Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı...(3)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "KCK operasyonlarını bir başbakan olarak ben bugüne kadar aynen destekledim ve destekliyorum" diyerek, CHP ve MHP'nin de bu operasyonlara destek vermesini beklediğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 9 yıl boyunca dokunulmayan konulara dokunduklarını, konuşulmayanların konuşulmasını sağladıklarını, yazılmayanların yazılmasını, sorgulanmayanların sorgulanmasını sağladıklarını söyledi. Erdoğan, "Hiçbir şeyin üzerini örtmedik, örtmeyeceğiz. Ama bizim de bir yol haritamız var. Bu yol haritasını adeta nakış işler gibi işleşeceğiz Herkes kaçsa bile, biz AK Parti olarak yılmadan, yıkılmadan korkuların üzerine gittik.
Hiçbir kazanımdan geriye dönüş asla olmayacak. Eskiye dönüş, eski politikalara dönüş asla olmayacak. Ülkemizi, milletimizi ulaştırdığımız seviyeden geri dönüşün karşısında ilk duracak olan biziz, AK Parti" diye konuştu.
Yapıcı eleştiriye, önerilere, projelere her zaman açık olduklarını belirten Erdoğan, "Ama bunun dayatma, baskı, kampanya şeklinde bize zorla empoze edilmesine asla müsamaha göstermeyiz. Zira bizim rehberimiz bizzat millettir. Biz her adımda, her politikada öncelikle 'millet ne der?' sorusunu kendimize sorarız" diye konuştu.
Son dönemde bazı yargı kararlarından, bazı operasyonlardan dolayı kendilerine 'bel altından vurmaya çalışanların nasıl bir kampanyaya hizmet ettiklerinin farkında olması gerektiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Silivri'yi 'toplama kampı' olarak gösteren Sayın Genel Başkan önce kendi partisinin geçmişine baksın. Geçmişinde bu milletin evlatlarının nasıl toplama kamplarında bir araya getirildiklerini bu millet çok iyi biliyor. Nasıl inim inim inletildiklerini çok iyi biliyor. Bunları ben dedemden de babamdan da dinledim. Karadeniz'de de bunları yaptılar. Adeta tavuk kümeslerinde nasıl saklandıklarını anlattılar. Bunları biliyoruz. Bunları babamdan, dedemden ben de dinledim.
Devlete paralel yapılanmalara karşı verilen mücadeleyi, teröre karşı verilen mücadeleyi milletin huzuru, istikrarı, kardeşliği ve dayanışması için verilen bir mücadeleyi geriye dönüş ya da sivil dikta olarak adlandıranlar nasıl büyük bir yanılgının içinde olduklarını görsünler. KCK operasyonlarını bir başbakan olarak ben bugüne kadar aynen destekledim ve destekliyorum. Zira milli birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz için yapılan bu operasyonda birçok şeyler dökülüyor artık meydana. Nelerin, nereden,
nereye nasıl taşındığı bunların hepsi ortada. Adam kendisinin yapması gereken bir hukuk mücadelesini yürütmüyor. Bir örgüt elemanı olarak çalışıp, bir örgüt elemanı olarak bu ülkenin birliğini, beraberliğini bozmanın hep gayreti içinde olmuşlar. Ve buna illegal bir yapılanmaya, illegaliteye kalkıp da bir hukuk devletinin müsaade etmesi düşünülebilir mi? Onun için de yargı gereğini yapmaktadır; yürütme de yargının verdiği bu talimatla gereğini yerine getirmektedir. Bunlar milletimizin huzuru, refahı,
birliğimiz, beraberliğimiz içindir. 9 yıl boyunca olduğu gibi bundan sonra da hukuk dışılığın karşısında en önce çıkacak parti AK Parti'dir. 9 yıl boyunca olduğu gibi bugün de demokrasiyi en güçlü şekilde savunacak kadro işte bu kadrodur."
"CHP VE MHP'NİN KCK OPERASYONUNA DESTEK VERMESİNİ BEKLERDİM"
"Ben beklerdim ki, KCK operasyonlarıyla ilgili ana muhalefet de konuşsun, MHP de konuşsun onlar da bu konuda gerekli desteği versinler" diyen Erdoğan, çünkü bu konuyla ilgili bütün güvenlik güçlerinin manen bir destek beklediğini söyledi. Medyanın da gereken desteği vermesini beklediğini belirten Erdoğan, "Ama bazıları hala farklı havalarda, farklı modlarda dolaşıyorlar. Varsın dolaşsınlar. Biz inandığımız yolda, inandığımız şekilde yürüyeceğiz. Bu parti, bu hükümet Ankara'nın etrafındaki o aşılmaz
duvarları yıkmış, Ankara'yı dünyanın en ulaşılabilir şehri haline getirmiştir. Ankara ile Türkiye'nin, Ankara ile dünyanın arasında duvar örmek isteyenler de karşılarında ilk önce AK Partiyi görürler" diye konuştu.
"FAİLİ MEÇHULLER VE SİYASİ VESAYETLE YÜZLEŞTİK"
AK Parti olarak kuruldukları günden itibaren siyasi tabuların, tarihi tabuların, sorgulanamayan konuların üzerine samimiyetle gittiklerini belirten Erdoğan, "Hiçbir korkuyu, tarihi hiçbir olayı bir istismar aracı, bir siyasi rant aracı olarak kullanmaya asla tenezzül ve tevessül etmedik. Bu ülkenin güçlenmesinin önündeki en büyük engellerden biri geçmişiyle, tarihiyle, tabularıyla ve korkularıyla yüzleşememesidir. Faili meçhullerle yüzleşmeden, demokrasinin inşa edilemeyeceğini biliyorduk. Ve faili
meçhullerle yüzleştik, yüzleşmeye de devam ediyoruz. Siyasi vesayetle yüzleşmeden, muasır medeniyetler seviyesine ulaşılamayacağını biliyorduk ve siyasi vesayetle yüzleştik, mücadele ettik, ediyoruz. Asimilasyon, ret ve inkar politikalarıyla yüzleşmeden söylenemeyenleri cesaretle ortaya koymadan Kürt meselesinin çözülemeyeceğini biliyorduk. Onun için bu ülkede ret politikalarını biz çözdük, biz ortadan kaldırdık; inkar politikalarını biz çözdük, biz ortadan kaldırdık; asimilasyon politikalarını da evelallah
neredeyse sıfırlıyoruz. Çünkü bu iktidarın anlayışında ne ret politikası vardır, ne inkar politikası vardır ne de asimilasyon politikası vardır. Bunların hiçbiri yoktur. Biz her şeyle yüzleştik ve çözüm için cesur adım attık, atıyoruz. Kendi tarihiyle, tarihinin karanlık noktalarıyla yüzleşemeyenler, yüzleşme cesaretini gösteremeyenler bir gelecek inşa edemez, hatta bir gelecek tasavvuru bile ortaya koyamazlar. Bilinçlerinin altını süpürmeyenler, prangalarından, ağırlıklarından kurtulamayanlar gelecek adına
proje üretemez, söz söyleyemezler. Kendi özeleştirisini yapamayanlar, kendi tarihini sorgulamayanlar başlarını eleştiremez, sorgulayamazlar" şeklinde konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.