyle, siyasi iradesiyle bu kadar hiç birliktelik içerisinde olmamıştır. Türkiye'de terör olur önemli olan bunu

minimize etmektir, terörle doğru mücadele etmektir. Terörle doğru mücadele etmenin yolu da şudur. Halkına karşı alabildiğince yunus, alabildiğince şefkatli olmak hükümetimizin, polisimizin görevi olmalıdır. Terörle teröristi, vatandaşla teröristi ayırt eden siyasi iradeyi ihtiyaç vardır."

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.