Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı...(1)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terör örgütünün Türkiye'de 'cinayet şebekesi olarak' buradan rant elde ettiğini belirterek, "Burada siyasi uzantıları da kastediyorum. Sayın Başbakan 'sert konuşuyorsun' diyorlar. Ciğerim yanıyor ciğerim. Neyin sertini konuşuyorum" dedi. Erdoğan, Kürt vatandaşları da terör örgütüne karşı direnişe davet ederek, "Bunu beraber yapıp bunları yalnızlığa mahkum etmek durumundayız" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Türkiye bütün şehirleri ve bölgeleriyle kalkınırken, ihanet odaklarının da boş durmadığını belirterek, geçtiğimiz günlerde eli kanlı terör örgütünün saldırılılarının bir kez daha yürekleri yaktığını söyledi. Türkiye'ye musallat edilen bu cinayet örgütünün kime ne zaman ve nasıl saldırdığını çok iyi görmek gerektiğine işaret eden Erdoğan, "Hayata, masumiyete kasteden bu cinayet
örgütü ne istiyor? Kim adına, kimin için, neyin karşılığında taşeronluk yapıyor? 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında 74 milyona sesleniyorum, ekranları başında bizleri izleyen kardeşlerime sesleniyorum: Bunlar düğün evini cenaze evire çeviriyor. Futbol oynayan, marketten evine ekmek alan polisime gelip enseden kurşun sıkıyor veya tarıyor. Siirt'te birlikte bir mutluluğu paylaşmaya birlikte yemeğe giden masum genç kızlara alçakça pusu kurarak şehit ediyorlar. Bu terör örgütü acaba neyin
mücadelesini veriyor? Savunmasız, masum insanlara karşı yapılan bu terörü neyle ifade etmek mümkün? Yüzlerce kurşunla hayatlarının baharındaki evlatlarımızı öldüren bu örgüt neyin mücadelesini veriyor? 4 kızımıza yanlarındaki diğer arkadaşlarına sıkılan kurşun sayısı 200'e varıyor. Şu hale bakın. Bu cinayetleri tasarlayanlar, kan dökerek hangi emellerine ulaşmış oluyorlar? Ondan sonra bakıyorsunuz laubali bir şekilde özür beyanları bilmem neler. Yok bilmem yanlış olduydu. Yok bilmem şurayı tarıyorduk. Kime
anlatıyorsunuz ya, kime anlatıyorsunuz. Ama bunlarda samimiyet yok, bunlarda dürüstlük yok. Bunlar bu ülkede cinayet şebekesi olarak buradan rant elde ediyorlar. Sadece onlar rant etmiyor onların uzantısı olanlar da rant elde etmeye devam ediyorlar. Burada siyasi uzantıları da kastediyorum. Sayın Başbakan 'sert konuşuyorsun' diyorlar. Ciğerim yanıyor ciğerim. Neyin sertini konuşuyorum" dedi.
"BUNLARA OY VERENLER, BUNUN HESABINI NASIL VERECEK"
Kullandığı bu ifadelerin, terör örgütünün yaptıklarının karşılığını anlatmaya yeterli olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"İşte Ankara Kumrular Sokak'ta evine helal bir lokma götürmek için alnı ter döken düşünün ya bir ayakkabı boyacısı orada masum savunmasız hiçbir şey yok. Sadece oradan kazandığını ile evine ekmeğini götürecek. Bu genç insanlar orada bomba ile öldürülüyor ya. Bu şebeke hangi insani değerlerle ifade edilebilir soruyorum. Bunlara gönül verenler, bunları destekleyenler bunlara oylarını verenler bunun tarihe hesabını nasıl verecekler soruyorum. Burada kalkıp da Kürt kökenli vatandaşlarımı istismarını yapmanın
hiçbir icabı yoktur. Bu istismardan öte hiçbir şey değildir. İnsan bu hayatı niye yaşar. Bu hayatı yaşarken 9 yıl öncesine kadar bu ülkede 74 milyon vatandaşımıza şimdi şu an itibariye söylüyorum. O gün itibariyle nüfusumuz daha düşüktü. 780 bin km karede şu getirilen hakların getirilen imkanları hiçbiri var mıydı? Hala bu hizmeti vermeye çalışan bir iktidar varken bunlar ne yapmak istiyor? Terör örgütünden kaçmak isteyen belki de kendine bir gelecek kurmak isteyen 5 kadın militanı ki biri 17 yaşında henüz
işkence ile dağ başında bir mağarada kurşuna diziyorlar ve bir yıl sonra da ölen kadınların ailelerine kızlarınız gaz zehirlenmesinden öldü diyorlar. Buyurun tablo bu. Bu nasıl bir alçalıştır. Bu nasıl bir zehirlenmedir. İşte daha dün evvelsi gün Batman'da düşünebiliyor musunuz. Araç taranıyor ve baba yaralanıyor. Hamile kadın Mizgin hanım şehit oluyor. 8 aylık yavrusu hastanede kurtarılıyor. 4 yaşındaki kızı sultan o da şehit oluyor. Bu örgütün bir insani değere inandığını hangi vicdan sahibi söyleyebilir.
Bunun kültürel haklar mücadelesi ile ne alakası var ya? Yakından uzaktan ne alakası olabilir? Sizin kültürünüz size acımasızca bu insanları öldürme yetkisini nasıl veriyor? Bu nasıl bir kültür? Ben böyle bir kültürü tanımıyorum. Böyle bir kültür olamaz."
KÜRT VATANDAŞLARA DİRENİŞ ÇAĞRISI
Sabah namazına hazırlanan bir imama, insanları ebedi kurtuluşa çağıran bir din alimine kurşun sıkan bir örgütün, bütün mukaddes değerleri çiğneyerek nereye varmak istediğini soran Başbakan Erdoğan, "Mabetlerimize varıncaya kadar roketatarlarla bombalayan bir örgüt nereye varmak istiyor? Soruyorum, benim Müslüman Kürk kökenli kardeşlerime sesleniyorum. Bu mabetlerinizi roketatarlarla bombalayan, bu örgüte nasıl destek veriyorsunuz. Bunlara karşı sizler de artık bir direniş ortaya koyacaksınız. Bu sadece
bizim görevimiz değil. Bunu devlet-millet el ele yapmak durumundayız. Beraber yapacağız. Bunu beraber yapıp bunları yalnızlığa mahkum etmek durumundayız. Düşünebiliyor musunuz? 'Aldığımız oyun yüzde 90'ını PKK'yı destekleyenlerden alıyorum' diyen bir siyasetçi bu ülkede oy alabiliyor. Çünkü Aralarına hiçbir zaman bir perde koyamıyorlar. Aralarını ayıramıyorlar. Ama samimi sadakatli Kürt kökenli vatandaşlarım da bunlara karşı bütün bu olanlara rağmen mücadelesini veriyor. Bütün vatandaşlarım emin olsunlar ki
Türkiye bu musibeti bertaraf edecektir. Türkiye Eski karanlık günlere dönmeden demokrasi hukuk ve meşruiyet zemininden geriye doğru tek bir adım atmadan kandan beslenen bu cinayet şebekesini bu milletin yakasından düşürecektir. Yeter ki millet olarak moral ve maneviyatımızı en üst düzeyde tutmaya kardeşliğimizi yaşatmaya özenle devam edelim. Yeter ki büyük fotoğraf içinde bu cinayet örgütü eliyle Türkiye'yi durdurmak isteyen şer şebekelerine karşı millet olarak uyanık olalım" şeklinde konuştu.
Kaynak:

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.