Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı...(2)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin Türkiye'nin onurunu yaralamak pahasına 'Suriye'den bize ne' dediğini belirterek, "İnsanlığın vicdanı adına yapılan bir uyarıyı romantizm olarak yaftalıyorlar. Ve bu gaflet cümlesini Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Esad ile görüşme halindeyken söylüyorlar. Yazıklar olsun" dedi.
AK Parti Genel Merkezi'ndeki Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Suriye'de yaşanan son gelişmeler ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun dünkü Şam ziyareti ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuya ilişkin eleştirilerini de değerlendirdi. "Biz kendimiz için isteğimizi komşumuz için de isteriz" diyen Erdoğan, bölgesel barış için yıllardır ne büyük fedakarlıkla çalıştıklarını cümle alemin bildiğini
kaydetti. Başbakan Erdoğan, kendileri komşu ülkelerle özellikle düşmanlıkta bir sıfırlama sürecini konuşurken, muhalefetin ise 'artık sıfır falan kalmadı' gibi laflar ettiğini, adeta horon teptiğini kaydetti. Erdoğan, "Biz iç siyasette olduğu gibi dış siyasette de evrensel, insani değerleri savunuyoruz. Biz barış istiyoruz. Biz daha fazla özgürlük istiyoruz, daha fazla adalet diyoruz. Biz kardeş kanı akmasın, gözyaşı dinsin istiyoruz. Devlet tecrübemizi, demokrasi tecrübemizi, dost ve kardeşlerimizle açıkça
paylaşmayı esas alıyoruz. Devletlerarası çıkarlarımızın barış ve huzur esasında gelişeceğini biliyor, konuştuğumuz herkese adaletin yönünü işaret ediyoruz" dedi.
"HER ÜLKENİN KENDİ DİNAMİKLERİYLE, DEMOKRASİ İÇİNDE SORUNLARINI ÇÖZÜME KAVUŞTURMASINDAN YANAYIZ"
Özellikle mübarek Ramazan ayında Suriye'de yaşanan acıların yürekleri yaktığını ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki; ta Cahiliye döneminde bile üç ayları kendileri için vuruşmak, savaşmak noktasında haram aylar olarak kılan bir anlayıştır. Ve bu anlayış hep devam edegelmiş. Şimdi düşünebiliyor musunuz; yanı başımızda şu mübarek Ramazan ayında bakıyorsunuz kardeş kardeşi vuruyor ve devlet kendi vatandaşına, kendi insanına tank, top, silah doğrultmak suretiyle insanlar öldürülüyor. Orada bu oluyor da bizde olmuyor mu? Bizde tam tersi oluyor. Bizde de bölücü terör örgütü böyle
bir ayın içinde bile durmuyor ve caddede yürüyen bir güvenlik görevlimizi ensesinden vuruyor. Diğerini geliyor aynı şekilde vuruyor ve bütün bunlarla beraber utanmadan sıkılmadan hala bunların siyasi uzantıları da 'özgürlük' diyor, 'barış' diyor. Nerede bunun özgürlük, nerede bunun barış anlayışı. Tabii bunlara yönelik hassasiyetlerimiz devam ediyor. Ama komşumuzla olan olayı da bir iç meselemiz olarak gördüğümüzü ifade etmekten rahatsız olanlar oldu. Biz 'bunu iç meselemiz görüyoruz' derken,
kardeşliğimizin bir gereği olarak, aramızda geliştirdiğimiz aile hukukun gereği olarak, aramızda akrabalık bağları olduğunu bilerek söylüyoruz, aramızdaki 910 kilometrelik sınır sebebiyle bunları söylüyoruz. Aramızda vizeleri kaldıracak kadar kardeşlik bağlarını güçlendirmiş bir ülke olarak söylüyoruz. Fakat gel gör ki; Türkiye'nin onurunu yaralamak pahasına 'Suriye'den bize ne' diyorlar. Kim? Ülkemizin içindeki siyasetçiler. İnsanlığın vicdanı adına yapılan bir uyarıyı romantizm olarak yaftalıyorlar.
Ve bu gaflet cümlesini Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Esad ile görüşme halindeyken söylüyorlar. Yazıklar olsun. Biz bölgemizdeki ve dünyadaki her ülkenin kendi dinamikleriyle, demokrasi içinde sorunlarını çözüme kavuşturmasından yanayız. Kardeş Suriye'ye Dışişleri Bakanımızın götürdüğü mesaj, bizim bu mesajımızdır. Dışişleri Bakanımız bölge hakkındaki projeksiyonumuzu açıkça komşu bir ülkenin cumhurbaşkanına iletirken, bakanımızın oraya Türkiye'nin mesajını değil de,
başka bir ülkenin mesajını götürdüğünü iddia etmek bir büyük gafletin değilse, şifa bulmaz bir cehaletin ilanı değil mi?"
"GİTTİĞİMİZ YERE SADECE MİLLETİMİZİN MESAJINI GÖTÜRÜRÜZ"
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Suriye'ye ABD'nin mesajlarını ilettiği yönündeki değerlendirmelere de tepki gösteren Başbakan Erdoğan, "AK Parti iktidarı bugüne kadar sadece gittiği her yere aziz milletimizin mesajını götürmüştür; başka hiçbir iradenin değil. Ama bunlar kendilerini aynada görüyorlar; çünkü bunlar yıllarca bunu yaptı. Bu ülkenin iktidarını İsrail'e şikayet edecek kadar alçaldılar, Sosyalist Enternasyonel'e şikayet edecek kadar alçaldılar. Ve zannediyorlar ki AK Parti iktidarı da bunu
yapıyor. AK Parti iktidarında bu yok. AK Parti iktidarında milletin iradesi, söylemi var. Ve biz bu söylemi gittiğimiz her yere bugüne kadar taşıdık, taşıyoruz ve taşıyacağız" diye konuştu.
"İLK YAPILMASI GEREKEN AKAN KANI DURDURMAK"
Suriye'deki gelişmelerin bölgenin istikrarı ve güvenliği ile birlikte Türkiye'yi de doğrudan ilgilendirdiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Suriye'de halka karşı yapılan ve bizi derinden kaygılandıran, kabul edilmesi mümkün olmayan eylemler üzerine Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu'nu dün Şam'a gönderdim. Bakanımız Beşar Esad ile kapsamlı bir görüşme yaparak Suriye yönetiminin atması gereken adımlar hakkındaki değerlendirmelerimizi Sayın Esad ile paylaştı. İlettiği mesaj netti: Bugün her şeyden önce yapmanız gereken akan kanı durdurmak. Sivil halka ve göstericilere karşı her türlü şiddete ve güç kullanımına bir an önce son vermek.
Ülkedeki durum bu şekilde devam edemez. Her gün insanlar öldürülürken reformdan bahsetmek ne Suriye halkını ne de uluslararası toplumu ikna etmeyecektir.
Suriye halkının demokrasi talebine kulak verin. Zira her türlü iktidarın meşruiyetinin kaynağı her şeyden önce halktır, halkın iradesidir.
Yapılması gereken halkın iradesinin özgür ve serbest şekilde tecelli etmesini sağlamak ve kendi halkınızı ikna etmektir. Bu çerçevede Suriye'deki gelişmeleri önümüzdeki günlerde de yakından izlemeye ele aldığımız hususların takipçisi olmaya devam edeceğiz."
"GİRİŞİMİMİZLE TANKLAR HAMA'DAN ÇIKMAYA BAŞLADI"
Başbakan Erdoğan, bugün Türkiye'nin Suriye büyükelçisinden Hama'ya gittiğini, tankların ve emniyet güçlerinin Hama'dan çıkmaya başladığını söylediğini aktardı. Erdoğan, "Tabii ki bu da bizim girişimin olumlu netice verdiğini göstermesi bakımından çok çok önemli. Temenni ederiz ki 10-15 günde bunlar tamamiyle gerçekleşsin ve Suriye'de artık reform sürecine yönelik adımlar bunun ardından atılsın. Yapılmak istenin bu" diye konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.