12 Eylül Darbesinin Yıldönümü

12 Eylül Darbesinin Yıldönümü
CHP Mersin İl Başkanı Yılmaz Şanlı, 12 Eylül Askeri Darbesi'nin izlerinin hala silinemediğini belirterek, darbecileri yargılayacağını söyleyerek 1 yıl önce halktan yetki alan AK Parti Hükümeti'nin halkı kandırdığını öne sürdü.

CHP Mersin İl Başkanı Yılmaz Şanlı, 12 Eylül Askeri Darbesi'nin izlerinin hala silinemediğini belirterek, darbecileri yargılayacağını söyleyerek 1 yıl önce halktan yetki alan AK Parti Hükümeti'nin halkı kandırdığını öne sürdü.

12 Eylül Darbesi'nin 31. yıldönümünde il binasında, il yöneticileri ile birlikte açıklama yapan CHP İl Başkanı Şanlı, darbe sürecinde en büyük zararı demokrasi ve Atatürkçü düşüncenin aldığını kaydetti. 12 Eylül 1980'de Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan darbe sonrası siyasi partilerin feshedildiğini, liderlerinin gözaltına alındığını ve yargılandığını anlatan Şanlı, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu gibi çok sayıda sivil toplum örgütü, meslek odası ve sendikanın kapatıldığını ifade etti.

Darbeyle birlikte 800 bin civarında insanın gözaltına alındığının altını çizen Şanlı, darbecilerin 250 bin civarında devrimci, demokrat, aydın ve yurtseveri tutuklayarak, işkencelerden geçirdiğini ileri sürdü. Bu yapılanlar ile toplumda bir baskı ve korku düzeni oluşturulduğuna işaret eden Şanlı, "Bugün de ülkemizde var olan baskı ve korkunun bir an önce sona ermesi ve demokrasimizin tüm kurum ve kuralları ile işlemesi en büyük dileğimizdir" dedi.

Bugünün aynı zamanda 12 Eylül Askeri Darbesi'nin izlerini silmek ve darbecilerden hesap sormak için yapılan anayasa değişikliklerinin halk oylamasına sunulmasının da birinci yıldönümü olduğuna dikkati çeken Şanlı, halka verdiği sözleri bugüne kadar yerine getirmediğini iddia ettiği AK Parti iktidarını eleştirdi.

"AK Parti, hani darbecilerden hesap soracaktı" diyen Şanlı, 12 Eylül 2010'da yapılan Anayasa değişikliği paketinde, AK Parti iktidarının en büyük propagandayı 12 Eylül darbesini yapanların yargılanması üzerine kurduğunu ve Anayasa'nın geçici 15. maddesinin kaldırıldığını, ancak darbecilerin bugüne kadar yargılanmadığını söyledi. Şanlı, "CHP, bir yıl önce Anayasa değişikliği ile AK Parti iktidarının daha çok demokrasi, daha çok özgürlük iddialarının bir yalan olduğunu, AK Parti iktidarının Anayasa

değişikliği ile sadece Anayasa Mahkemesi ve HSYK'yı ele geçirerek yargıyı kendine bağlamak istediğini hep söyledi ve haklı çıktık" diye konuştu.

Halk oylaması ile 26 maddelik Anayasa değişikliği paketinin yüzde 58 oyla kabul edildiğini anımsatan Şanlı, "Anayasa değişikliği ile Anayasa'nın geçici 15. maddesi ile 12 Eylül darbecilerine yargı yolu açılacak, o dönemde darbecilerle birlikte görev yapanlar da yargılanacaktı, ancak hiç birinin kılına bile dokunamadılar, sadece halk oylamasında 12 Eylül mağdurlarından evet oyu alabilmek için onları kandırdılar. CHP, Anayasa değişikliği ile ilgili ne dediyse doğru dedi. 'AK Parti, yargıyı ele geçirmek

için bu değişiklikleri yapıyor dedik', doğru dedik. Diğer maddelere ilişkin düzenlemeler yapılmadı ve bugün ülke gündeminde yine yeni bir Anayasa yapılması var" ifadelerini kullandı.

Şanlı, AK Parti iktidarının, kendi Anayasası yerine tüm toplum kesimlerinin üzerinde uzlaşacağı bir Anayasa yapma niyetinde olması durumunda, CHP'nin, özgürlükçü ve çoğulcu, tüm toplum kesimlerinin üzerinde uzlaşacağı bir Anayasa konusunda her zaman sorumluluğunu yerine getirerek katkı vereceğini de sözlerine ekledi.

"BAŞBAKAN, KİRLİ DUDAK LAFINI AĞZINA ALACAK SON KİŞİDİR"

Açıklamasının ardından bir basın mensubunun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki 'alnından öperim' polemiğini sorması üzerine İl Başkanı Şanlı, 'kirli dudak' lafını ağzına alacak son kişinin Başbakan olduğunu söyledi. Konuyu, Deniz Feneri Davası üzerinden değerlendiren Şanlı, polemiğin nasıl başladığını anımsatarak, "Türkiye Cumhuriyeti, İsrail'e karşı yaptığı bazı yaptırımlarla ilgili dedi ki, 'Doğu Akdeniz'de biz askeri güvenlik seyrüsefer anlamında deniz

güvenliğini Türk Deniz Kuvvetleri kanalıyla sağlayacağız.' Genel Başkanım da 'Bravo, Gazze'ye gidecek yardım gemilerini de Türk donanması, Gazze'ye kadar eğer korursa ben seni alnından öpeceğim' dedi. Keşke Sayın Başbakan çıkıp, 'Sayın Kılıçdaroğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri Gazze'ye kadar gemileri koordineli şekilde koruyarak gidecek ama senin alnımdan öpmene ihtiyacım yok' deseydi. Kirli dudak, kirli alın lafını ağzına alacak son kişidir Sayın Başbakan" dedi.

CHP'nin, Deniz Feneri ile ilgili süreci başından sonuna kadar takip ettiğine işaret eden Yılmaz Şanlı, sözlerini şöyle bitirdi: "Deniz Feneri'nin ucu kime dokunuyor, hangi partiye dokunuyor, hangi kişilere dokunuyor? Bu konuyla ilgili Sayın Başbakan önce Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Deniz Feneri ile ilgili sorularına cevap versin. Henüz o sorulara bir tek cevap vermemiştir. Yargı ele geçirilmiş, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Deniz Feneri'nin üç savcısını görevden alarak soruşturmanın AK Parti'ye,

Başbakana, Başbakan yandaşlarına uzamasını engellemiştir. Sorun, Başbakanın alnının ne kadar temiz olup olmadığının kamuoyunca tartışılmasıdır."

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.