Mehmet Dobaoğlu

Mehmet Dobaoğlu

GEN TEKNOLOJİSİNDE GELİNEN NOKTA ve ŞÜPHELER

Albert Einstein, "Evrende en büyük ziyan, sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyindir”

Önceki günkü yazımızda gen teknolojisinde gelinen noktayı aktarmış hem Türk hem de yabancı bilim insanlarının açıklamalarından yola çıkarak genlerin kesildiğini, yerine yeni genler yerleştirildiğini klonlanabildiğini belirtmiştik.  Bu arada bunu da MRN aşıları üzerinden gerçekleştirildiğini vurgulamıştık. İşte bundan dolayı da bazı vatandaşlarımız aşılara sorguluyor ve şüphe ile yaklaşanlara ise ‘aşı karşıtı’ dendiğini belirtmiştik. Nitekim Dr. Fatih Erbakan, çarşamba günü bir basın toplantısı yaparak, bu şüphe ve çekincelere sebep olan delillerini kamuoyu ile paylaştı. Ancak neredeyse hiçbir televizyon kanalı o haberi vermedi. İşte bu durum bile insanın şüphelerinde haklı olabileceğini göstermesi açısından önemlidir diye düşünüyorum. Çünkü tefekkür ediyorum ve ‘ya varsa’, yani bu ruhsatı alınmamış sıvıların içinde genetiğimi değiştirecek bir madde varsa diye sorguluyorum…

Şimdi şu habere bir kulak verelim. Hani şu WMAT-2 GENİ vardı ya, işte onunla ilgili düşündürücü bir haberi paylaşmak istedim: Haberin başlığı şöyle: “Bu virüsle Allah inancını yok edecekler!”

Hadi canım demeyin.

Haber şöyle başlıyor: “Pentagon, insanlarda ‘Tanrı geni’ diye de adlandırılan VMAT2 genini yok etmek için çalışma başlattı. ABD bununla Tanrı geninin beyindeki bazı molekülleri kontrol ederek, genlerimize işlemiş olan inanç duyusunu yok etmeyi hedefliyor! (Not: Bu haber 14.06.2011 tarihinde KEMAL ÖZER / TIMETURK internet sitesinde yayınlanmış.)

Habere kaldığı yerden devam ediyorum: “Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı Pentagon’un korkunç bir proje üzerinde çalıştığı gösteriyor. İddiaya göre Pentagon insanlardaki Allah’a inanmayı sağlayan ve ‘Tanrı geni’ diye de adlandırılan VMAT2 genini yok etmek için çalışma başlattı ortaya çıktı. Savunma Bakanlığı Pentagon yetkililerine göre planı şöyle işleyecek. Laboratuvarda geliştirilen bulaşıcı bir grip virüsü insanların toplu yaşadığı mekânlarda yayılacak. Virüs yaygınlaştırılınca bu virüsü engellemek bahanesiyle ‘funvax-fundamentalists vaccine’ yani ‘köktenci aşı’ denilen bir aşı ile kullanılacak. Bunun içinde kuş gribi ve domuz gribi virüslerinde olduğu gibi Dünya Sağlık Örgütü gibi küresel organizasyonlar devreye girecek. (Bu haber zihninizde birşeyler oluşturmadı mı?)

ROCKEFELLER VAKFI’NIN RAPORU

Haber şöyle devam ediyor: “Rockefeller ailesine ait Rockefeller Foundation (Rockefeller Vakfı)’nın 1 Haziran 2010’da yayınladığı rapor “Geleceğe dair uluslararası kalkınma ve teknoloji senaryoları” (Scenarios for the Future of Technology and International Development) raporda benzer bir plandan söz edilmişti.

Raporun sunum kısmını kaleme alan Rockefeller Vakfı’nın başkanı Judith Rodin, dünya H1N1 virüsünden daha tehlikeli bir virüs ile karşı karşıya olduğunu iddia edip “Alınan hiçbir tedbirin bu virüsün yayılmasını engelleyemez” diyor.

Rockefeller Vakfı’nın başkanı Judith Rodin korku senaryosunu ve kirli planı “Daha şimdiden dünya nüfusunun beşte biri, bu virüsü kapmış. Kısa bir süre sekiz milyondan fazla insan bu virüs yüzünden ölecek” şeklinde özetliyor.

Rackefeller Vakfı’nda söz edilen virüsle bu aynı virüs mü bilinmiyor ancak belgelere göre insanlarını virüsü engellemek bahanesiyle herkese zorla aşılanacak. Bu sayede de Allah’a inanmayı sağlayan VMAT2 genin DNA’sı değiştirilecek.” (dün yazmıştım, bu deney Afganistan’da yapıldı kaynak, https://www.timeturk.com/tr/2011/06/14/bu-virusle-allah-inancini-yok-edecekler.html )

ARAŞTIRMAM DEVAM ETTİ

Neyse bu konuda Hamza Yardımcıoğlu ile Araştırmacı Mehmet Ali Bulut TV5’de Gizli Dosyalar programında bu konuyu işlediler. Kendim programı dinledim ve sizler için çözdüm. Yani notlar aldım. Tanrı Geni ile ilgili çalışmaların CIA tarafından sızdırıldığını, deneylerin Afganistan’da yapıldığını ve başarılı olunduğunu. Çalışmaların iki gurup üzerinde yapıldığını 1. Gurubun dindar, diğer gurubun dindar olmayan insanlar şeklinde ayrıldığını söylediler. Mehmet Ali Bulut bunları yapanların ilahlık iddiasında olduğunun altını çizerek, insanı değiştireceklerini gösteren şeytanilerin, şeytan ile birlikte insan genlerini değiştirerek insanı da şeytanlaştırmak istediklerini söyledi.  Şunu söylemek istiyorum, aşıya karşı mesafeli duranlar var, kendilerince haklılar. Yapılması gereken tek şey, bu iki kesimi bir televizyon programında bir araya gelip, tereddüt ve çekinceleri bilimsel olarak ortadan kaldırmaktan geçer, iddialar küçümsenecek şeyler değil…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar