Gül Ayşe Yetmez

Gül Ayşe Yetmez

Canım Acıyor

Önce böyle değildi. Şimdi gelin görsem ağlıyorum, okula yeni başlayan görsem ağlıyorum, askere gönderdiklerimize, çeyizini serdiklerimize, okumaya saldıklarımıza. Çocuğum sayesinde.

Bazı geceler hiç sebepsiz uyanırım. Kalkıp yan odada uyuyan kızıma bakarım. Eğer ateşi yoksa üstü açılmıştır.

Onun yüzüne baktım mı  aslında ne söylemek istediğini anlarım. Her duamda Allahıma şükrederim. İyi ki doğurmuşum der, şimarta sıkıştıra severim. Öperim öperim doyamam. Şimdi kendi başına yapıyor ama benim yaptığım dönemlerde tırnağını az derin kessem benim içim acırdı.

Saçlarını tararken, elbisesini ütülerken kokusunu içime çekerim. Doyamam.

Allahımın en büyük ödülüdür. Bir bedene benim genlerim geçmiş. Uzaktan bakarım, hayatımın anlamına. Tüm geleceğimi ona göre planlarım. Kızım okulunu bitirsin, başarılı bir meslek erbabı olsun, evlendireyim. Torunlarım olsun mesela. Babası ile oturur onun geleceğini konuşuruz. Onun bize kattıklarını. O geldiğinde bir aile olduğumuzu.

Gerçek ve karşılıksız sevgiyi öğretmiştir bana, ana olmanın hiçbir şeye değişilmeyeceğini.

Birkaç saat önce onun en sevdiği yemeği yaparken mutfağımda ve aşağıdan gelen çocuk sesleri arasında onun mutlu sesini ara sıra duyarken çaldı telefonum.

Numara bildik ama birden çıkaramadım.

İyi akşamlar efendim.

Ben emniyet müdürlüğü özel kalemden arıyorum.

Bugün Bitlis’te yaşanan polis okulu baskınında bir şehit verdik, yarın Afşin’in ……….. Köyünde………….

18 yaşında. Canım yavrum. Anası ne yapıyordur şimdi.

Ağlayamıyorsunuz. Çünkü anlayamıyorsunuz.

Gel garip anam. O çocuğun hangi sancılardan sonra ne umutlarla geldiğini ben bilirim. Sevmeye kıyamadığın çocuğuna doyamadığın çocuğuna şimdi şehit diyorlar.

Aç kalsam, susuz kalsam, kolumu koparsalar yarın öleceğimi bilsem evladıma gelen zerre zarar kadar acıtmazken canımı, ben yaşarken onu kaybetmek ne demek. Bir de bunun sebebini anlayamıyorsam.

Olay ne, kimin oyunu bana ne. Ben anayım. Çözün bu işi. Ama öyle en güzel kıyılarda rakı içerek değil, %50 oy aldık diye değil, demokrasi istiyoruz, kafatası istiyoruz diye değil. Anaları duyarak.

Hiç kimsenin anası ağlamasın. Zaten evladını kaybetti diye ağlayanlar yaşayamaz ki.

30.000 şehit. Artık yaşarmış gibi yapan belki de kaderdir deyip kendini avutan anaları. Çocuklarını evlendiremeyecekler, bayramlarda torunlarını ziyaretlerine getiren babaları olmayacak.

Siz hiç mezarlığı ziyaretiniz sırasında soğuk mermeri seven anne gördünüz mü? Mermer soğuk, gözler donuk, eller hasret, yürek artık yürek mi bilinmez.

Allahım beni affet. Senin takdirinden sual olmaz. Amma verdiğin aklı kullanamayan erk annelerin canını yakıyor.

Muhtemelen o cenaze törenine katılamam. İsterim o ananın elini tutayım. İsterim acısına ortak olmak. Veremem cevabını 18 yaşındaki evladından ne istediklerinin. Bilemem daha kaç annenin canının yanacağını, yaşarken öleceğini.

Önceki ve Sonraki Yazılar